TSK Mehmetçik Vakfı

16 Ağustos 2018 Perşembe

Ne Zamana Kadar Açılım

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com














Saygıdeğer Dostlar

2000 li yılların başında PKK terör örgütü, Türk Silahlı Kuvvetleri ile baş edilemeyeceğini anlamış ve ‘’ PKK, bundan böyle mücadelesini artık siyasi olarak verecek’’ denilmişti. Bu kararın anlamı şuydu: Biz, Türk Silahlı Kuvvetleri ile baş edemedik ve tükenme noktasına geldik, silah bırakıyoruz ve mücadelemiz siyasi olarak, bir başka ifadeyle BDP üzerinden yapılacak demekti.

Ancak, 2001 seçimlerinden sonra PKK ile mücadelede TSK ya kısıtlamalar getirilmiş, barış, kardeşlik, milli birlik ve beraberlik ve en sonunda da süreç adı altında PKK ile yapılan görüşmeler ve sonuç itibariyle soluğu genişe çıkan terör örgütü, onların dahi hayal etmediği güce erişerek, devlete meydan okuma noktasına gelmiştir.

Zira geçtiğimiz günlerde tanık olduğumuz üzre, PKK ile savaşan subaylar, Ergenekon, Balyoz gibi davalarda sanık olarak yargılandı ve tutuklandılar. Aslında herkes biliyordu ki bu olanlar bir tezgâhın parçalarıydı. Hal böyle olunca da askerin ve polisin morali bozuldu. Bunun sonucunu da maalesef hep birlikte yaşıyoruz. PKK artık Türkiye Cumhuriyetine kafa tutacak noktaya geldi. Üzülerek ifade etmek gerekirse bazı dayatmaları da karşılık buluyor.

Şayet PKK ile mücadele aynı kararlılık ile devam etmiş olsaydı muhtemelen bu gün terör diye bir sorunumuz olmayacaktı. Ne mi olacaktı?

Her ne kadar BDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde on civarında oy almış ise de, parti olarak seçimlere katıldıklarında her zaman yüzde on barajının altında kalmışlardır. Bu nedenle de bağımsız olarak seçimlere katılıp, seçildikten sonra aynı parti çatısı altında grup kurarak, TBMM çatısı altında siyaset yapmaktadırlar. Bu durum değişmeyecekti. Meclis çatısı altında terör propagandası yapanlar da mevcut yasalara göre işleme tabi tutulacaktı.

Ama ne yazık ki, bu gün o yasalardan hiç birisi yürürlükte değil. Tabiri caiz ise herkes at oynatıyor.

Saygıdeğer Dostlar

Dünyanın hiçbir ülkesinde demokrasi, isteyenin istediği gibi at oynatması değildir ve buna asla müsaade etmezler. Demokrasinin en geniş manada uygulandığı ülkelerde bile devlete ve devletin kolluk kuvvetlerine karşı gelenler en şekilde cezalandırılmaktadır.

Ülkemizde ise her tarafı yakan, yıkan, esnafın kepenklerini kapattıran, cam ve çerçevesini indirenler, gözaltına alınıp ertesi gün mahkemelerce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmaktadırlar. Davaların sonucunda mahkûm olanı da görmedik.

Hâlâ günümüz siyasetçileri hamaset yapmaktadır. Süreci provoke ediyorlar, bunlar hain, bunlar paralelci falan gibi laf salatalarıyla günü kurtarmaktadırlar. Hâl böyle olmakla birlikte, kanımız canımız pahasına bu süreç devam edecektir deniliyor. Bu da herkes tarafından ikiyüzlülük olarak algılanmakta ve bu sözlere itibar edilmemektedir.

Görünen o ki, dün Ortadoğu da cereyan eden olaylar, artık ülkemize sıçramış ve önü alınmaz bir noktaya gelmiştir. Bundan böyle terör örgütü nihai emeline ulaşmak için yakalamış olduğu bu fırsatı mutlak surette değerlendirecektir. Zira fiili bir Kürdistan tüm organlarıyla hayata geçmiş durumda.

Bu günkü gazetelere bakma şansınız olduysa doğu ve güneydoğu illerimizde görev yapan silahlı kuvvetler mensubu (Polis dahil) her resmi görevli resmi üniforma ile evine dahi gidip gelemeyecek. Allah aşkına nerede yaşıyoruz, oralar vatan toprağı değil mi? Nereye kadar devlet kendini gizleyecek. Eskide büyüklerimiz bize derlerdi ki, askerin, polisin ve memurun düğmesini koparmanın cezası altı aydan başlar derlerdi. Şimdi bunların kafasını kıran akşam gözaltına alınıp sabah tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılıyor. Dünyanın neresinde böyle bir devlet var. Bu insanlar suçlularla nasıl mücadele edecek söyler misini?

Bu barbarlığı yapanlara bunlar terör örgütü üyesi, bunlar paralelci, şunlardır bunlardır demek milleti aptal yerine koymak demektir. Millet sormuyor ama ben soruyorum: Siz bu terör örgütü ile pazarlık yapmıyor musunuz, bunlarla mücadele edilmeyeceğine dair kanunu siz çıkarmadınız mı, onları bu hale siz getirmediniz mi, emniyet müdürünü öldürenlere ne yaptınız, emniyet müdürünü öldürenler daha dün KCK tutuklusu değil miydi, şimdi tutuklu KCK üyesi var mı ki bunları söylüyorsunuz. Doğrusu ben bu sözleri dinlerken kendimden bu sözlerin hedef kitlesinde ben de varım diye kendimden utanıyorum ve aptal yerine konmayı hazmedemiyorum.

Saygıdeğer Dostlar

Daha önceki yıllarda yazmış olduğumuz yazılarda adeta bu günleri tarif ederek, Ortadoğu’da ki kardeş kavgasının adım adım ülkemize yaklaşmakta olduğunu ve Allah korusun ülkemizde böyle bir durumun meydana gelmesi halinde Türkiye Cumhuriyeti diye bir devletin olmayacağını hep belirtmiştik. Aynı konuya dün Sayın Fatih Altaylı’da değinmiş ve yazısını aynı sonuca bağlamıştı.

Dileğimiz odur ki aklımıza gelen başımıza gelmesin.

 

 


13 Ekim 2014 Pazartesi 12:48
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

CHP'den Başköylü kadınlara destek

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Ölürüz de jeotermal kuyu

Türkiye kendini yiyen ülke haline getirildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal düzenlediği basın toplantısında "Türkiye, kendi kendine yeten 7

MHP aşıya karşı çıkan ailelere hapis istedi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, genişletilmiş

FETÖ gitti İskender Paşa cemaati geldi

Son dönemde FETÖ’nün tasfiye edilmesinin ardından yargıda yeni tarikat ve cemaatlerin yapılandığı

Hiçbirimiz trafik meselesinde efsunlu değiliz

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 2018 Yılı 3.Dönem Mezuniyet Töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

AKP seçmeni de imam hatip karşıtı

Nakil döneminin sonuçları, AKP’nin yüksek oy aldığı illerde de imam hatiplerin tercih edilmediğini ortaya

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL