23 Haziran 2018 Cumartesi

Seçim Vaadleri

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

Yaşı yarım asrı devirmiş ve otuzu aşkın sene oy kullanmış birisi olarak, her seçim döneminde partiler arası vaat yarışını gördük. Hatta bazı seçimlerde A partisinin liderinin B partisi size ne vaat ediyorsa ben iki katını vereceğim dediğine de şahit olduk. O dönemlerde milletin ve Cumhuriyetin kazanımlarından hiç birisine dokunmadan bazı vaatler yerine getirildi, bazıları için de ‘’Dün, dündür bu gün, bugündür’’ , ‘’Yollar yürümekle aşınmaz’’ denildiğini de sanırım bizim yaşlardaki herkes hatırlıyordur.

Ak Parti döneminde seksen milyar dolara yakın özelleştirme ( Ki, bunların içinde belki de mevcut ekonomiyle kurulması mümkün olmayan, Pet-Kim, Tüpraş, Erdemir, Petrol Ofisi, Türk Telekom gibi dev kuruluşlar var) yapıldı ve dış borçta yine yaklaşık üç katına çıktı. Cari açık ise bir türlü kapatılamadığı gibi her geçen gün de makas açılmaktadır. Çalışanların durumunu ise anlatmaya gerek dahi yoktur. Asgari ücret ile bordrolunun aldığı maaşlara bakıldığında durum gayet açık olarak ortadadır. Dış borcun yaklaşık üç katına çıkması ve seksen milyar dolara yakın özelleştirme sonucunda sadece yirmi yedi milyar dolar IMF ye olan borç ödenmiş olmasına rağmen başkaca somut bir yatırım yoktur.

666 sayılı KHK ile getirilen ‘’Eşit işe, eşit ücret’’ unvanlı memurlarda az ücret alan, çok ücret alana denkleştirilirken, unvansız memurlarda ise çok (!) maaş alan, az maaş alana eşitlendi. Mesela adliyelerde görev yapan icra memurlarına, icra müdürü unvanı verilerek ücretleri artırılırken, SGK Kurumunda aynı işi yapan ve yetkileri onlardan daha fazla olanlara icra memuru denilmek suretiyle daha az ücret ödendiği veya maliye memurlarına B sınıfı gelir uzmanı denildiği gibi.

Hâl böyleyken, bundan on beş yıl önceki nüfus oranına göre sigortalı çalışan sayısı, bu günkü nüfus oranına göre düşmüş, açılan işyerleri ile kapanan işyerleri ve şirketler arasındaki fark açılmış, özelleştirilen kuruluşlardan hiç birine benzer bir kuruluş kurulamamış ve hatta zarar ediyor gerekçesiyle satılan kuruluşlar kâra geçmiştir.

Öte yandan, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının ise kırılma noktasında olmasına rağmen, zamanında yabancıların almış olduğu ve değeri yüz milyar dolarla ifade edilen blok alımlar nedeniyle ayakta durabilmektedir. Eğer ki bunu alabilecek müşteri bulsalar hemen satacaklar, borsa bir anda çökecek ve ekonomi allak pullak olacaktır.

Yıllardır ülke vaatlerle yönetildi. Bu vaatlerin hiç biri ekonomiye katma değer sağlayan vaatler değil, durağan vaatlerdi. Bunların içerisinde sadece MARMARAY var. Diğerleri ise kaldırım taşlarını söküp yerine yenilerini takmaktan ibarettir. Otoyollar ise kanunları gereği 30 KM den fazla ise konsorsiyum tarafından yapılması gerekirken, hukukumuzdaki açıklar kullanılarak konsorsiyum kapsamında çıkarılmış ve 30 KM olarak şirketlere yaptırılmakta ve yapılanlar da en fazla bir kışa dayanabilmektedir.

Asıl konumuza dönecek olursak, 7 Haziran seçimleri öncesinde ana muhalefet partisi lideri, iktidar olursak emeklilere yılda iki ikramiye vereceğiz dedi ve kıyametler koptu. İktidar kanadı hemen parayı nereden bulacaksınız diye sordu. Bir taraftan da geçici kapsamdaki işçileri almış oldukları maaşın iki katı ücretle kadroya alacaklarını seçim vaadi olarak açıkladı. Peki, siz parayı nereden bulacaksınız? Anlaşılan o ki, önemli olan gerçekleşmesi değil, halka sunabileceğiniz bir vaadiniz olsun.

Değerli okuyucular

Bu satırların yazarı olarak, Ak Partiyle Kara partiyle alıp veremediğimiz yok. Ancak, bilinen ya da halk tarafından bilinmeyen gerçekleri de yazmak durumundayız.

Ülkemizdeki yazılı ve görsel basında sanki dört dörtlük bir ücret alıp yaşıyoruz, sanki ülkemizde hiçbir olumsuzluk yok, sanki doğu illerimize devlet hakim, teröristler cirit atmıyor, sanki anaların gözyaşlarını akıtan bu millet, sanki teröre diz çöken bu millet değilmiş gibi bir hava estiriliyor. Son zamanlarda ne Kahramanmaraş’ın kahramanlığından, ne Gaziantep’in gaziliğinden ve bu unvanları alışındaki ruhtan bahsedebiliyoruz. Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi herkes mensup olduğu milleti ile övünürken, Türk olanlar Türk olduğunu bile söyleyemiyor. Hemen ya ırkçı ya da paralelci, Ne Mutlu Türküm Diyene dediğinizde ise aşırı ırkçılık ve milliyetçilik, başkaları yaptığında ise insan hakları oluyor! Ve bir de ayaklar altına alınan milliyetçiliğe bir bakar mısınız: Türk milliyetçiliğinden başka ayaklar altına alınan milliyetçilik var mıdır? Mademki gerçek bunlar, o halde seçim konuşmaları yaparken Türk milliyetçiliğine sarılmak niye?

Ayrıca, bu Milletin yüzde bilmem kaçı aptal diyenleri yıllarca linç ederken, bu Milletin gözünün içine bakarak aldatmak siyaset gereği mi ya da her sabah ayet sallamak bu işin doğasında mı var?

On beş yıla yakın, bu yollarda beraber yürünen insanlara bir anda FTÖ demek ve bir yandan elebaşlarıyla pazarlık yaparken, öte yandan terör örgütü demek, en azından samimiyetsizlik değil midir? Gerçekten de bu Millet bunu ayıramayacak kadar aptal mı?

Her ne kadar makamında, adeta Kandil’deymiş gibi savcının katledildiği, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün silahla basıldığı terör olaylarının yayınlanmaması ve ülke gündeminde düşürülmesi, doğudaki il merkezlerinde görev yapan polis teşkilatının devlete karşı yapılan gösterilere müdahil olmamaları için araç ve gereçleriyle ilçelere dağıtılmasının Türk halkından gizlenmesi adına, hükümetçe konulan yayın yasakları ve dağdaki teröristlerin şehre inmesi, yoksa olanları gözden kaçırmak mıdır?

Birçok yazımızdan da belirtmiş olduğumuz üzre, kanımız, canımız pahasına alınan ve atalarımızdan emanet bu ülke, günlük ve dünyalık çıkarlar uğruna, üç beş oy uğruna feda edilemez.

Bu nedenle, iktidar olmak için milletin değerleriyle mücadele etmeden vaat yapılır ve ilkeli siyaset yapılırsa herkesin hayrına olur umudunu taşıyorum.

Yazımızın sonuç bölümünde BDDK nın istifa eden bir önceki başkanı, sevgili dostum Sayın Mukim ÖZTEKİN’in genç yaşında vefatı nedeniyle duyduğum üzüntüyü sizlerle paylaşırken, kendisine rahmet, yakınlarına da sabırlar diliyor, yerine gelen Gürünlü hemşerime de başarılar diliyorum.


05 Mayıs 2015 Salı 13:33
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

Eniştenize kapıyı kapatma zamanı geldi

Partisinin Siirt mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan "16 yıl önce enişteye bir kapı

İYİ parti parlamenter sistemde kararlı

İYİ Parti'den öğlen saatlerinde Millet İttifakı tarafından yayınlanan ortak deklarasyona düzeltme geldi.

Türkiye'de yargının geldiği son durum bu

Türkiye 24 Haziran erken seçimlerine doğru giderken muhalefet adaylarının üzerinde buluştuğu neredeyse tek vaat

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL