TSK Mehmetçik Vakfı

21 Ekim 2018 Pazar

Saplantılarımız

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

 

 










Saygıdeğer Dostlar

Her insanın saplantıları, ne Dinimizde ne Kitabımız Kur’an da ne de sahih sünnetlerde olmayan batıl inançları vardır. Bu saplantıları ve batıl inançları belli noktaya kadar tahammül edilebilir olsa da iş çığırında çıktığında hakikaten adeta işkence oluyor.

Hele de bazen öyle saplantılara şahit oluyoruz ki akıllara zarar. İnsanların kendilerine göre doğru kabul ettikleri, ancak bu doğrularının akılla uyuşmadığı görüldüğü halde o saplantının yanlış olduğunu kabul ettirmek mümkün değil. Bir şeyi ya da bir sözü doğru kabul edebilmesi için illa kendi düşüncelerine hizmet eden biri tarafından söylenmiş veya yapılmış olması gerekiyor. Zira bir doğru söz, yanlış birisi tarafından söylenmiş ise onun o kişilerce doğru olarak kabulü mümkün değil.

Bakınız, Aziz Nesin’in Türk Milleti hakkında söylemiş olduğu ve Milletimizin de büyük tepki gösterdiği bir söz vardı. O söz nedeniyle kâfir ilan edildi. Gerçi bildiğim kadarıyla Aziz Nesin ateist birisiydi din düşmanı ilan edilmesi, onun inançlarında her hangi bir yer edinmedi. Sadece Türk Milletinin hafızasında yer edindi. Milletin haklı tepkisini de normal karşılamak lazım.

Gelelim işin bir başka boyutuna… Malumunuz mevcut iktidarda uzun süre Avrupa’dan sorumlu Devlet bakanı olarak görev yapan bir bakanımızın Aziz Nesin’in malum sözünden daha beter ve hem de çok daha beter söylediği bir söze nedense yukarıda bahsettiğim insan grubuna dâhil olanlardan en ufak bir tepki gelmedi. Ne demişti Sayın Bakan Bey ‘’ Bu Bakara güzel makara, her hafta bir ayet sallıyorum’’ değil mi? Müslüman geçinen kim buna itiraz etti, kim buna hiç olmazsa manevi bir ceza verip buuz etti? Etmediyse neden etmedi? Haaa onun sözleri montajdır öyle mi? Aziz Nesin’in ki zinhar olamaz

Buradan şu sonuç çıkmıyor mu? O bizimki, bizimle aynı yolda, bizim partiden, söylüyorsa bir bildiği var. Ama Aziz Nesin bizim adamımız değil, bizimle aynı yolda ve partiden değil o söylerse suç. Birisi cihanşümul Dinimize hakaret etmiş bu normalmiş, biri bu milletin yüzde bilmem kaçı aptal demiş katli vaciptir.

Sayın Bakan Beyin güzel makara dediği Bakara suresinde de buna benzer ifadelerin bulunduğu ve Peygamber Efendimizin (SAV) de ‘’Layık Olduğunuz Şekilde Yönetilirsiniz’’ ifadeleriyle netleştirdiği Hadisi Şerifi görmemezlikten gelmek de Müslümanlığa sığmaz. Her ne kadar bu tipler kendilerini Müslümanlığın hâşâ temsilcisi olarak, kendilerinden farklı düşünenleri kâfir kabul etseler de bunlar ne gönüllere, ne Kitaba ve ne de değer olarak saydığımız hiçbir kavramın içine sığmaz. Samimi Müslüman dik olur, cesur olur, menfaatçi olmaz, rüzgâra göre yön değiştirmez.

Aziz Nesin’in avukatı değilim, savunmuyorum da. Söylemiş olduğu sözlerden Müslümanları kastettiğini de sanmıyorum. Zira bu insanların yüzde altmışı aptal derken, yüzde doksan dokuzu Müslüman olan Türkiye’yi kastetmemiştir. Müslümanları kast etseydi yüzde doksan dokuzu aptal derdi. O halde biri Ülkenin yüzde altmışıyla alay etti biri yüzde doksan dokuzuyla alay etti bunu da görmemezlikten gelmeyelim.

Saygıdeğer Dostlar

Her insanın bir siyasi düşüncesi vardır ve bu düşüncesi kendine ve kendi etrafındaki insanlara göre doğru, olmayanlara göre de yanlış olabilir. Bundan daha doğal hiçbir şey olamaz. Birinin sevdiğini diğeri de sevecek diye, birinin oy verdiği partiye diğeri de oy verecek diye bir kural yoktur. Ancak herkesin ama herkesin siyasileri veya siyasi partileri eleştirme hakkı vardır.

Bu haklar, millet iradesiyle iktidara gelenleri tanımama gibi bir hak vermez. Kaldı ki ben AKP taraftarı değilim oy da vermedim ama Sayın Başbakanı tebrik etmek hem insani ve hem de vicdani görevimizdir. Zira düşünlerini, eylemlerini, tarzını beğenmesek de kabul etmek durumundayız ki tek başına bir mücadele vermiş ve o mücadelenin galibi olarak boy göstermektedir ve bu onun en doğal hakkıdır.

Çocukluğumuzda bize Cenabı Allah: ‘’Ben gavura mal vermem ama emeğine acıyorum’’ diyor derlerdi. Demek ki çalışan kazanıyor. Nasıl takdir etmeyelim. Etmezsek millet iradesine nankörlük olur.

Saygıdeğer Dostlar

Yeniden konumuza dönecek olursak, insanların özellikle de Müslümanların dürüst olması, düşünce ve davranışlarında samimi olması gerekiyor. Bizden isen her şey mubah, değil isen haram. Böyle olamaz ve hele Müslüman hiç olamaz.

Bazı dostlarımız bize, masa başında yazmakla olmuyor demişti ve ben de ne yapalım, silah alıp dağa mı çıkalım, kardeşkanı mı dökelim diye sordum ama cevap alamadım.

Değerli Dostlar

Benim bir vatandaş olarak iktidardan tek beklediğim, Ülkenin birlik ve bütünlüğünü teminat altına alması, dünyanın bila istisna her ülkesinde olduğu gibi Ülkenin ve Milletin birliğine ve bütünlüğüne uzatılan dilin kopartılmasıdır.

Biri çıkmış seçimlerden sonra doğu ve güneydoğu da özerlik ilan edeceklerini, öbürü çıkmış önümüzdeki yıl Nevruz Bayramını bebek katiliyle birlikte kutlayacaklarını ve de bunun için hiç kimseden icazet ve izin almalarının söz konusu olmadığını söylüyor ve hiç kimseden ses çıkmıyor. Nerde Aziz Nesin’e düşman olanlar? Aziz Nesin’e gösterdikleri tepkinin kaçta kaçını bunlara gösterebiliyorlar. Efendim bırak konuşsunlar İt Ürür Kervan Yürür deniliyorsa aynı şey Aziz Nesin için de geçerlidir.

Şair ne demiş: ‘’Sahipsiz Vatanın Batması Hak’tır. Sen Sahip Olursan Batmayacaktır’’ vesselam

 

 

 


01 Nisan 2014 Salı 11:40
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL