26 Mayıs 2019 Pazar

Siyasette Think Tank

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

 

 

 

 

 

 

 


Saygıdeğer Dostlar

 


Ülkemizde Atatürk ve İsmet İnönü’den sonra siyaset, inceliklerinden uzak, manevra kabiliyeti

oldukça dar, kısır bir döngü içerisinde yürütülmekteydi. Onun içindir ki, hala bazı büyüklerimiz

incelik içeren bazı konularda verilen kararlarhakkında karar vericiyi İnönü siyaseti yapmakla

ödüllendirirler veya yererler.


Gayet tabidir ki, bir işle meşgul olanlar veya siyasetle meşgul olanlar verecekleri kararlarda

kendileri veya partileri hakkında faydalı olabilecek değişik yollara başvurabilirler. Bir başka

ifadeyle, olayın gerçek yüzü ile zahiri yüzü farklı olabilir. İşte ince siyaset burada başlar.


Bu konuda Sayın Başbakanı takdir etmemek haksızlık olur. Zira Sayın Başbakan Hizmet Hareketi

ile adeta sanki muhalefet partisi gibi amansız bir mücadelenin içine girmesinde bence ince siyaset

yatmaktadır.


Belki kendisin de ifade ettiği, ‘’cemaat bizde ne istedi de vermedik’’ gibi açıklamalarından,

cemaatin bitmez tükenmez arzuları olsa da Sayın Başbakanın cemaati düşman ilan etmesi için

yeterli sebep değildir. Değildir çünkü cemaat, AKP nin iktidara gelmesindeki destekleri bir yana,

Anayasa değişikliği konusunda da bütün maddi ve manevi güçlerini esirgememişlerdir.


Kaldı ki Sayın Başbakan, ahde vefa gösteren bir yapıya sahip. Geçmişte birlikte olduğu hiçbir

arkadaşına karşı vefasız davranmamıştır. Bu durum, Belediye Başkanlığı döneminden bu güne

kadar süregelmiştir. Parlamento ve KabinedeSayın Başbakanın belediyedeki ekibine bir göz

atmak yeterlidir.


Madem durum böyle Sayın Başbakan cemaati neden hedef tahtasına koydu? Şimdi herkes bu

sorunun açık cevabını arıyor.


Kanımızca cemaat, Sayın Başbakanın da ifade ettiği gibi, hükümet üzerindeki baskılarını artırdı.

Olmayacak taleplerde bulundu ve kendilerine daha fazla ayrıcalık tanınmasını istedi. Sayın

Başbakan bu durumu hep vesayet olarak algıladı ve bu vesayetten kurtulmak istiyordu ki, bu

durum kişiliği ile de bağdaşmıyordu bu bir.


İkincisi, cemaatin kendilerine verdiği desteğin karşılığını ödediklerini düşünüyordu. Bu bağlamda

ABD nin bizzat yaptıramadığını cemaat, (Fettullah Gülen) vasıtasıyla yaptırmak istiyordu.

Başbakan buna da karşı çıkıyordu iki.


Üçüncüsü ve en önemlisi:


Açık yüreklilikle ifade etmek gerekir ki, Sayın Başbakan Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde üç defa üst

üste oyunu artırarak iktidar olmak suretiyle ayrı bir yer edinmiştir. Bu değişmez gerçektir. Ayrıca

yerel yönetimlerdeki başarısı ise ayrı bir konu.


AKP nin karşısındaki muhalefet ise AKP ile aynı sıklette değil. İşte püf noktası… AKP muhalefet

ile aynı sıklette olmadığı için kendisine aynı sıklette bir rakip buldu o da cemaat…


Öyle tahmin ediyorum ki Sayın Başbakan, cemaatin almış oldukları oylardaki cemaatin katkısının

ne olduğunu araştırdıve bu katkının yüzde bir veya yüzde iki civarında olduğunu gördü. Bu riski

göze alarak cemaati kendisine rakip seçti.


Böylelikle hem kendi gücünü görecek ve hem de cemaatin gücünü görecekti. İşte yazımızın

başlığındaki sır da buradagizlidir. AKP nin de Think Tank kuruluşları var ve bu senaryo yazıldı,

rollar iyi oynandı, süreç pekala idare edildi ve lehe gelişmeler oldu.


Hem de öyle gelişmeler oldu ki, cemaate rağmen AKP yerel seçimlerde oylarını yükselterek

çıkmayı başardı. Ne kasetler ne de bilgi ya da belgeler sürece ters yönde etki edemedi. AKP ye

inan grup her şeyi sineye çekerek adetacemaat düşmanı oldu.


İşte bu nedenledir ki AKP, kendisine güçlü bir rakip buldu, bu güçlü rakiple mücadele etti ve

seçimlerde zaferle çıktı.


Şayet AKP, sadece muhalefeti rakip seçseydi bu kadar başarı elde etmesi asla mümkün olmazdı.

 


 


05 Mayıs 2014 Pazartesi 14:02
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Askerlik Kanunu’ndan ‘kadrolaşma’ çıktı

Milli Savunma Komisyonu’nda kabul edilen Askerlik Kanunu düzenlemesine tepki gösteren CHP, ‘12 ay askerlik

Varlık Fonu hesap veremiyor

Meclis, geçen yılın ekim ayında bitirmesi gereken Varlık Fonu’nun denetimini hâlâ yapamadı. Yapılması

Cahil kazdığı kuyuda boğuldu

İBB'nin seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu, TV5 yayınında Yıldıray Oğur ile Medya Analiz programında

DSP'de çöküş hızla sürüyor

Ekrem İmamoğlu’na destek verilmediği için önemli isimlerin istifa ettiği Demokratik Sol Parti’de yeni bir

Talimat yok. Hanımla konuştum diyeceksin!

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim çalışmalarına da 31 Mart'ta olduğu gibi

İmamoğlu’nun hakkı hukuksuz bir şekilde elinden alındı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek düzenlediği basın toplantısında YSK'nın İstanbul seçimi ile

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL