16 Temmuz 2019 Salı

Gündeme Dair

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com












Saygıdeğer Dostlarım

Talebelik yıllarımız bütün şiddetiyle toplumumuzu kasıp kavuran sağ-sol kavgalarıyla geçti. Tahmin edeceğiniz üzre, bu yıllar seksen öncesi yıllardı. Gerçekten de vatanın öz evlatları sen sağcısın, sen solcusun diye birbirleriyle düşman olmuşlardı. Hem de öyle ki, akraba olanlar arasında bile bu yüzden küskünlükler söz konusuydu. Her siyasi düşünce farklı bir kutuptu. Ancak daha sonra anladık ki, her iki grup da aynı şeyleri istiyormuş. Bu deşifre oldu.

 

Hemen akabinde alevi- Sünni, ondan sonra da nihai hedefe varıldı: Türk-Kürt meselesi ve hala geçerliliğini koruyor. Öyle zannediyorum ki bu safhaya kadar olanların hepsi, bu günlere zemin hazırlamaktı.

 

İş, Türk-Kürt meselesine dayandığında daha önce sağ-sol, alevi Sünni meselesinde olduğu gibi 12 Eylül vari bir darbeyle kesintiye uğramaması için öncelikle bu mesele halledilmeliydi ve bu mesele de bu dönemde başta Genelkurmay Başkanı, muvazzaf subaylar ve bunların nezdinde TSK bir terör yuvası gibi gösterilerek, tutuklanacaklar, bundan sonra da halk bunları PKK yardakçısı, PKK nın bitmesini istemeyen grup olarak görecek ve bu asker kıyımına herkes alkış tutacaktı, nitekim öyle de oldu. Türk Milleti kendi askerine düşman oldu.

 

Başlangıçta bahsettiğimiz dönemde solcuların güzel bir sözü vardı ‘’Susma!... Sustukça sıra sana gelecek’’ O günlerden bu güne kadar herkes ama herkes, ‘’Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’’ mantığıyla hareket etti. Hatta bu gün feryat eden medya grubu TSK ne yapılan bu haksız eylemlere alkış tutmak bir yana, sahte delilleri bile onların ürettiği ifade ediliyordu. Zaten Fettullah Gülen hoca da Anayasa referandumunda tüm imkânlarını seferber ederek, mümkünse mezarda ölülerinizi de götürün evet oyu kullanın dememiş miydi?

 

Bu gün aynı medya grubunda kendilerine yapılanın bir faşistlik olduğunu söyleyen Ahmet Şık’a seni kutluyor ve hakkını helal etmeni istiyoruz. Zira o zaman biz sana bu kadar sahip çıkma cesaretini gösteremedik diye günah çıkarmak, samimiyetsizlikten öte bir şey değildir.

 

Evet, herkes biliyor ki cemaatin Anayasa referandumunda çok büyük katkıları oldu. Avrupa’daki vatandaşlarımızın harcırahları! Verilerek Türkiye’ye oy kullanmaya ve evet için çalışmaya yolladılar. Sonuç olarak, referandumda yüzde 49 a karşı yüzde elli bir oyla evet oyu çıktı. Şimdi meyvelerini topluyorlar!... Feryatları neden acaba? Hadisi şerifte mealen: Layık olduğunuz şekilde yönetilirsiniz demiyor mu? Evet, layık olduğunuz şekilde yönetiliyorsunuz. Bu zemini siz hazırladınız ve dolaysıyla hukukun da katili sizlersiniz.

 

Hâl böyle olmakla birlikte, oh olsun demiyoruz, diyemeyiz, dememeliyiz de. Bu yapılanlar gerçekten kabul edilebilir bir durum değildir. Lakin bizim yapabileceğimiz bir şey de yok. Üçüncü defadır sarmaş dolaş ülkeyi yönetiyordunuz ve yapılan hukuksuzlukların hiç birine ses çıkarmıyordunuz. Bize dokunmayan yılan bin yaşasın diyordunuz. Yılan size dokundu feryada başladınız. Sustunuz… Sustunuz ve alkışladınız sustukça sıra size geldi.

 

Saygıdeğer Dostlar

 

Hani bir söz vardır: ‘’Kol kırılır yen içinde kalır’’ Bu minvalde olacak ya da olabilecek muhtemel her şey bir noktaya kadar sineye çekilebilir ve kabul edile bilir. Ancak söz konusu vatan ise aleyhte olan hiçbir şey sineye çekilemez. Vatan namustur namus üzerinde namahrem yorum dahi yapamaz.

 

Bizim asıl endişemiz budur. Yoksa cemaat şöyle yapmış, iktidar böyle yapmış, o şu kadar mal götürmüş, bu kadar trilyonlar götürmüş umurumuzda bile değil. Lakin gazetelerin yazmaya cesaret edemediği, televizyonların göstermeye cesaret edemediği gerçekler, hızla değişen bu gündemlerin gölgesinde kayıp olup gitmektedir.

 

Sizlerin olduğu gibi bizlerinde doğu ve güneydoğu da dost ve akrabalarımız var. Onların ifadesine göre bu bölgelerde devlet otoritesi PKK güçlerinin elinde. Bazı sosyal medyadan da kısa görüntülerler bu iddialar sabit.

 

İşte millet olarak bizim sıkıntımız da bu. Derdimiz vatanımız. Bin yıldır birlikte yaşadığımız, kız alıp, kız verdiğimiz, kan alıp kan verdiğimiz, derdi ve tasası aynı olan, birlikte ağlayıp birlikte gülen Edirne’den Kars’a kadar her insanımız bu kadar iç içe girmişken, birkaç soysuzun ve dış mihrakların isteği doğrultusunda bu olanlara göz yummak gaflet olamaz. Söz konusu vatan ise gaflette ihanettir.

 

Saygıdeğer Dostlar

 

Konuşmayın, susun, tepki göstermeyin ta ki yılan size dokunana kadar. Boş verin vatan, millet edebiyatını. Siz keyfinize bakın!... Osmanlı’nın dediği gibi: ‘’Ali Osman’’ büyük devlettir, kimsenin gücü yetmez. Yetmedi de zaten dünyanın en büyük imparatorluğu halen Ali Osman değil mi? Biz de büyük ülkeyiz bize bir şey olmaz. Kimsenin gücü yetmez.

 

Güçleri yettiği zaman da bu millet nasıl olsa bir Atatürk daha çıkarır.


15 Aralık 2014 Pazartesi 13:26
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

İmamoğlu'nu ilk kutlayan SP adayı oldu

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı'nın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu ziyareti ilginç anlara sahne oldu.

Her evde üniversiteli bir işsiz var

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, tarım dışı işsizliğin yüzde 16 olduğunu, her 4 gençten birinin

'Örgütten kurtarın, imam peşini bırakmıyor'

Üsteğmen oğlunun 15 Temmuz sonrası örgütten ayrılmak istediğini, ancak sorumlu imamın peşini

Hafıza 15 Temmuz Müzesi açıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hafıza 15 Temmuz’un açılış töreninde yaptığı konuşmada, “15 Temmuz, demokrasi

TİP'den 15 Temmuz'a karşı 4 madde

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM Genel Kurulu'nda düzenlenen 15 Temmuz Özel Oturumu'nda yaptığı konuşmada

88 bin kapasiteli 137 cezaevi yolda

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, cezaevlerine ilişkin yaptığı CİMER

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL