TSK Mehmetçik Vakfı

14 Ağustos 2018 Salı

Hasletlerimiz

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com










Saygıdeğer dostlar

Hiç şüphesiz herkes biliyor ki, bizi birbirimize kenetleyen kederde, sevinçte, tasada bizi bütünleştiren milli ve manevi hasletlerimiz vardı. Bu hasletlerimiz nedeniyle her zaman tek bilek, tek yürek olurduk.

Son zamanlarda milli hasletlerimiz çok büyük bir dejenerasyona uğradı, aşındı ve adeta milli kimliğimizde uzaklaşıp bir ümmet kimliğine büründük. Aslında bunda rahatsız değilim lakin milli değerlerimiz yok oldu. Şikâyetim ondan.

Çocukluğumuzda bize önce Türk müsün, Müslüman mısın diye çapraz bir soru sorarlardı ve biz bu sorunun cevabını vermekten zorlanırdık. Hâlbuki Türklükle Müslümanlık birbirinden asla ayrı düşünülemeyecek bir kavramdır.

Günümüzde ise Türklük kavramının içi boşaltılmıştır. Okullarda ‘’Andımız’’ ın kaldırılması, tabelalarda T.C. nin kaldırılması ve dağa taşa kanla yazılmış ‘’Ne Mutlu Türküm Diyene’’ sözünün Türklüğü unutturmak istercesine silinmesi Milletçe hazmedeceğimiz bir şey değilken yavaş yavaş hazmettirildi ve şimdi Türk’üm demek artık yürek istiyor.

Günümüz dünyasında kendi milliyetçiliğini yapmayan hiçbir millet yokken, Türk Milliyetçiliği faşizmle aynı kategoride değerlendiriliyor. Oysa bizim çocukluk ve gençlik yıllarımızda öğrendiğimiz milliyetçilik: Hiç kimsenin rengine, ırkına, boyuna posuna bakmadan, kendisini Türk hisseden herkesi kapsadığını öğrettiler. Ki, bunun doğruluğu tartışmasızdır.

Hatta bakınız, seksenli yıllara… O yıllarda ülkücüler, devrimciler ve akıncılar ( Aradaki bölücü unsurları saymıyorum) dahi birbiriyle sanki hiç ortak noktaları yokmuş gibi birbirlerine düşman iken, bu gün adeta mevcut iktidarın Türklüğe alerjisine karşı tek vücut olmuş durumdalar.

Çünkü artık insanlarımız cahil değil. Ülke içerisinde ve dışarısında birlik ve bütünlüğümüze karşı topyekûn bir haçlı seferi başlatılmış, adım adım yol kat ederek nihai hedefe yaklaşmış durumdalar. Yine insanımız biliyor ki, ‘’Vatanı olmayanın dini olmaz, imanı olmaz, namusu olmaz ve hiçbir şeyi olmaz.’’

Günümüz Ortadoğu’sunda bunun örneklerini her gün görüyoruz. İşte: Libya, Suriye, Irak, Filistin, Mısır vb. Ülkelerde bunlardan söz edilebilir mi?

Dört parmağınızı açıp Rabia işaretiyle bilmem neredeki idamları göstermelik protesto etmekle bu işler olmuyor. Aklın hür, vicdanın hür olması gerekiyor. Daha düne kadar Fettullah Hocaya gıptayla bakıp ondan icazet alanlar, Sayın Başbakan ile arası açılınca düşman oldular. Bu bir riyakârlıktır.

Saygıdeğer dostlar

Üzülerek ifade edelim ki, son yıllarda gerçekten milli değerlerimizde göz göre göre büyük bir aşınma olmuş ve yine üzülerek ifade edelim ki, Türk Milleti bu duruma seyirci kalmıştır. Gerçi nasıl kalmasın ki… Birileri çıkıp da bir haksızlığı protesto etse hemen provokatör, İsrail ajanı damgasını yemekte ve anasından emdiği süt burnundan getirilmektedir.

İşin daha önemli yanı ise, insanlar kişiliksizleştirilmektedir. Herkes bir şeyin karşılığında susturulmakta, alan razı veren razı politikası uygulanmaktadır. Çok hazin bir tablo. Bu günleri gördükçe Sayın Haluk Kurtoğlu’nun başrolde oynadığı ‘’Reis Bey’’ filmi aklıma geliyor ve diyorum ki, bu insanlar bir gün günah çıkartmaya kalkar da ey vah biz ne yapmışız? Çocuklarımın ve gelecek neslimizin kanını bozmuşuz, Türk Kanına ihanet etmişiz ve her birimiz birer Şerif Hüseyin’mişiz de bunu şimdi anladık türündeki nedametleri, kaybedilenleri geri getirecek mi acaba?

Bir anımız ile yazımızı bitirelim…

Şahsen tanıdığım havalimanlarında görev yapmış ve görevi boyunca kesesini doldurmuş, çocuklarına küçümsenmeyecek miras bırakmış ve sonunda emekli olmuş bir baş komiser vardı. Emekli olduktan sonra sakal bırakıp namaza başladığına şahidim. Ancak arkadaşlarının ifadesiyle: Evet görevim boyunca birçok şeylere göz yumarak bir servet edindim ve çocuklarıma iyi bir miras bırakacağım ama keşke hiç yapmasaydım da emekli maaşıma talim etmek zorunda kalsaydım. Her şey boşunaymış bunu geç anladım demiş ve canlı şahitleri var.

Yukarıda bahsettiğimiz insanlar da yarın bu baş komiserimiz ve Şerif Hüseyin’inki gibi nedametleri kaybettiklerimizi geri getirmeyecektir.

 

 

 


26 Mayıs 2014 Pazartesi 07:31
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Türkiye üreten bir ülke olmalı

Demokrat Parti Genel Başkanı ve Afyonkarahisar Milletvekili Gültekin Uysal, Mecliste düzenlediği basın

Merkez’den krize 3 başlıkta 14 önlem

Sıcak paraya bağımlı kırılgan mali payı yüzünden, dış basında ülkemiz aleyhine yapılan haber akışı

CHP kriz masasında kenetlendi

CHP MYK, geçen hafta yapılan değişimin ardından ilk kez toplandı.

İşte size aile boyu üniversite

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi için açılan kadro sınavını öğretim üyelerinin eş ve çocukları kazandı.

'Milliyetçi' partinin parası dövizde çıktı

İktidarın "yerli ve milli" söyleminin de ortağı olan MHP'nin, bugüne kadar Hazine'den aldığı yardımları

Kurdaki artış Ayşe Teyze’yi de vuruyor

Türk Lirası dolar karşısında sürekli değer kaybederken, her alanda artırılan ithal bağımlılığı, döviz

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL