23 Haziran 2018 Cumartesi

Zina Suç Değil mi?

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com









Merhaba Sevgili okuyucular

 

Normal şartlarda bu köşede hafta bir yazarken bu gün ekstra yazmak zorunda kaldım. Zira

gündem o kadar yoğun ki, insan takip etmekten zorlanıyor. Gündemin en önemli maddeleri Sayın

Başbakan tarafından oluşturularak kamuoyuna servis ediliyor. Bazı medya grupları da olayı biraz

allayıp pullayıp okuyucuların takdirlerine sununca durum hâşâ ya ayet gibi ya da hadis gibi geliyor

insanlara.

Hatırlayacaksınız bu hükümet geçtiğimiz yıllarda zinayı suç olmaktan çıkardı ve şikâyete bağladı.

Yani zina, tarafların istekleriyle yapılmış, alan razı veren razıysa mesele yok. Buraya kadar

anladık da Sayın Başbakanın Kızılcahamam’da öğrenci ev ve yurtlarıyla ilgili beyanları, adeta bu

ne perhiz bu lahana turşusu cinsinden. Kız ve erkek öğrencilerin bir arada kalmalarının

muhafazakâr ve demokrat yapılarına ters düştüğünü ve buna gerekirse müdahale edileceğini

beyan etti.

Madem bu durum muhafazakâr yapınıza uymuyor da zina muhafazakâr yapınıza uyuyor mu?

Evli bir kadınla evli bir erkek gönül rızasıyla zina yapacak ama suç olmayacak. Suç olması için

taraflardan birinin şikâyette bulunup bulunmadığına bakılacak. Hal böyle olunca bu durum, zina

olmaktan çıkar tecavüz olur ki bu da kanunlarımızda zaten suç olarak tarif edilmiştir.

Sevgili okuyucular

Şayet bizi takip ediyorsanız niyetimizin iktidara karşı gelmek olmadığını, doğrularına doğru,

eğrilerine de eğri dediğimizi hatırlayacaksınız.

Bu bağlamda mevcut hükümetin iş ve eylemlerindeki tavrının Sayın Süleyman Demirel’in ‘’Dün

Dündür Bu gün Bu Gündür’’ vecizesine harfiyen uyduğunu da göreceksiniz. Lakin geçmiş o kadar

güzel kamufle ediliyor ki insanlarımızın da zihinleri bulanıyor. Zira olaylar insanların şuur altına

yerleşmeden bir başka gündem konusu ortaya atılarak zihin bulanıklığı oluşturuluyor ve olaylar bir

birinin içinde kaybolup gidiyor.

Devlet nişanları ve verilme usullerini yeniden düzenleyen, 2933 sayılı Madalya ve Nişanlar

Kanunu’nun 13. Maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 28 Ekim 2013’te kararlaştırılan yönetmelik,

Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı.

Devlet Nişanı’ndan, “Kompozisyon yüzü kabartma olup diğer yüzü T.C. Devlet Nişanı yazısı ile

değerlendirilir” ifadeleri çıkarıldı. Devlet Nişanı’nın yeni kompozisyonunda ön yüzünde bulunan

Atatürk siluetine de yer verilmedi.

Böyle TC ibaresi ile Atatürk adının Millet hafızasında silinmesine resmen başlanmış oldu. Burada

anlaşılması zor olan durum şu:

Mevcut iktidar ve avaneleri her fırsatta Osmanlı’nın torunu olduklarını, Osmanlı’yı yeniden

kuracaklarını hayal edip bu geçmişlerine sahip çıkarken, acaba Cumhuriyet Dönemini yok mu

sayıyorlar?. Yok saymıyorlarsa Fatih’e, Kanuni’ye Yavuz’a sahip çıktıkları kadar Atatürk ve Silah

Arkadaşlarına neden sahip çıkmıyorlar doğrusu insan anlamaktan zorlanıyor.

Malum, TC, Türkiye Cumhuriyeti anlamına geliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı bu insanları

acaba neden rahatsız ediyor.

Sevgili okuyucular

Yukarıda da ifade ettiğim gibi, olaylar hızlı ve bir birine paralel şekilde gelişiyor. Yine bir

yazımızda, Osmanlı İmparatorluğu’nda da TÜRK kelimesinin yasak olduğunu, Arap’ın Arap’ım,

Acem’in Acem’im, Ermeni’nin Ermeni’yim, Yahudi’nin Yahudi’yim dediği halde Türklerin, ya

Müslümanım ya da Osmanlıyım demek zorunda olduğunu yazmıştım. Üzülerek ifade etmek

zorundayım ki, Tarih Tekerrürden İbaret sözüne nazire olarak yine aynı durumdayız.

Bu durumun, Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihe gömülmesine neden olduğunu yazmaya dahi

gerek yoktur.

Günümüzde yine Türk kelimesi, Türkiye Cumhuriyeti ibaresi adeta hafızalardan silinmeye

çalışılıyor.

Bunu yapanlar, ülkemizdeki diğer etnik grupları incitmemek adına yapıyorlarsa bilmeliler ki,

burada kurucu kültür Türk Kültürü, Üst kimlik de Türk kimliğidir. Alt kimlik üst kimlik nedir

denilemez. Bakın dünyaya her yerde bu böyledir. Amerika’da üst kimlik Anglosakson,

Yunanistan’da Grek, Rusya’da Slav vs. değil midir* Buna kimse itiraz edebiliyor mu ya da bunu

kimse değiştirmeye cesaret edebiliyor mu?


Bir milletin kimliği ile kişiliği ile, dini ile, dili ile, müfredatı ile bu kadar oynanırsa sonuç fecaat olur

ve olmaktadır.

Unutmayın beyler: Cenabı Allah bu Milleti, İslam’ın son savunucusu olarak yaratmıştır. Bu Milleti

yok etmeye çalışanları, değil kalbinde zerre kadar imanı, hâşâ peygamber dahi olsa affetmez.

Zira bu Milletin bedduası ve laneti onların üzerinde olacaktır.

Belki bu dünyada çeşitli şekillerde milleti kandırarak oy’unu alabilirler ama bunun yanında

veballerini de alıyorlar bunu da bilmeliler.

Sonuç itibariyle, camilerimizde her Cuma hutbelerinin sonunda varlığımıza, birliğimize, dirliğimize

zeval vermemesi için Allah’a dua ediyoruz ama Allah’ta insanlara akıl vermiş ama bu akıllar i

insanlarımızın mideleri ile gönülleri arasına sıkışıp kalmış gibi.


Sayın Yavuz Donat beyi hepiniz bilirsiniz;

Sayın Donat, 1970 li yıllar ile 1980 li yıllarda Tercüman Gazetesinde yanlış hatırlamıyorsam

‘’Vitrin’’ diye bir köşede yazardı.

Zamanın hükümeti bir karar almıştı: ‘’Bundan böyle kürtaj Devlet eliyle yapılacak’’ diye. Sayın

Donat’ın o günkü yazısını hiç unutmadım. Diyordu ki Sayın Donat: Bundan böyle kürtaj Devlet

eliyle yapılacakmış. Hey gidi gözünü sevdiğimin devleti hey. Elini atmadığın yer bir orası kalmıştı
 


06 Kasım 2013 Çarşamba 15:41
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

Eniştenize kapıyı kapatma zamanı geldi

Partisinin Siirt mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan "16 yıl önce enişteye bir kapı

İYİ parti parlamenter sistemde kararlı

İYİ Parti'den öğlen saatlerinde Millet İttifakı tarafından yayınlanan ortak deklarasyona düzeltme geldi.

Türkiye'de yargının geldiği son durum bu

Türkiye 24 Haziran erken seçimlerine doğru giderken muhalefet adaylarının üzerinde buluştuğu neredeyse tek vaat

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL