TSK Mehmetçik Vakfı

19 Ekim 2018 Cuma

Kader Mahkûmu

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com




 










Saygıdeğer dostlar

Yazımızın konusu itibariyle biraz uzun olacağını ve bu nedenle uzun yazı okumaktan sıkılanları biz biraz daha sıkmış olacağız. Peşinen affınıza sığındığımı belirtmek isterim.

‘’Kader Mahkûmu’’ Sanırım bu iki kelimeyi duymayan bilmeyen yoktur. Genellikle hapishanelerde kullanılan bu iki kelime, mahkûmların kendileri istemedikleri halde kaderlerinin kendilerini bu suçu işlemeye zorladığını iddia edenlere ya da gerçekten suç işlemedikleri halde kendilerini olayın içerisinde bulanlarla ilgili olarak söylenen bir söz.

Kader: Alın yazısı, yazgı… Mahkûm: Hükümlü yani cezası kesinleşmiş kişi demektir.

Gayet tabidir ki gerçek suçlu olsun, kader mahkûmu olsun netice itibariyle herkes insandır ve yaşamaya hakkı vardır. İşlediği suçun cezası yasalar tarafından tayin edilecektir. Ödemesi gereken diyet ya da bedel neyse ödeyip mahkûmiyetten kurtulacaktır.

Ancak, bazı suçlar ve suçlular vardır ki bunların affı mümkün değildir. Affedilecek suçlar, toplum vicdanını yaralamayan suçlardır. Bahse konu suçların ise affı veya affının düşünülmesi dahi ihanet sayılabilir. Kaldı ki, affedici devlettir. Devletin affedeceği suç veya suçlular da devletin kendisine yönelik işlenen suçlarla ilgili olup, üçüncü şahısların müdahil olduğu suçları affetme yetkisi yoktur. Ülkemizde bu durum birkaç defa denedi ve sonuçları malum. Her aftan sonra suç ve suçlu oranı misliyle katlanarak büyüdü.

Saygıdeğer Dostlar

Asıl konumuzun özü bu olmakla birlikte konumuz bu değildi. Konumuz, bebek katili canavara getirilmek istenen kademeli af ve bu affa Türk Milletinin sindirile sindirile alıştırılmasıdır. Hatırlarsın, BTP eşbaşkanları, seçimler öncesinde ‘’2015 Nevruzunda Öcalan’da aramızda olacak’’ demişlerdi. Şimdi aşağıdaki habere bakalım:

‘’ İtalya’da cezaevinde kurallara uyan mahkumlara ödül olarak eşi ve çocukları ile cezaevinin bahçesinde bir masada piknik ortamında yemek yeme imkanı tanındığını belirterek, bunun Türkiye’de de uygulanabileceğini söyledi. Üstün, bazı komisyon üyesi milletvekilleri ile birlikte İtalya’nın Başkenti Roma’ya gerçekleştirdikleri ziyareti değerlendirdi. Üstün, İtalya’da cezaevindeki 60 bin tutuklunun 10 bininin mafya ve örgütlü suçlardan cezaevinde kaldığını ifade ederek, “Bunlara ayrı bir infaz rejimi uyguluyorlar. Bunların ceza çekme sistemi çok ağır. İtalyan yetkililer, ‘bunlara bunu yapma hakkımız var, çünkü bunlar topluma çok zararlı kişiler ve cezaevinden örgütü yönetebilirler, bu konuda bu tedbirleri almak zorundayız’ diyorlar” dedi.


Türkiye’de de bazen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının eleştirildiğini anımsatan Üstün, “Ama orada mafya suçlularına sadece eşlerini ve çocuklarını gösteriyorlar, onlar da bir camın arkasından görüşebiliyor; irtibat kurma, telefon hakkı yok. Şunu anlattılar: Çok yaşlı bir mafya babası var, ’artık içeride infazı yapılamaz’ diye doktor raporları da var ama mahkeme ‘tehlikeli suçludur’ dediği için salmıyorlar. Her ülkenin kendisine özgü tehlikeli suçluları var. Türkiye’de olduğu gibi bazı suçluların farklı muameleye tabi tutulması çok da yadırganacak bir durum değil” diye konuştu. Üstün, Türkiye’ye Avrupa Komisyonu’ndan heyetler geldiğine dikkati çekerek, “Geldiklerinde, kendilerinde her şey düzgünmüş gibi konuşuyorlar. Kendilerinde olmayan bir şeyi bizden istemeleri adil midir? Değildir. Bu ilişkiler eskiden tek taraflı yürüyormuş, gelir bizde inceleme yapar, ‘şu eksik bu eksik’ der gidermiş. Gene eksiğimiz olabilir ama bu eksiklikler sadece bizde değil, her ülkenin eksikliği var” dedi.

Bir başka haber

 

Terör örgütünün önemli taleplerinden biri olan “Kürtçe isim” konusunda bir adım da Maliye Bakanımızdan geldi.

“Vergili” köyünün adını Kürtçe “vergisiz” anlamına gelen Becirman’a çeviren Şimşek, “1920’li yıllardan itibaren köylerin neredeyse üçte birinin adı Türkçeleştirildi. Biz farklılıkları tehdit değil zenginlik olarak görüyoruz” dedi. PKK, bölgede konuşlu askeri birliklere ateş açıp, durdurduğu araçlarda kimlik kontrolü yaparken, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı “Vergili” köyüne Kürtçe isim tabelası “Becirman”ı astı. Bakan Şimşek, Türkiye’nin temel hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi, demokratik standartların iyileştirilmesi noktasında çok mesafe katettiklerini söyledi. Şimşek, Gercüş’e bağlı “Vergili” köyüne “Becirman” adının verilmesi dolayısıyla düzenlenen törende, 1920’li yıllardan itibaren sistematik şekilde Türkiye’deki köylerin neredeyse üçte birinin isminin Türkçeleştirildiğini bildirdi. AKP hükümetleri olarak farklılıkları “tehdit” değil, “zenginlik” olarak gördüklerini dile getiren Bakan Şimşek, demokratik standartların iyileştirilmesi noktasında çok mesafe katettiklerini belirtti.

Asimilasyona son:

Demokratikleşme paketinin önemli unsurlarından birinin hayata geçirildiği anı hep birlikte yaşadıklarını kaydeden Şimşek, AKP hükümetleriyle ülkedeki geçmişte kalan ama bir dönem için yaşanan ret, inkar ve asimilasyon siyasetine son verdiklerini vurguladı. Şimşek, “Geldiğimiz günden bu yana Türkiye’nin temel hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi, demokratik standartların iyileştirilmesi noktasında çok mesafe katettik” diyerek, yapılan isim değişikliğinin sembolik bir adım olduğunu ifade etti. Şimşek, şöyle devam etti:
“Hükümetimizin Meclis’e sunduktan sonra kabul edilen demokratikleşme paketi çerçevesinde ismi zamanla değiştirilen, Türkçeleştirilen köylerimize, diğer yerleşim yerlerimize isimlerin değiştirilme imkânı getirdik. Becirman uzun yıllar büyük bir haksızlığa uğradı. Çünkü burası bir Seyit köyü. Osmanlı döneminde bunlar vergiden muaf olan bir kesim. O nedenle bu köyün adı Kürtçe’de ‘vergisiz’ anlamına gelen Becirman. Ama Tükçeleştirildiğinde köyün ismi ‘vergili’ olarak değiştirilmiş. Orjinal isminin tam tersi bir anlam yüklenmiş. Bugün tabi ki köyün verdiği karar ve bu kararın Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmasıyla orijinal, anlamlı ismine geri dönmüştür.”

İradenizi ortaya koyun:

Köylülerden çözüm sürecine sahip çıkmalarını isteyen Şimşek, hükümet olarak vatandaşların hak ve özgürlüklerinin iyileştirilmesi için çalışmaya, reformlar yapmaya devam edeceklerini kaydetti. Şimşek, “Ülkemizin daha da demokratikleşmesi için, vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin daha da iyileştirilmesi için, çalışmaya devam edeceğiz. Çözüm süreci, kardeşliğimizin pekişmesi, ülkemizin birliği, beraberliği açısından çok önemlidir. Becirmanlı kardeşlerimin de çözüm sürecine güçlü bir şekilde sahip çıkmasını, bu noktada ortaya güçlü bir irade koymalarını bekliyorum” diye konuştu. Daha sonra Şimşek, görevlilerle köyün tabelasını taktı

.

Osmanlı’da kompleks yoktu diyenler acaba bu acı tecrübelerden sonra bu olanlara ne diyecekler merak ediyorum. Acaba Kurdistan kuruldu da haberimiz mi yok?

Saygıdeğer okuyucular

Paranoyak demeyin lütfen… Hatırlayın Osmanlı İmparatorluğunu. Kim derdi ki koca imparatorluk tarihin tozlu sayfalarına gömülecek. Ne yazık ki onlarda ‘’Ali Osman’’ Büyük Osmanlı bir şey olmaz diyerek, en sonunda Türkiye toprakları ile avunmak zorunda kaldı ki, Allah, Atatürk ve silah arkadaşlarına rahmet etsin. Bu vatanı bize emanet ettiler.

Şimdi de Türkiye büyük devlet bir şey olmaz denilmekte ama son on, on beş yıllık geçmişimize bakıldığında ayrık unsurlar, hayal dahi edemedikleri mesafeyi kat ettiler. Eti tırnaktan ayırmaya çalışıyorlar ve başarılı da oldular. Zira şimdi bütün Kürt kökenli kardeşlerimizin hafızasında PKK legalleşti.

Bundan cesaret alınarak bebek katili de akla hayale gelmez isteklerle devleti zorluyor. Bunu yaparken de dış destek de giderek artıyor. Takdir sizin: ‘’Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen sahip olursan batmayacaktır.’’

Son Not: Ermenistan, Sayın Cumhurbaşkanımızı sözde soykırımı anma törenlerine davet etmiş. Büyük hata… Bir şeyleri karıştırmış olmalılar. Soykırım dedikleri kurguyu Sayın Cumhurbaşkanı değil, Sayın Başbakanımız tanımıştı.

 

 


28 Mayıs 2014 Çarşamba 05:43
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL