23 Haziran 2018 Cumartesi

Her Şey Normal mi?

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

 














Saygıdeğer Dostlar

Uzun zamandan beri televizyon seyretmiyor, haber izlemiyordum.  15 Şubat 2014 

Cumartesi günü zamanımın boş olması nedeniyle haberleri izlemek istedim. 

Ancak izlediğime pişman oldum. Zira bebek katilinin yakalanarak Türkiye’ye 

getirilişinin 15. yıldönümünü kutlamak isteyen doğu ve güneydoğu illerimizdeki 

hainlerin polis otolarına saldırmalarını, devlet malına zarar vermelerini, bdp 

milletvekili Ayla Akat Ata’nın polis müdürüne hakaretlerini ibretle izledim.


Ancak  bu defa polis müdürü, daha önce tokat yediği ve devletin iradesinin 

yerlere serildiği halde sesini çıkaramayan meslektaşının aksine, haklı olmanın 

vermiş olduğu cesaretle Ayla Akat Ata’nın karşısında boynunu bükmeden, 

kendilerine karşı yapılan saldırılara karşılık ne yapmaları gerekiyorsa onu 

yaptıklarını ve haksız bir şey yapmadıklarını ifade ederek malum şahsa haddini 

bildirdi. Yani tabiri caiz ise ağzının payını verdi. 


Yarın hakkında ne işlem yapılır, nereye sürgün gider bilemeyiz ama en azından 

namusluların da namussuzlar kadar cesur olduğunu gösterdi. 

Yine geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da bebek katilinin billboardlardaki adeta bir 

kahraman edasıyla çekilen resimleri asıldı. Ama ne yazık ki herkes, devlet erkânı 

dâhil üç maymunu oynuyordu. Görmedim, duymadım, bilmiyorum.


Saygıdeğer Dostlar


Buraya kadar yazdıklarımızın hiç birisini demokrasi olarak yorumlayamazsınız. 

Hiçbir demokraside ülkenin bölünmesine yola açan hareketler, etnik milliyetçi 

tavırlar, devlete, devlet malına karşı düşmanca tavırlar, açık açık seçimlerden 

sonra özerklik ilan edeceğiz demeler de demokrasi kılıfıyla geçiştirilemez.


Ülkede güzel şeyler de oluyor diyenlere sesleniyorum: Bu ülkede güzel olan ne 

var? Yukarıda saydıklarımız mı? 2001 yılında 222 milyar Dolar olan dış borç 600 

milyar Dolara dayanmış bu mu?  56 milyar Dolarlık özelleştirme yapılmış, sadece 

27 milyar Dolar IMF ye olan borç ödenmiş bu mu?


Satılan kuruluşlara bakalım: PETKİM, TÜPRAŞ, Türk Telekom başkasına gerek 

yok. Satılan devlet arazilerini de hiç hesaba katmıyorum. Gayrimenkul kralı olan 

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun elinde yer kalmadı bu mu?


Devletimizin şu anda yukarıda saydığımız ve satılan kuruluşlardan bir tanesini 

dahi yapacak güçte olduğunu sanmıyorum. Bu mudur güzel olan şeyler. Bu 

Ülkede artık Türk’üm demek bile suç, bu mudur güzel olan, bu ülkede polis 

müdürü teröristlerce tokatlanıyor, bu mudur güzel olan.


Herhangi bir AB ülkesini ele alalım. Hangi ülkede böyle bir şey normal 

karşılanabilir? Hangi ülkede böyle olaylara müsamaha gösterilebilir? Bu ülkelerin

hangisinde yöneticiler başta olmak üzere, polisi, jandarması, asayiş ve kolluk 

kuvvetleri ya da yasaları bunlara cevaz verebilir. Bunlar mı güzel olan şeyler?


Kaldı ki hiçbir AB ülkesinin bizim ülkemiz gibi birçok etnik grubu bir arada 

barındırdığı da söylenemez. Geçtiğimiz yıllarda olanların hepsi unutuldu. Yabancı

vakıfların mal edinmelerini onaylayan yasa tasarısı bir patırtı bir kütürdü ile çıktı 

ve ertesi gün unutuldu, artık tüm azınlıklar Türklerden daha fazla hakka sahipler. 

Bu mu güzel olan?


Bir diğer haber, İstanbul Kâğıthane de yapılan istinat duvarının kayması 

sonucunda bir çok binanın hasar gördüğü, bunu gören ve hissedenlerde deprem 

psikolojisi yarattığı ki, 1999 depremini yaşayanların o anki duygularını tahmin 

etmek çok zor.


Bu arada bir de güzel habere rastladım: Yenikapı-Taksim Metrosunun açılışıydı. 

Bunu görmemezlikten gelmekte elbette ki haksızlık olur. Lakin yukarıda ifade 

ettiğimiz özelleştirmeler, dış borç hangi noktadan hangi noktaya gelmiş, bunların 

karşılığında ne yapılmış bir teraziye konulduğunda çocuklarımızın geleceğinin 

çalındığını da ifade etmeden geçemeyiz.


Saygıdeğer Dostlar


Elbette ki her yapılan ülkenin geleceğinin daha parlak bir geleceğe sahip olması, 

dünyada hatırı sayılır bir ülke olabilmesi  adınadır. Ama gel gör ki mevcut durum 

her iki düşüncenin de gerçekleşmesini mümkün değilmiş gibi göstermekte.


Bizim çocukluk dönemimizde de CHP, MSP, AP arasındaki bu kısır döngü nasıl ki 

ülkemize bir fayda sağlamamış, bir adım ileri götürmemişse mevcut iktidar da 

aynı durumdadır. Ayrıca her ne kadar bu partileri bir şey yapmadı diye eleştirsek 

de hiç olmazsa bir karış yer satmadılar, ihanet etmediler, terörü bitirme noktasına

getirdiler. Yapılanları: Baraj, köprü, otoyolları da hiçbir şeyi satmadan, kendi öz 

kaynaklarıyla yaptı. Tabidir ki konjonktür o zaman nasıl farklıysa bu gün de farklı 

olup, çağın yenilikleri ile tanışmamız ve teknolojinin kullanımı, 

gelişmişliğimizden değil konjonktürün zorlamasıyla olmuştur. 


Öte yandan, kılıçla, kalkanla, savaşla gerçekleşmesi asla mümkün olmayan ve 

asla hayal dahi edemeyeceğimiz ve etmediğimiz gelişmelerin karşılığında 

olmuştur. Ülkemizde akıl almaz bazı gelişmeler yine bazı etnik grupların 

hayalinden bile geçiremedikleri noktalara gelmiştir.  Bunu da demokratikleşme 

adına milletimize onaylatmak suretiyle olmuştur.


Bundan fazla değil yüz elli yıl hatta yüz yıl geriye doğru gidersek, o dönemde 

Osmanlı ‘’Âlî Osman’dı’’ Yani Büyük Osmanlı idi ve onu yıkmaya hiç kimsenin 

gücü yetmezdi. Öyle deniliyordu. Ne oldu, sonuç…? Tarih sayfalarına gömülmüş 

bir imparatorluk. Bu gün Türkiye için de öyle deniliyor: Büyük devlet bir şey 

olmaz. Ama BDP liler Mart seçimlerinden sonra özerkliklerini ilan edeceklermiş. 

Hem de Türklere rağmen… Osmanlı İmparatorluğunun akıbetini ne yazık ki biz de

yaşamaya mahkûmuz. 


Ey millet gözünüz aydın: Çocuğunuz oldu.



17 Şubat 2014 Pazartesi 09:12
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

Eniştenize kapıyı kapatma zamanı geldi

Partisinin Siirt mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan "16 yıl önce enişteye bir kapı

İYİ parti parlamenter sistemde kararlı

İYİ Parti'den öğlen saatlerinde Millet İttifakı tarafından yayınlanan ortak deklarasyona düzeltme geldi.

Türkiye'de yargının geldiği son durum bu

Türkiye 24 Haziran erken seçimlerine doğru giderken muhalefet adaylarının üzerinde buluştuğu neredeyse tek vaat

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL