23 Haziran 2018 Cumartesi

İş Hayatı

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com











Saygıdeğer Dostlar

İşveren konumunda olmayan hepimiz bila istisna bir yöneticinin emrinde çalışmışızdır. İşverenimiz yani patronumuz kamu değil ise mutlaka bir kişi, kamu ise de mutlaka atanmış bir yetkilidir.

Her ne kadar çalışanların bazı hakları olsa da özel sektörde kaderiniz patronunuzun iki dudağı arasındadır. Kamu da ise durum biraz daha farklı zira bir çalışanın işine son vermenin bazı kuralları vardır ki bunun da mutlak surette suç teşkil etmesi gerekir.

İş hayatındaki başarının sırrı ise mutlaka nezih bir çalışma alanı ve uyumlu bir kadrodur. Şayet bunlar yerinde ve uyumlu ise başarısız olma şansı çok düşük bir ihtimaldir.

Lakin çalıştığınız işyerinizde patronunuz veya amiriniz konumundaki kişinin kendisini bir türlü aşamamış, her şeyi en iyi bilen, tek yetkili ve kompleksleri olan birisi olduğunu varsayarsak, buradaki başarının maksimum seviyede olduğundan bahsedilemez.

Öncelikle patron veya amir, emrinde çalışan da olsa karşısındakine ilk önce insan onuruna yakışır bir tavırla yaklaşmalıdır ve bilmelidir ki o da bir insan, onun da sorumlulukları ve sorunları vardır. Kendisinin üstündeki amirinin gözüne girebilmek için emrindeki kişinin onurunu kırmamalıdır.

Daha da önemlisi, ben bundan hem makam ve hem de tahsil olarak daha üstünüm dememelidir. Günümüzde gayet tabidir ki herkes bu kategoride değil ama bir yerlere gelirken kimlerin arkasına sığındığı malum. Az öncede ifade etmiş olduğumuz gibi, tırnaklarıyla kaza kaza hak ettiği yere gelenler hariç. Ancak zaten onların da yaşama şansları hemen hemen yok gibi. Okumanın sadece cehaleti götürdüğü, bazı şeylerin de baki kaldığını Ziya Paşa çok veciz bir sözle ifade etmemiş miydi?

Konumuz, idareci konumunda olanların kendilerini aşmış olmaları ve kendilerini bir yerlere borçlu hissetmemeleri. Öyle vasıfsız memurlar tanıdım ki, üniversite mezunu olmamalarına rağmen ve vasıfsız bir memur olmalarına rağmen, amirlerinden çok daha fazla itibar sahibi ve çok daha fazla çevresi var.

İşte bu gibi durumlarda patron veya amire düşen o kişiyi takdir etmektir. Her ne olursa olsun benim emrimde çalışan birisi diye bakarsa hayatta başarı şansı azdır ve bilmelidir ki, kendisine de tepeden bakan mutlaka birileri vardır.

Memuriyet hayatımda emrinde çalıştığım öyle amirlerim var ki seksen doksan yaşında olmalarına rağmen hiçbir bayramda veya kandilde hatırını sormamış olayım. Önemli olan da bu değil midir? Makam ve mevkiler her zaman gelip geçici olmuştur. Baki kalan bu kubbede hoş bir seda değil midir?

Saygıdeğer Dostlar

Bizim çocukluk yıllarımızda ve hatta memuriyetimizin ilk yıllarında devletteki amirlerin baba konumunda, çalışanların da evlat konumunda olduğunu, memurun amirine karşı, amirin de memuruna karşı yaklaşımlarının, aile bireylerinin bir birine yaklaşımları gibi olduğunu bizim yaşlarımızda olanlar çok iyi hatırlarlar.

O yıllarda memurun ve dolaysıyla devletin bir saygınlığı vardı. Memur, hiçbir zaman siyasi malzeme olmamıştı. Devlet kapısında içeri giren birisinin devlete olan saygısından, önünü iliklemesi, torunu yaşındaki bir memura efendim diyerek hitap etmesi, şüpheniz olmasın ki korkudan değil, devletine olan saygısındandı.

Başkomutanlarımızdan birisinin şortla askeri denetimini milat olarak alırsak, ondan sonraki dönemin devlet açısından bir fecaat olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.,

Şimdilerde ise devlet kapısında içeri girerken bırakın şapkasını çıkarmayı zaten kapri ile geliyor. Hem de öyle ki adam devlete borçlu olmasına rağmen karşısındaki memuru günümüz siyasetine uygun olarak hizmetkârı gibi görüyor. Dada da önemlisi, kendisine hukuk danışmanlığı yapmayanları amirlerine şikâyet edebiliyor ve biliyor ki amirler de aman yukarı şikâyet gitmesin diyerek memuru sorguya çekecek.

İşte bu gibi durumlara dayanabilen memurlar, memuriyetleri boyunca sürünmeye mahkûm. Sürünmemek için gelene ağam gidene paşam diyeceksiniz. Kel başa şimşir tarak


25 Kasım 2014 Salı 08:28
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Bir seçim dönemi böyle geçti

Yarın cumhurbaşkanını ve parlamentoda görev yapacak milletvekillerini seçecek olan vatandaş meydanlara çıkan

'... ittifakı' kazanırsa dolar yükselecek

Son 15 yılda Türkiye’ye yaklaşık 650 milyar dolar para getiren yabancı sermayenin önde gelen bankaları Pazar

İktisatçı rakamlarla Erdoğan'ı yalanladı

İktisatçı Mustafa Sönmez, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP iktidarı öncesinde Türkiye’de

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL