TSK Mehmetçik Vakfı

16 Ağustos 2018 Perşembe

KARAKUŞİ KADI

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

  











 






Merhaba Saygıdeğer okuyucular
 
Hiç ortaklaşa bir şey aldınız mı ya da ortaklaşa bir iş kurdunuz mu bilmiyorum. Lakin her 

ortaklıkta sessiz ve sükûnetle ayrılmak her zaman mümkün olmuyor. Zira ayrılık çanları

çalmaya başladığı zaman insanın doğası gereği kendi haklılığını ispat etmek için her türlü

yola başvurur.

Demez ki, biz ortağımla şunları yaptık, şu işleri başardık ve başarırken de ne çileler çektik.

        
Ülkenin gündemine bir bakar mısınız? Ortalık adeta toz duman. Nasıl olmasın ki? Daha düne 

kadar cemaat, iktidara elinden gelen her türlü maddi ve manevi desteği vermiş olmasına 

rağmen, cemaatin en büyük gelir kaynağı olan dershanelerin kapatılması için iktidar her yolu 

deniyor. Hal böyle olunca da en büyük gelir kaynağı gözesinde kurutulmaya çalışılıyor. Hem

de uğruna her türlü fedakârlığı yaptığı iktidar tarafından.
 

Daha önceki bazı yazılarımızda yine aynı konuya değinmiştik ve demiştik ki iktidar, Avrupa

Birliği Uyum Yasaları adı altında çıkarmış olduğu kanunlarla askerin sivil otorite üzerindeki

vesayetini önemli ölçüde yok etmiş lakin bu defada malum cemaatin vesayeti altına girmiştir.
 

Ne yazık ki, iddialarımız doğru çıktı. Zira bu konu üzerinde Sayın Başbakan da birçok kere 

önemli ipuçları verdi. Cemaatin dayanılmaz hal alan istekleri artık Sayın Başbakan ile birlikte 

hükümeti de zorlamaya başlamıştı. Sayın Başbakanın siyasi ve uzlaşmacı bir dille birçok

defa cemaati uyarmış olmasına rağmen cemaat, iktidara seçimlerde ve Anayasa

referandumunda vermiş olduğu maddi ve manevi desteğin karşılığını tam olarak aldığını

düşünmüyordu.


 Yıllar önce İlluminati adlı bir kitap okumuştum. O kitap da IMF den istenilen bir kredi 

karşılığında Milli Eğitim Bakanlığı’nda bir makama kendi istedikleri birinin atanmasını 

istiyorlardı. Kitabın yazarı, söz konusu talebe ilişkin belgeyi arşivdeki kayıt numarası ve 

fotokopisini de kitabına eklemişti. O kitap sanırım hala piyasada mevcut. Merak eden varsa

alıp okuyabilir.


Şimdi cemaatin yaptığı bundan farklı bir şey değil. Biz sana her türlü desteği verdik, yapılan

her türlü yolsuzluk, rüşvet vs. her şeye göz yumduk. Siz de bizim isteklerimizi yerine getirmek 

zorundasınız türündeki baskıları iktidar tarafından kabul edilmedi. Yani cemaatin restine,

iktidar da rest ile karşılık verince ipler koptu. Cemaat, blöf yapmadığını ve isteklerinin yerine 

getirilmemesi halinde neler yapabileceklerini göstermiş oldu.



Buraya kadar olayın bir boyutuydu. Gelelim diğer boyutuna. Aslında herkes tarafından iddia 

edilen, ancak hiç kimse tarafından kanıtlanamayan yolsuzluklar, cemaat tarafından 

kanıtlanmıştır. İranlı malum iş adamının kişiye özel vatandaşlık elde etmesinde dönen 

rakamlar gerçekten insanların başını döndürüyor.


Aslında istifa eden bakanlar her ne kadar biz bu işin içinde yoğuz, bize komplo kuruldu

deseler de bilgi ve bulgular onları yalanlıyor. Ha komplo kurulduğu doğrudur lakin komplonun

konusu da doğrudur. Aslına buna komplo değil de şantaj dense daha doğru olur. Zira şantaj,

var olduğu bilinen, ancak açıklanmasında bir tarafın zarar göreceği konuların ifşa edilmesidir

ki gündemdeki olaylarda aynen böyle.


Sayın Başbakan konu ile ilgili olarak muhalefeti suçluyor. Bize komplo düzenlendi, muhalefet 

bu konuda tellallık yapıyor diyor. Gayet tabidir ki muhalefet bu fırsatı kaçırmayacaktır. Kaldı ki 

Sayın Başbakan, Sayın Kılıçdaroğlu’nu o zamanki SSK da Genel Müdürlük yaptığı

dönemlerdeki vurgunlardan ya da yolsuzluklardan bahsediyor ve hatta gündemdeki bu

olaylardan çok önceden de aynı konuda beyanatlarda bulunduğu herkesçe malum. O halde

Sayın Kılıçdaroğlu’nun da bu konuda söz söyleme hakkı vardır.


Gündeme tabiri caiz ise şu fıkra cuk diye oturdu:

Vaktiyle Mısır’da Karakuşi adıyla anılan, astığı astık, kestiği kestik bir kadı varmış.

Hırsızın birisi Kahire’nin en gözde apartmanlarından birine hırsızlık için girmiş, yükten

hafif, pahadan ağır ne varsa toplayıp çuvalına koymuş ve tam evden çıkacakken kapının

açıldığını fark etmiş ve hemen balkona koşmuş. Balkonda çivisi eksik çakılan bir tahtaya

basınca en üst kattan aşağı düşmüş ve ayağı kırılmış.

Hırsız başına toplanan ahaliye: Beni Karakuşi Kadı’nın huzuruna götürün demiş.

Ahali de hırsızı tuttuğu gibi Karakuşi Kadı’nın huzuruna çıkarmışlar.

Hırsız: Kadı Efendi, ben hırsızım, ekmeğimi hırsızlık yaparak kazanırım, ancak filan eve

girdim, alacaklarımı aldım, tam evden çıkmak üzereydim ki ev sahibinin geldiğini fark

edip, balkondan kaçmak istedim. Lakin bir tahtanın çivisi çakılmamış, ona bastım ve

düştüm, ayağım kırıldı, ev sahibinden davacıyım der.

Karakuşi Kadı: tez şu ev sahibini bulun bana getirin der. Ev sahibi bulunur ve Karakuşi

Kadı’nın huzuruna çıkarılır. 

Kadı sorar: Be utanmaz arlanmaz adam, ev yaparsın, evine balkon yaparsın, çivisini

eksik çakarsın ve şu gariban da ona basarak yere düşer, ayağı kırılır. Ssen de hiç utanma

arlanma yok mudur der.

Ev sahibi:  Durumu anlar ve derki, Kadı efendi, evi ben yaptırdım, parasını ben verdim

lakin balkonu yapan usta çiviyi eksik çakmıştır. Bunda benim kabahatim yok, kabahat

yapan ustanındır.

Karakuşi Kadı, derhal o ustayı bulun ve bana getirin der. Gidip usta bulunur ve kadının 

huzuruna getirirler. 

Kadı: Be adam, balkon yaparsın, çivisini eksik çakarsın ve şu gariban da ona basarak

yere düşer ayağı kırılır, işini tam yapmazsın. Sen de hiç utanma arlanma yok mudur der.

Durumu anlayan usta: Efendim doğrudur, lakin ben balkonu yaparken karşımda güzel mi

güzel, şık giyinimli, boylu poslu bir kadın gördüm. Gözüm ona kaydı, ona bakarken çiviyi

eksik çakmışım, benim kabahatim yok, kabahat o kadındadır.

Kadı emir verir: Derhal o kadını bulun bana getirin. Gider kadını bulur getirirler kadının 

huzuruna. 

Kadı: Be hey utanmaz arlanmaz kadın. Böyle şık elbiseleri giyer, güzel kokuları sürünür,

çıkar çarşı Pazar gezersin. Usta sana bakarken balkondaki tahtaların çivisini eksik çakar

ve şu gariban da o tahtalara basarak aşağı düşer ve ayağı kırılır. Yazık değil midir şu

garibana, sen de utanma arlanma yok mudur der.

Kadın: Kadı Efendi, güzellik Allah vergisi onda benim bir kusurum yok. Üzerimdeki

elbiselere gelince kumaşı verdim falan terzi çok güzel dikmiş, ben de haklı olarak giyinip

çıktım. Suç terzinindir der.

Kadı: Derhal o terziyi bulun getirin der. Emir üzerine terzi bulunur ve huzura getirilir. Kadı

aynı şekilde terziye, be hey zındık, böyle allı yeşilli, güzel görünümlü elbiseleri dikersin, bu

kadın giyer ve dışarı çıkar. Balkonda çalışan usta ona bakarken tahtaların çivisini eksik

çakar, şu garibanda ona basarak düşer ve ayağı kırılır. Sende hiç utanma arlanma yok

mudur der. Der de terzinin dili tutulur cevap veremez.

Kadı: Asın bu terziyi der

Darağacı kurulur, ilmek terzinin boynuna geçirilir lakin adam uzun boyludur, darağacı

alçaktır, adamın ayakları yere değdiği için idam edilemez. Durum Karakuşi kadıya iletilir.

Karakuşi Kadı meşhur hükmünü verir:

-Hüküm cezasız mı kalacak? Bulun kısa boylu bir terzi onu asın.

-Kısa boylu bir terzi bulunur. Karakuşi Kadı’nın huzurunda idam sehpasına çıkarılır, ilmek 

boynuna geçirilir. Son sözün nedir diye sorulur.

Terzi Karakuşi kadıya dönerek: ‘’KADI EFENDİ, BU HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK?’’ diye 

sorar. 


28 Aralık 2013 Cumartesi 20:59
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

CHP'den Başköylü kadınlara destek

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Ölürüz de jeotermal kuyu

Türkiye kendini yiyen ülke haline getirildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal düzenlediği basın toplantısında "Türkiye, kendi kendine yeten 7

MHP aşıya karşı çıkan ailelere hapis istedi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, genişletilmiş

FETÖ gitti İskender Paşa cemaati geldi

Son dönemde FETÖ’nün tasfiye edilmesinin ardından yargıda yeni tarikat ve cemaatlerin yapılandığı

Hiçbirimiz trafik meselesinde efsunlu değiliz

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 2018 Yılı 3.Dönem Mezuniyet Töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

AKP seçmeni de imam hatip karşıtı

Nakil döneminin sonuçları, AKP’nin yüksek oy aldığı illerde de imam hatiplerin tercih edilmediğini ortaya

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL