H A N İ,
Tarih : 2011.04.24  06:11:51

Daha yıl geçmedi, daha tam olarak anlamadık. Ama yapılan hatalar, çark edilen sözlerle anlaşılıyor ki çok da konuşulacak. Neden mi?

Yüksek Seçim Kurulu (Y.S.K.)  bağımsız adayların adaylıklarını iptal etti. Güneydoğu ve mega kentler karıştı. Kamu zararı şöyle dursun can kaybı da yaşandı. Sonuç; Çark edildi. Özür, diplomatik deyimle düzeltildi. Tekrar adaylıklar biri hariç kesinleşti. Ama neden?

Peki kabul edilecekti neden bu kadar şamata. Yada adaylığı hukuk dışıydı da hanımefendi ceza evinden düğünle bayramla çıkarken hukuk nerdeydi. Hani yasalar değişti? Hani anayasa oylaması ile HSYK daha aktif ve daha verimli olacaktı. Çark etmeyle mi? Yoksa taş atan çocukları uyarmaya çalışan Cumhuriyetimiz Bekçilerinden Polisimizi tokatlamak için mi çıkarıldı? Öncülük edip Türk Bayrağının yakılmasına seyirci kalmak için mi? Ortalığı savaş alanına çevirirken utanmadan tehditler savurarak mı? Sahi dertleri ne?

Bir türlü anlamadım, hak hak diyen insanlar neyin hakkının peşindeler. İstanbul’da rezidansta basın toplantısıyla ne hakkı aranıyor. Yada ne alınacak. İstediğin gibi konuşacaksın, özgür iradenle istediğin yere gidecek, istediğin şeyi satın alacaksın, istediğin gibi yaşayacaksın. Başka ne hakkı anlamak istiyorum. Yoksa dün verilmeyen vergilere devam mı, alınamayan elektrik ve su paraları alınmasın mı? Yoksa, hiçbir işi olmayan milletvekili adaylarının bir ırkın can damarına tüneyip içten içe kan emmek için yapılan ve üç beş çapulcu yandaş edinip, kimini tehditle, kimini sağdan soldan gasp edilen paralardan sus payı diye verilerek taraftar edinmekle mi ? Fotoğrafa doğru yerden bakılmalı. Birilerinin hakkını arayan insan toplumun hakkını yiyorsa burada bir yanlışlık var. Ya hak araması, yada hak ararken kendine yontması.

Sahi, dün ve hala bugün de devam eden terör olayları mimarı İmralı Canısı Lakaplı Örgüt Lideri zata sayın diyen, her defasında görüşüp direktiflerle gelen insan, seçildiğinde o kutsiyeti yüksek Millet Meclisinde nasıl yemin edecek veya yemin ederken kime edecek. Öldürülen örgüt mensuplarına gösterdikleri iltifatları, neden şehitlere ve şehit ailelerine göstermemekteler.

Acaba, bu komplo senaryolarının bir basamağımıydı?

Birde isminin başında akademik unvanları olan kişiler yok mu? O ünvanlar alınırken belli konu üzerine  alınmakta ama bazı kişiler her şeyde ehil. Dış politikadan ekonomiye, savaş alanından terör uzmanlığına, insan psikolojisinden gazeteciliğe kadar. Basınımızda bu konuda harikalar yaratmakta. Çünkü sansasyon peşindeler. Haber değeri taşıyan haberler yok.

Yukarıda kendi kendine gelen soruların cevabı ise, acı acı feryat edenlerin sahte yüzlerini görememekten gelmekte. Tek dert menfaat, tek dert toprağına toprak sevetine servet eklemek. Aksi olsa, sahip oldukları köylerini asıl sahipleri marabalara adil dağıtır onlarında mutlu olmasını sağlamak olur...

Ağa olan ağadan şikeyetçi. Sahi ?

 

Önemli bir konuyu geçmeden, o şanlı bayrağımızı direğinden indirip yakan, yakılmasına seyirci kalan zatı muhteremler, unutmayın ki o bayrağın gölgesinde birer birey oldunuz. Bayrak seninde sembolundur. Kıymetini bil, asla ihaneti unutmaz. Çünkü rengi şehit kanından gelmekte…

943 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları