Beytullah Yılmaz
Erdoğan doğru söylüyor
Tarih : 2010.04.12  22:02:51
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan köşe yazarlarından bir dönem mağdur
olmuştu. Siyasetin içinde bir insan olarak. Ben de Sayın Erdoğana
ister istemez hak vermeye başladım. Bende malum insanlar gibi köşe
yazarlarını ister ulusal, isterse yerel olsun bilgili ve araştırmacı
bir yazı kaleme aldıklarını düşünüyordum. Ama bir siyasi oluşumun
içindeyim. Bu oluşuma öyle yazılar yazıyorlar ki, ve bana bu T.C
Başbakanı mağdur olmuş dedirtiyorlar.

Her gün köşe yazılmaz dedi başbakan, yerden göğe kadar haklı, köşe
yazmak için, veya köşe yazmış olmak için köşe yazısı yazarsanız
çuvallarsanız. Ters köşe olusunuz. Bu gün TDH hakkında yüzlerce
yazılmış köşe yazısı var. Bu düzmece yazıları okudukça hem sinir
oluyorum. Hemde kendi kendime illaki köşe birilerine sataşmak için
yazılmaz demek geliyor içimden, usta köşe yazarları da mutlaka var,
hem yerelde hem de ulusalda. köşe yazarlarına şunları söyleyeyim de
TDH ile ilgili bunları da yazıverin. Hadi bakalım görelim kalemin usta
tutuş şeklini.

Bu gün Türkiye'nin Recep Tayyip Erdoğandan sonraki başbakanı Sayın
Sarıgül dür. Türk halkının içine giren, halkçı olabilecek tek lider o
dur. Mutlaka sayın başbakanımız yorulmuştur. Bu yorgunluğu hissediyor
Tüm Türkiyemiz ama muhalefetin sayın başbakandan mührü almaya haceti
yok, muhalefet sayın başbakanın gündemini bile takip etmekte
zorlanıyor kalsın ki mührü Ak Partiden alsın.

TDH öyle geliyor ki , bırakın rüzgar estirmeyi, fırtına estire estire
geliyor. Bu gün o kadar gündeme getirmeme rağmen, hiç bir köşe yazarı
helal olsun TDH ye demedi. Peki bu helallik ödülü nerde hak ediyor
TDH. Ön seçim diyor. Bu gün seçimle gelen seçimle gidecek, il başkanı,
ilçe başkanı, genel başkan, milletvekillerini o siyasi partiye üye
olanlar seçecek diyor. Dünyanın neresinde, dünyanın hangi ülkesinde bu
kadar demokratik bir siyaset var. Ankara'daki siyaset baronları
kurmuşlar bir sistem yıllardır Türk Halkını oyalıyorlar. Siyaset
yaptığını zanneden siyaset baronları, birde ağalık sistemi kurmuşlar.
Siyaset yapmak isteyen yeni simalara ne diyorlar biliyor musunuz? Öp
bakalım ağanın elini, peki bu ağalar kimler?, delege ağaları. Yani bu
ağalar Türkiye'nin yıllardır eskitemediği ihtiyar siyasetçilerini
bizlerin başına maraz etmiş olan ağalar. Bu sistem değişmediği sürece
Türk Siyasetinin önü hiçbir zaman açılmayacaktır. İşte bu ihtiyar
siyasetçiler delege ağalarının lüks lokantalarda yemek yedikten sonra,
yarınki yapılacak kongrede seçilecek olan başkanı şampanya patlatarak
veya şerbet içerek kutluyorlar. Peki bunları da yazamaya cesaret
edebilirmisiniz? Tabi ki edemezsiniz. Çünkü bu yazıları yazmak yürek
ister, çünkü siz bu yazıları yazarsanız Türkeye'mizin önünü açarız
diye korkarsınız. Siz sadece birkaç kişiden duyma lafları, süslü
cümleler ile süsleyip temcit pilavı gibi halkın önüne sürmek ile
meşgülsünüz.

Sarıgül, siyaset devrim yaptı , devrim, bu gün Sarıgül'ün yapmış
olduğu siyaseti bırakın Türk siyaseti Tüm Avrupa örnek almalı,
önümüzde milletvekili seçimleri var, burada bir karşılaştırma yapın
sayın köşe yazarları, bizim milletvekillerimiz Ankara'daki siyaset
baronlarının seçtiği milletvekilleri olmayacak, bizim
milletvekillerimiz genel başkan ve saz arkadaşlarının onayladığı
milletvekilleri olmayacak. Bizim millet vekillerimiz bu gün halkın ta
kendisi , halkın bağrından kopmuş vatan evlatları olacak. İşte bu
vatan evlatlarına Türk Haklıda göğsünü gere gere oy verecektir.

Şu ön seçim olayını da bir açalım, Biz bir kere üyelik meselesini çok
kolaylaştırdık. Bizim partimize üye olmak isteyenler ilde de olabilir,
ilçede de olabilir, genel merkezde de olabilir, internet ve posta
yoluyla da üye olabilir. Bizim partimizde TC. yasalarına göre Üye
olmasında bir mahsur görülmeyen hiçbir kimseye engel yok. Biz
buralarda ön seçim yapabilmek için en az %2.5 kayıtlı seçmenin üye
olarak kaydedilmiş olması şartı koyduk. Şayet bu olmadığı takdirde de
adaylar tarafından ortak şirketler aracılığıyla anket yapılacak ve ona
göre üyeler belirlenecek. Şimdi hal böyle olunca diyelim ki l milyon
seçmenli ya da 500.000 seçmenli bir yerleşkede ön seçim yapabilmek
için 12.500 üye olmak zorundadır. Şimdi açık konuşmak gerekiyor:
Türkiye gibi bir yerde 12500 seçmenin oyunu alabilecek insana da izin
vermek gerekiyor. Biz öncelikle şöyle düşündük, kötü niyetli olan adam
kendisini, sülalesini, amcasını üye olarak kaydeder ve bunların
haricindeki insanların önünü keser endişesiyle biz bunu il ve ilçe
başkanının inisiyatifinden çıkardık. Üye olmak isteyen insanların
önünde bir engel bırakmadık. Bu tonajda da tekeli kaldırdık ortadan.
Bu halkta, gücü olanların seçimi kazanacağı anlamına gelir. Yani siz 5
üye yaptıysanız sizin karşınızdakiler 15 üye yaptıysa seçim onundur.
Çünkü zaten demokrasinin tanımı da budur. Yani irade tecellisidir.
İrade tecellisi de ne kadar çok sayıda üye veya halkın desteğini ve
oyunu almışsa irade tecellisi bir o kadar yerini bulur. "Hakimiyet
kayıtsız şartsız milletindir." İfadesiyle de denkleşiyor bu düşünce.
Kötü niyetlilere ışığı realize ederek engel olduk biz. Küçülterek
polisiye tedbirler alarak değil. Burada daha fazla üye yapılabilmesi
ve bu yerlerde de ön seçim olabilmesi için en az %51 'inin sandık
başına gelebilmesini sağlamak gerekiyor ki yapay ve şişirme üye
olmasın.

İşte şu an Türk Siyasetine Damga vuran , damga vuran diyorum. Bu
Türkiye'de hiçbir siyasi partide yok, nerede var sadece TDH de var,
köşe yazarları illaki hergün köşe yazacağım diyorsa, hergün bu devrim
niteliğinde olan , siyasette ezberleri bozan, siyaset baronlarının
korkusu olan, halkın gerçek gücünün ortaya çıkış timsali olan TDH NİN
ÖN SEÇİMİni de bir güzel anlatıversin Türk Halkına görelim cesur
yüreklerin , cesur kalemlerini.
1239 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları