23 Haziran 2018 Cumartesi

Teknolojinin Faydaları

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com












Saygıdeğer Dostlar

Şu sosyal medya dediğimiz teknolojinin bu güne değin ulaştığı son nokta gerçekten de mükemmel ötesi bir şey. İnanıyorum ki Sayın Süleyman Demirel’in ülkemizi yönettiği kırk yılda bu teknolojiye sahip olsaydık sanırım Süleyman Demirel bir kırk yıl daha ülkeyi yönetirdi.

Bizim anlamak istemediğimiz bazı noktalar var. Şöyle ki, Teknolojik gelişmeler, teknolojiyi icat eden ülkeyi değil bütün dünyayı etkilemektedir ve dolaysıyla ülkeler istese de istemese de bundan etkilenmiş olmaları nedeniyle bazı gelişmelere ayak uydurmak zorundadır.

Mesela cep telefonu… Kullanmayan bir ülke var mı? Sanırım cevabınız ‘’Yok’’ olacaktır. Uçak kullanmayan bir ülke var mı? Sanırım cevabınız yine aynı olacaktır. Bu nedenledir ki, Adalet Partisi, Demokrat Partiden, Anavatan Partisi, Adalet Partisinden, Ak Parti de Anavatan Partisinden daha şanslıydı. Zira teknoloji denilen gelişmişliğin ölçüsü bir öncekine göre artarak devam etti.

Sayın Süleyman Demirel, barajlar kralı, Sayın Özal da otoyollar kralı olarak anılmaktadırlar. Kaldı ki Sayın Demirel, bu ülkede çakıl taşı dahi satmadan, öz kaynaklarla bunları başarırken, özelleştirme Özal ile başlamış ve AK Parti döneminde zirveye ulaşmıştır. Bu dönemde özelleştirme yapılırken, devletin elinde olup ve kurulması bir daha mümkün görünmeyen devasa kuruluşlar da adeta beleşe gitti.

Öte yandan dış borç yüzde üç yüz, ithalatta yüzde beş yüzler civarında artmıştır. İhracattaki artış ise bunların yanında çok küçük oranlarda kalmıştır ve cari açığın ana kaynağı da budur.

Bununla birlikte AK Parti döneminde belediyeler, yol, köprü, kaldırım, inşaat sektörüne ağırlık vermiş ve getirisi olmayan yatırımlara yönelmişlerdir. İnşaat sektörü ise aldı başını gidiyor. İnşallah ABD deki gibi bir yerde patlamaz. Bunun tecrübesini iki binli yıllarda araç ithalatında yaşadık. Daha önceki yıllardan da yaşadık. Özal’ın meşhur 24 Nisan kararları da bir diğer örnek.

Yani ülkemizde suni bir refah var-dı. İki bin onlu yıllarda ise Arap Baharı ve Ortadoğu’daki gelişimler ülkemize de sıçramış, hükümet çareyi bölücülerle pazarlıkta bulmuştur. Bu noktadan sonra yazımızın başına dönecek olursak;

Her ne kadar görsel ve yazılı basın korkusundan yazamasa bile doğu ve güneydoğumuzdaki gelişmelere ilişkin görüntüler sosyal medyada yer almakta ve asker ve polisimiz çaresiz bir durumdadır. Öyle ki, yayınlanan bir kasette ‘’Montaj olması mümkün değil’’ Van, Muş, Diyarbakır ver Bingöl gibi bazı illerimizde Mehmetçiğin ve polisin yüzüne karşı küfür edildiği ve tehdit edildiği ‘’Bas Git gibi’’ halde silahlı kuvvetler sadece izlemekle yetiniyorlar. Çok acı bir durum.

Gayet tabidir ki bunu herkes biliyor ve görüyor. Ancak yayın yasağı ve korkular nedeniyle kimse sesini çıkartamıyor ve diyor ki, Genel Kurmay Başkanını hapislerde süründüren bu iktidar bizlere neler yapmaz. Bu endişeyi taşırken merhum Erbakan’ın ifadesiyle ‘’KERHEN’’ destek veriyor. Neden derseniz, her bayramda nevale yardımı, çocuk yardımı, kömür parası, yeşil kart vs. uzatılabilir. İşte bu nedenle de kerhen destek veriyor.

Ayrıca AKP, teknolojiyi de kullanarak, yaptığı en ufak şeylerin reklamını yaparken, haklarındaki en ufak bir olumsuzluğu ise kimse deşifre etmeye cesaret edemiyor. Deşifre olanlara da sahip çıkılınca her şey sonuçsuz kalıyor.

Saygı Değer Dostlar

Ben inanıyorum ki bu ülkede yapılan yolsuzluk ve hırsızlıklar kimsenin umurunda değil. Zira az veya çok her dönemde bunlar oldu. Gerçi bu dönemde tarihin zirvesine çıkmış olsa da önemli değil. Önemli olan, barış ve açılım adı altında ülkemizin parçalanma noktasına gelmiş olması ve de silahlı kuvvetlerimizin bu durumu çaresiz izlemesi.

Ve yine düne kadar sınırımızda olanların bu gün sınırlarımız dâhilinde olması ve milyonlarca göçmenin yükünü bizim insanımızın çekmesi. Bunun insanlıkla, Türklükle, İslamiyet’le falan alakası da yok. Öyle olsaydı dünyada tek Müslüman ülke biz miydik ki bu yükleri hep biz taşıyoruz. Nerede petrol zengini kukla Müslüman ülkeler.

Siz bir yandan Esat’tan kurtulalım diye bunca yüke katlanırken, öte yandan bir başka Müslüman ülke sizin karşınızda yer alıyor, açık tavır koymayanlar da sizin aleyhinizde. Suriye’den ülkemize göç eden milyonların geçimi bizim sırtımızda.

Hükümet günü kurtarmak için sürekli vergi affı çıkarsa da müracaat edenlerin yüzde onu ancak ödeyebiliyor. Asgari ücret artışı, memur zamlarının aylık 28 lira olması bir yana, ellerindekiler de alınıyor.

Günden güne batıyoruz. Bu paranoya değil, bu bir tahmin değil ve bu bir varsayım da değil. Bir memur beş yıl önceki maaşından daha düşük maaş alıyor. İnanmayan varsa gitsin SGK da çalışan bir memurun bordrolarını karşılaştırsın. İkramiyeleri kaldırıldı, döner sermayeleri kaldırıldı ve daha bir çok hakları ellerinden alındı. Layık olduğumuz şekilde yönetiliyoruz.


08 Aralık 2014 Pazartesi 11:58
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

Eniştenize kapıyı kapatma zamanı geldi

Partisinin Siirt mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan "16 yıl önce enişteye bir kapı

İYİ parti parlamenter sistemde kararlı

İYİ Parti'den öğlen saatlerinde Millet İttifakı tarafından yayınlanan ortak deklarasyona düzeltme geldi.

Türkiye'de yargının geldiği son durum bu

Türkiye 24 Haziran erken seçimlerine doğru giderken muhalefet adaylarının üzerinde buluştuğu neredeyse tek vaat

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL