TSK Mehmetçik Vakfı

21 Ekim 2018 Pazar

Yarın! Geç Olabilir

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

Yaşadık gördük!...

Yıllar yılı vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla yola çıkan, her seferinde ufak tefek sıyrıklarla atlatılan ve yola devam edebilecek türde kazalar olsa bile hiç kimse bu kadarını tahmin edememiş veya etmemişti.

Her seferinde hamasi nutuklar!... ‘’Dökülen Kanlar Yerde Kalmayacak’’, ‘’Akıttıkları Kanda Boğulacaklar’’, ‘’Bir gün hesap verecekler’’ ve… ‘’Terörle Hiçbir Yere Varılmaz’’ diyenler!...

Hamasi nutuk atarak günü kurtaranlar!...

Hesabı sorulacak diyenler!...

Evet, sonuç alındı, alınıyor ve alacaklar!

Şimdi size sesleniyorum: Acaba PKK ‘yı kendi haline bıraksa idik bu kadar yol alabilir miydi?

Bu kadar mesafe almasında milletin katkısı nedir?

Bu sonu tahmin edebiliyor muydunuz?

Saygıdeğer Okuyucular

Kendi fikrimizi hiç kimsenin fikrinden üstün görmedik, hepimiz Allah’ın kulu olmamız nedeniyle kendimizi hâşâ hiç kimseden asla üstün görmedik, değiliz de… Lakin bazı konularda basiret, öngörü çok önemlidir. Hele konu devlet adamlılığı olursa çok daha önemlidir. Zira bir adım atmadan, arkasında gelecek adımı ve doğuracağı sonuçları hesap etmek çok önemli ve zorundasınız.

Yaşımız elli küsuru geçti. Bu dönemde İtalya’da Temiz Elleri, Rusya’da Glasnost politikasının uygulandığı günleri yaşadık ve gördük. Görünen o ki, hiçbir operasyon kendi halkına yönelik değil, kendi halkının içinde ve kendisinden olmayan muhtemel yabancı ırklara karşı yapılmış bir operasyondu.

Peki, başarısız mı oldular?

Buna hayır demek pek akıl kârı değil.

Görünen sonuçları itibariyle, her ne kadar Rusya bölünmüş parçalanmış olsa da ABD’nin karşısındaki en büyük güç…

İtalya derseniz süper gücün en büyük adaylarından değil midir? Ya da en azından AB içerisinden bir güç değil midir?

Öte yandan, gelelim Türkiye’ye…

Güya, o zamanın Sovyetler Birliği dağılmış, Türk Cumhuriyetleri bağımsızlığını ilan etmiş, Türkiye’yi abi devlet olarak görmüş, ona sırtını dayamış ve asır Türk asrı olmuştu!...

Olabilirdi!...

Olabilirdi lakin bu süreci yönetecek Atatürk gibi bir lider lazımdı.

Maalesef bu süreç aleyhimize işledi.

Hiç kimse bizi abi olarak görmedi, görenler de hayal kırıklığına uğradı.

Zira dünya hep uzun vadeli planlar yaptığından, bizi onlardan hep ayrı ve uzakta tuttu.

Bu bir yana, kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan başımızı kaşımaya zaman kalmadı.

Şimdi başımızın en büyük belası olan PKK ve ona umut bağlayan (!) Kürtler başta olmak üzere, iç ve dış bedhahlar, onlara destek veren çevre komşularımızın yanında bölgede çıkarı olan devletler, her zaman olduğu gibi Türk düşmanlığı yapmış ve başarılı da olmuşlardır. İşin en hazin ve acı tarafı o ki, bu ihaneti de kendi elimizle bize yaptırdılar.

Bir zamanlar kendini allemi cihan zannedenler, her istediğini kayıtsız şartsız yaptıranlar, o gün milliyet düşmanı ümmetçilerdi, devir tersine döndü milliyetçi oldular. Oldular da bu milliyetçilik de geç kaldıkları için atı alan Üsküdar’ı geçti. Hemen her yazımızda yeri gelir ve söyleriz, deriz ki; solcularla işbirliğim hiç olmadı lakin doğru bir sözleri vardı ‘’ Susma!... Sustukça sıra sana da gelecek’’ İşte o gün, bu gündür.

Makam uğruna, günlük çıkarı uğruna, anlık çıkarı uğruna ya da sadece kendi ailesi çıkarı uğruna susanlar, bu gün hesap verme durumuna gelmişlerdir. Yarın da aynısı olacak, bu gün susanlar, yarın hesap verecekler ama zaman geçmiş olacak. Ahlar vahlar para etmeyecek, son pişmanlığın da faydası olmayacaktır.

Ey Türk Milleti!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanın bozulmuş olması nedeniyle ondan o güç yok artık. Geriye sadece aklını kullanmak, haksızlıklara… Yolsuzluklara… Hırsızlara ve hırsızlıklara… Kanun tanımaz, hukuk bilmezlere… Ben böyle istiyorum diyenlere… Seni böyle itibarsızlaştırıp, kişiliksizleştirenlere… Kim, hangi fikir ve partiden olursa olsun seni sömürenlere… Hamasi nutuklarla seni kandıranlara… Kendi çıkarı uğruna çocuklarının ve dolaysıyla çocuklarımızın yarınlarını satanlara yol verme, verirsen bu gününü de arasın, son pişmanlık fayda etmez.

Bir konuşmada MHP milletvekili; bir vesileyle PKK nın paçavra bayrağına, paçavra dedi ve HDP milletvekili sen o bayrağa paçavra diyemesin diye haykırdı, hiç kimsenin sesi dahi çıkmadı.

Hangi zamandayız?...

Hangi ülkede yaşıyoruz?...

Korkumuz nedir canımız mı, malımız mı, bu dünyadaki yaşantımız mı, çocuklarımız mı?

Diyelim ki bunlar… Boyun eğmeye değer mi?

Belki bu yolda şerefiniz, haysiyetiniz ve gerekirse namusunuz ayaklar altında alınabilir…

Yiğitlik: Bunları göze alabilmektir.

Siz bilmeyebilirsiniz ama!...

Vatanın birliği ve bölünmezliği!...

Dil’in birliği!...

Bayrağın tekliği!...

Ve dini uğruna can verip, hem kendi hayatını gençlik çağında harcayan, çocukları yetim kalan, dul kalan eşleri tek geçim derdi nedeniyle mecburen başkalarıyla evlenmek zorunda kalan, çocukları yetimhanelere alınmayan, ya köylüsü ya akrabaları tarafından büyütülen ama asla vatan haini olmayan arkadaşlarımız vardı.

Ruhları şâd olsun, Allah onlara rahmet eylesin.

Onlar kadar yok muyuz? Bana sorarsan yokuz ve olamayız.

O beş bini aşkın vatan sevdalısı genç, otuz bini aşkın Mehmetçik, yüz binleri aşkın gözü yaşlı analar, babalar, bacılar, abiler ve kardeşler!...

Bunlar ne diye öldü?...

Bunlar ne diye öldü?...

Ne olur bir kere düşünün!...

Oy verdiğiniz parti ak olabilir, kara olabilir, mor olabilir veya başka bir renkte olabilir. Lakin ‘’ORTAK PAYDA’’ denilen, herkesin ortak malı olan ve sahip çıkmak zorunda olduğu değerler yekûnu var. Sadece ona sahip çıkın.

Yarın geç olabilir!...

Sonra pişman olabilirsiniz….


26 Şubat 2015 Perşembe 13:16
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL