TSK Mehmetçik Vakfı

21 Ekim 2018 Pazar

Kara Ölüm

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com



 











Saygıdeğer Dostlar

Yazımıza başlarken, Soma’da meydana gelen elim maden kazasında hayatını kaybeden, yazımızın yazıldığı an itibariyle 282 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı ve yine Cenabı Allah’tan sabırlar ihsan etmesini diliyorum.

Her ne kadar televizyon kanallarında ölenlerin ambülanslara konularak hastanelere ya da soğuk hava depolarına taşınmasını ve yakınlarının feryatlarını izledikçe bağrımız yansa da, ateş düştüğü yeri yakıyor. Ayrıca biz bu tür filmleri kırk yıldır izliyoruz. Tek seferde sayıları bu kadar olmasa da vatan uğruna can veren koçlarımızın da sıra ile dizilmiş tabutlarını bir film izler gibi izledik. Dolaysıyla millet olarak bazı şeyleri kanıksadık artık.

Gayet tabidir ki, elim olayda hatalar, ihtimaller, aklıma bile getirmek istemem ama kasıtlar ile diğer her türlü sebepler, resmi incelemenin tamamlanmasından sonra mutlaka yapılacaktır. Ancak bu, ölenleri geri getirmeyecektir. Bu olayın sorumluluğunun ötesinde vebalini hiç kimse üstüne almaz, taşıyamaz.

Hatırlayacaksınız: Geçtiğimiz yıllarda Almanya’da meydana gelen bir kömür madeni kazasında üç işçi ölmüş ve bunun üzerine Almanya, kazanın meydana geldiği ocakları 2018 yılına kadar kapatma kararı almış ve kapatmıştı.

Bizde ise yine hatırlayacaksınız, olayın meydana geldiği Soma kömür ocakları ile ilgili geçtiğimiz günlerde MHP, CHP ve DTP nin ortaklaşa verdiği araştırma ve soruşturma önergesi, AKP nin oyları ile Meclis Genel Kurulunda reddedilmişti.

Burada AKP, benim dediğim olur mantığıyla önergeye destek vermediği için reddedilmiştir. Bu önerge kendi milletvekilleri tarafından verilmiş olsaydı kuşkusuz kabul edilirdi. İşte Avrupa ile bizim aramızdaki zihniyet farkı. Sonuç itibariyle inşallah son rakam olur 282 cana mal olmuştur. Bunu kader, mukadderat gibi kavramların içerisine sıkıştırmak da ölenlere ve ölenlerin ailelerine haksızlık olur.

Her zaman büyük devlet olmakla övünürüz… Büyük devlet olmanın kriterleri değişmedi ise bizim devlet olarak kriterlerimizi bu kavramla uyuşmamaktadır. Devlet olmak farklı, büyük devlet olmak daha farklı kavramlar.

Yine hatırlayacaksınız 2010 yılında Şili’de meydana gelen maden kazası olayını… Olayın olduğu gün devlet ağırlığını koymuş, toprak altında çıkarılması uzun sürecek olan insanlar için tabiri caiz ise yer altında yeni bir dünya kurdu ve 69 gün sonra o insanları sağ salim yeryüzüne çıkarmayı başardı. Ya bizdeki durum…

Değerli Dostlar

Üzülerek ifade ediyorum ki, ‘’Ben böyle istiyorum ve böyle olacak’’ mantığı sadece bu iktidara has bir durum değil. Bu durumu her iktidar döneminde gördük. Herkes gücü oranında bir devletti. Ne isterse o oluyor ya da nasıl isterse öyle oluyordu. Yukarıda da ifade edildiği üzere, burada da durum, iktidar istediği için böyle olmuştur.

Büyük devlet olabilmek için, demokrat olabilmek için, demokrasinin yerleşmesi için ve insanların en temel haklarını kendi istekleri doğrultusunda kullanabilmeleri için yöneticilerimizin krallık hevesinden vazgeçip, demokratlık yolunda çaba göstermeleri lazım. Bu dünyada elde edilen sosyal, siyasal veya ekonomik güç, gidilen yerde işe yaramayacak. Tam tersine inançlarımıza göre hesabı da sorulacaktır.

Gerçi, şu oturulan koltuk var ya… Nemenem bir şey bir bilseniz. Oturanın kalkası gelmiyor. Eee hadi oturun da bari hakkını da verin.

Sevgili Dostlar

Bunlar, bu acı olay bu Milletin kaderi olmamalı… Millet buna tavrını koymalı ve tavır koyarken de asla ve kat’a kanunlar çiğnenmemeli, illegal tavırların içine girilmemelidir. Milletimizin başı sağ olsun.

Ben denizin acizane bu olaylar üzerine yazdığım şiirle bu yazımızı noktalıyorum

KARA ÖLÜM

( Soma’da hayatını kaybeden kardeşlerimin anısına..

Allah, onlara rahmet etsin… Kalanlara sabır ihsan eylesin…

Lakin ateş, düştüğü yeri yakar )
 

Bir kara gündeyiz… Bir kara ölüm
Yüzer yüzer öldük… Yerin altında
Kapılar kapalı… Yer bölüm bölüm
Bir hayatı böldük… Yerin altında
 

Dağları delmekti ahtımız bizim
Cehennem köşküdür tahtımız bizim
Kömürden de kara bahtımız bizim
Bir nehirdik, göldük… Yerin altında
 

Bir ‘’var’’dan geldik… Yol, aynı vara
Yüzümüz ak bizim… Kefenler kara
Hiç olmazsa bir kez duysun Ankara
Bir törene geldik… Yerin altında
 

Altı da bir üstü de bir toprağın
Lakin yüzkarası koskoca çağın
Ey Milletim işte maden ocağın!
Cehennemi deldik… Yerin altında
 

Yazsın gazeteler birkaç kalemde
Geride kalanlar diye elemde
Var mı bizim gibi koca âlemde
Bir maziyi sildik… Yerin altında
 

Ağıtlar yakılsın üç gün yas tutun
Bu günler de geçer sonra unutun
Takıldık peşine gittik umudun
Biz ne zaman güldük… Yerin altında

15.5.2014

Erdal Koca

Web : http://erdalkoca.com

e-mail :erdal@erdalkoca.com

 


15 Mayıs 2014 Perşembe 15:18
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL