TSK Mehmetçik Vakfı

22 Ekim 2018 Pazartesi

OZAN ARİF NE DİYOR

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com




 









Saygıdeğer Dostlar

Şu son mahalli seçimler bize gösterdi ki bir konu üzerinde çok fazla durmak ve mevzuunun dillerde tesbih olması halkın üzerinde olumsuz bir etki yaptığı gibi, ayrıca da inatlaşmaya neden oluyor. Bu konuyu ‘’Saplantılarımız’’ başlıklı makalemden sonra bir daha yazılarıma konu yapmama kararı almıştım ama yeniden yazma nedenim, değerli üstadım Sayın Ozan Arif’in kendi sitesinden konuya ilişkin yazmış olduğu ve ‘’

http://www.ozan-arif.net/index.php/arifce/item/4207-düşündükçe-çildirtiyor ‘’ linkinden tek tıklamayla ulaşabileceğiniz yazısını okuduktan sonra mecbur kaldım.

Zira bendeniz, ‘’Saplantılarımız’’ başlıklı makalemde konuyu biraz derinlemesine işlemiş olsam da bazı noktalarda Sayın Ozan Arif üstadım kadar cesurca yazamadığımı da ifade etmezsem, üstadıma haksızlık yapmış olurum.

Yukarıda linki verilen Sayın Ozan Arif üstadımın yazısını okumanızı âcizane tavsiye ederim. Ki, Sayın Ozan Arif, söyleyeceklerini her zaman olduğu gibi çekinmeden ifade etmiş ve söylediklerinden çok haklı.

Saygıdeğer Dostlar

Bir köşe yazarı her hangi bir konuyu işlerken vermiş olduğu örnekler arasında okuyucunun değer yargılarına hitap etmeyen, hoşuna gitmeyecek örnekler olabilir. Zira yazarın kendi değer yargılarına göre doğrudur. Ayrıca çoğu yazılarımızda üstüne basa basa söylediğimiz gibi, doğru, yanlış birisi tarafından söylenmiş olsa bile doğrudur ve bunu kabul etmek durumundayız.

Sayın Ozan Arif’in söz konusu yazısında ve benim de ‘’Saplantılarımız’’ başlıklı yazımda belirtmiş olduğum üzere, kabineden görev yapan bu Milletin Devlet Bakanlarından birisi ‘’ Şu ‘’Bakara’’ iki makara. Salla gitsin’’ tarzındaki ifadesi yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede bir iki cılız sesin dışında gerekli tepkiyi görmedi. Sayın Ozanımızın da belirtmiş olduğu gibi, inançları uğruna günlerce üniversite kapısında yatanlardan hiçbir ses çıkmadığını üzülerek gördük. Hani bunların inanları uğruna verdikleri kutsal savaş, hani bunların dini ve örfi değerleri? Yazık... Şimdi bu gerçekleri yazdığınızda yafta hazır, hemen din düşmanı oluyorsunuz.

Ben şuna inanıyorum ki, bizim ülkemizde ateist olanlar olsa da hiç kimse din düşmanı değildir ve hiçbir ateist inanan birini sırf inancından dolayı geri zekâlılıkla, aptallıkla itham etmez, edemez. Daha önceki yazımızda da belirtik: Aziz Nesin’in avukatlığını yapmıyoruz lakin Aziz Nesin İnanlara aptal demiş olsaydı bu milletin yüzde doksan dokuzu aptal derdi. Niye yüzde altmış demiş?

Öte yandan, Sayın Devlet Bakanımız acaba bu milleti geçin dünyanın yüzde kaçına hakaret etti acaba? Niye bu insanlar bu muhtereme tepki gösteremediler? Yoksa hizmet ettikleri görüşün içerisinde hasbelkader bulunan birisi olması nedeniyle mi?

Türk insanına ikiyüzlülük, riyakârlık hiç yakışmıyor. Türk insanına günlük çıkarlar uğruna temel değerlerinin yıpratılmasına birilerinin gözüne girme pahasına müsamaha göstermesi yakışmıyor. Hele ki bu gerçeği dile getirenlere linç girişiminde bulunmak hiç yakışmıyor.

Saygıdeğer Dostlar

Bizde herkes gibi seçimlerden sonra bol miktarda gazete okuyor, televizyonları izliyoruz. Ufak tefek bazı konular olsa da dikkate değer bulmuyoruz. Lakin Milletin gözünden kaçırılan, yazılı ve görsel basının hemen hemen hiç yer vermediği bir konu var ki, akıllara zarar.

Ne midir: Son yerel seçimlerde İmralı canisinin talimatıyla seçimi referanduma çeviren BDP, "ÖZERKLİK" hazırlıklarına zaman geçirmeden başladı. 10 il, 66 ilçe ve 23 beldede belediye başkanlığını kazanan PKK nın siyasi uzantısı yandaşları gece boyunca 'zafer' çığlıkları attı!

 

Yerel seçimlerde 3'ü büyükşehir olmak üzere 10 il, 66 ilçe ve 23 beldeyi kazanan BDP, yarıştan "en karlı parti" olarak çıkıp, "ÖZERKLİK" hazırlıklarına başladı. Genel seçim havasında geçen 30 Mart yerel seçiminin tek galibi, Kürt hareketinin "Demokratik Özerklik" talebini "Referandum" niteliğinde onaylattığı BDP nin olduğu vakıa. Bölgede 3'ü büyükşehir olmak üzere 10 il, 66 ilçe ve 23 beldeyi kazanarak istediğini almış olmanın sarhoşluğu içerisindeydi. AKP, tüm yolsuzluk ve rüşvet skandallarına rağmen oy oranını artırıp, CHP ve MHP de istediği patlamayı yapamayınca, iş "Özerklik" ilanına kaldı. PKK elebaşı Sabri Ok, Diyarbakır, Van, Mardin ve Şanlıurfa'yı alırlarsa "kanton" kuracaklarını açıklamıştı. Ayrıca BDP eşbaşkanlarından Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak da seçimlerden önceki birçok konuşmalarında bunu dile getirmişti.

 

Öte yandan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 30 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarını yorumlarken, "Sonuçlar gösterdi ki Türkiye'de çok keskin bir kamplaşma var. Yerel belediyeciliğin tartışılması gereken bir seçim yaşamalıydık" dedi. BDP'nin seçimlerden büyük bir başarı elde ettiğini vurgulayan Demirtaş, şunları söyledi: "Seçim kampanyası süresinde Başbakan ötekileştirici, ayrımcılaştırıcı dil kullanıldı. 'Seçime giriyoruz savaşa girmiyoruz' dedik. BDP olarak yarıştığımız her yerde AKP'yi gerilettik, belediye sayımızı artırdık. Bu sonucu elde etmek kolay değildi, BDP bunu başardı. Genel seçimlerde çok daha büyük bir başarı elde edeceğimizi tahmin ediyoruz. TRT'den ajanslara kadar devlet kurumları sınıfta kalmıştır. AKP'nin oylarını artırması, seçimi kazanması suçlarını, günahlarını temizlemez, suçlamaları ortadan kaldırmaz. 'Halk hırsıza sahip çıkar' diye bir şey yok, hırsızlığın hesabı sorulacaktır, bunu da seçmen de istiyor. Seçim sonuçlarından sonra çözüm sürecini pozitif ilerlemesi AKP'nin atacağı pratik adımlara bağlıdır. Koşullar çözüm sürecini ilerletmek için uygun tabii şu anda. Partimiz yakında toplanıp olağanüstü bir kongre kararı alınacak." Diye konuştu.

 

İşte budur.

Saygıdeğer Dostlar

Bu ülkede Ali başbakan olsa ne olur, Veli Başbakan olsa ne olur? Kimin olduğu umurumuzda bile değil ama bunları görmemezlikten gelmek, yarınlarımız açısından çok büyük tehlike oluşturacak olup, vebalini ödememiz de mümkün olmayacak.

Bunun için merhum Sayın Rauf Denktaş’ın anılarını okuyarak, babası merhum Raif Denktaş’a, Şerif Hüseyin’in halkına ihanetinden dolayı nedametlerini bilmemiz yeterli olacaktır. Zira Filistin halkı hâlâ bu ihanetin bedelini ödemektedir.

Son Satır: Yazımızın konusu Sayın Bakan mektubunda demiş ki, ‘’Biz ancak Rabbimize hesap veririz demiş. Bu Sayın Bakan, Bu Bakara güzel makara… Salla gitsin diyen bakan… Acaba Rabbi kim?’’

 


04 Nisan 2014 Cuma 09:09
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Uzan AKP İzmir Belediye Başkan adayı mı?

Yurtdışındaki iş adamı Cem Uzan'ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a "hizmete hazırım" çağrısı yapması

Profesör olmak için Şırnak’a geliyorlar

Şırnak Üniversitesi İşletme Bölümü’nde görevlendirilmek üzere,‘Siyasal Bilimler alanında doçentliğini

Hükümet medyasından Akit'e FETÖ'cü suçlaması

Merkez Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Karslı, dün akşam Akit TV'de Başka Açıdan isimli programa

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL