TSK Mehmetçik Vakfı

16 Ağustos 2018 Perşembe

Nefsin Perdeleri

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com



















Saygıdeğer Dostlar

Konu ile ilgili hemen her yazımızda ifade etmiş olduğumuz veçhile, dini konularda vaaz veya fetva verecek kadar bilgiye asla sahip olmadığımızı belirtmek isterim. Ancak, benzer bir konuda yazmış olduğumuz makale, yanılmıyorsam Ankara Üniversitesi’nden Sayın Prof. Dr. Ziya KORUÇ bey tarafından takdire şayan bulunmuş olması nedeniyle bu beğenide kendimize haklı olarak pay çıkarmıştık. Gayet tabidir ki, fikir beyan ettiğiniz bir konuda o konunun uzmanı tarafından takdir edilmek insanın nefsini okşuyor.

Yazımızın ilk paragrafında ifade ettiğimiz takdir edilmenin cesaretiyle,  aşağıda bahsedeceğimiz ve haddimiz olmayarak, ancak araştırmalarımız neticesinde ulaşabildiğimiz, anladığımızı sandığımız ve anlatabileceğimize inandığımız bazı sahih konulardaki önemli bilgileri siz değerli okuyucularımızla paylaşmanın hazzını yaşarken, bir yandan da gene siz değerli okuyucularımızın takdirini mazhariyet edebilmek için gayret edeceğiz.

Konu, her ne kadar ilahiyatçıların ilgi alanına girse ve biz de ilahiyatçı olmasak da günümüzün teknolojik imkânlarıyla, bilgiye ve belgeye çok daha kolay ulaşmanın avantajını da kullanarak, yazımızın başlığını da taşıyan nefsin perdelerini n açıklamasına geçmeden önce Allah ile kulu arasında perde olmadığını ifade etmek isterim.

Nefsin perdeleri, diğer bir ifadeyle nefs-i mülhime olup, durumu güneş ışığına benzetecek olursak, güneş ışıkları atmosferin bazı katmanlarından geçerek dünyamıza ve dolaysıyla bedenimize ulaşıyorsa Allah ile kulunun arasından da bu minvalde perdeler vardır ve bu kalbin yani nefsin perdeleridir.

Sırasıyla…

1. Nefs-i Emmâre: İnsanı zorla kötülüğe sürükleyen nefistir. insani ruh, hayvani ruhun şehvani arzularına boyun eğerek ona itaat eder, bütün hallerinde ona muvafakat edip hükmü altına girerse, onun bu hâline “nefs-i emmâre”  (Kötülüğü emreden.) denir.

2. Nefs-i Levvâme: İnsani ruh, emmâre iken işlediği günahlardan ve kötülüklerden pişmanlık duyar ve kendisini kınamaya başlarsa, onun bu hâline “nefs-i levvâme” (Çekiştiren, dedikodu yapan. Başa kakan.) denir. 

3. Nefs-i Mülhime: İbadet, zikir ve riyâzetlerin (Nefsi kırma, fâni şeylerden nefsini çekerek, kanaat içinde yaşamak.)  artması, nefisle şiddetli bir mücâdeleye girişilmesi neticesinde kalp üzerindeki perdelerden birisi daha kalkarsa, nefsin üçüncü makamına çıkılmış olur ki, bu makama “nefs-i mülhime”  (Doğruyu, gerçeği ilham eden) denir.  

4. Nefs-i Mutmainne: (Gönlü hoş, içi rahat, emin, şüphesi olmayan) Şirkten, şüpheden, isyan ve hatadan temizlenmiş, Mevla’nın hitabıyla; ıstıraplardan kurtulup huzura kavuşmuş nefis demektir.

5. Nefs-i Râziye: Allah-u Teâlâ’nın bütün imtihan ve iptilalarına sadâkat göstermiş, gelmiş ve gelecek her şeye razı olmuş, bütün gayret ve arzusu Mevla’nın hoşnutluğunu kazanmak olan nefsin haline “Nefs-i Râziye” (Razı olan, rıza gösteren) denir.  


6. Nefs-i Mardiyye: Bu makama yükselen nefisten hazret-i Allah razı olduğu için “Nefs-i Mardiyye” adını almıştır. Razı olunmuş nefis demektir.

7. Nefs-i Sâfiye: Saf, hâlis, temizlenmiş, arınmış anlamında olup, nefsin bu son katıdır. Aslında nefsin bu son katından önceki katlarının açıklamalarını da daha geniş olarak açıklamak isterdik ama bize ayrılan sütunun kapasitesinin buna izin vermeyeceği gibi, bu açıklamaların kitaplar dolusu manaları vardır. Ancak, bu katın nefsin son katı olması bakımından biraz daha geniş olarak anlatılması gerekir diye düşündük.

Bu makamda nefis artık safileşmiş, (Saflaştırılmış) süzülmüş, vücudun en kötü yeri iken en iyi yeri olmuştur. Yine bu makamda salik Hakk’ın elindedir. Hakk’ı bilir ve her şeyini de Hak’tan bilir. Ne kendisini ne de rızkını düşünür. “neme lâzım, o sâhibime aittir.” der. Çünkü o çok iyi bilir ve görür ki Allah-u Teâlâ evin sâhibi, kendisi ise misafirdir.  O’ndan başkasını tanımaz, her şeyini sadece O’ndan ister. Çıkacak ilahi hükme peşin olarak razıdır.

“Meşhud Tevhid” nefsin sâfiye derecesinde tecelli eder.

Hiç olduğu zaman, perdeler aralandığı zaman, O’nu gördüğü zaman, O’ndan başka bir şey görmediği zaman meşhud tevhid tecelli eder.

Onların vasıfları kısaca şöyledir:

a) Onlar Hakk’ın kölesidir. İyi bilirler ki, Mevla dilerse tutar, dilerse atar. Dilerse muhafaza eder, dilerse etmez.
b) Bir damla ilahi rahmete muhtaç olduklarını bilirler.
c) Bildirilmedikçe, bildirilmeyen hiçbir şeyin bilinmeyeceğini bilirler.
d) Mevla dilerse bunları dâire-i saadetine alır ve dâire-i saadetine ancak bunlar alınmışlardır. Bunlar birer hakikat ölçüsüdür, hareketler buradan anlaşılır, herkes nefsinin derecesine göre bu ilmi anlar. Ki, bu vasıflara erişmiş bir nefis artık cennetlik nefistir. Allah-ü Teala bizi de onlar arasına ilhak eylesin.

Saygıdeğer Okuyucular
Yukarıda da belirmiş olduğumuz gibi, yazımızın konusu birkaç sayfalık makale konusu olmayıp, ciltler dolusu kitap konusudur. Ancak bizim burada amacımız, hafızalarımızda kalabilecek kadar küçük dip not mahiyetindedir.                                                                                               

Âlemlerin Efendisi bir hadis-i şerifinde: Ya bilen ol, ya anlatan ya da dinleyen ol dördüncüsü olma helak olursun diye buyurmuşlardır. Biz de bu minvalde bildiklerimizi, bildiğimiz kadarıyla yazmaya çalıştık.
 


21 Eylül 2014 Pazar 17:02
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

CHP'den Başköylü kadınlara destek

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Ölürüz de jeotermal kuyu

Türkiye kendini yiyen ülke haline getirildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal düzenlediği basın toplantısında "Türkiye, kendi kendine yeten 7

MHP aşıya karşı çıkan ailelere hapis istedi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, genişletilmiş

FETÖ gitti İskender Paşa cemaati geldi

Son dönemde FETÖ’nün tasfiye edilmesinin ardından yargıda yeni tarikat ve cemaatlerin yapılandığı

Hiçbirimiz trafik meselesinde efsunlu değiliz

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 2018 Yılı 3.Dönem Mezuniyet Töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

AKP seçmeni de imam hatip karşıtı

Nakil döneminin sonuçları, AKP’nin yüksek oy aldığı illerde de imam hatiplerin tercih edilmediğini ortaya

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL