23 Haziran 2018 Cumartesi

EGO

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com










Merhaba sevgili okuyucular

Bu gün şu bir türlü pençesinde kurtulamadığımız ‘’Ego’’ bir başka ifadeyle insandaki benlik

duygusundan bahsetmek istiyorum. Ego, Freud'un sözüyle ‘’ şahlanmış bir at üzerindeki şovalye

gibidir. İd (Alt bilinç) ile süper egonun isteklerini uzlaştırmaya çalışan hakemdir.’’

İd, ego ve süper ego insan zihninin katmanlarıdır. Bu katmanlar birlikte yer almalarına karşın farklı

düzlemlerde fonksiyon görürler.

İd, zevk temelli bir istekler ve aşırı ısrarcı temel enerjinin çıkış noktasıdır. Temel ve en ilkel

benliktir. Ana kaynağı cinsellik, açlık gibi ihtiyaçların en bencilce doyurulmasıdır

Ego ise id’in bu isteklerini gerçeklikle karşılayan kısımdır. Çeşitli savunma mekanizmaları ile id’i

dengeler. İd ve süper ego arasında dengeleyici unsurdur. Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak

ve id’in bazı isteklerine izin vermektir. Freud ileriki yıllarda gerçekliği test etmek, savunma, bilgi

sentezi ve zekâ fonksiyonları ile hafızayı bu merkeze bağlamıştır

Süper ego, baba figürünün ve kültürel adetlerin içselleştirilmiş bir sembolüdür. İd’in ihtiyaç ve

talepleriyle çatışma halindedir. Id ‘e karşı saldırgandır. Tabuları ayakta tutar. Oidipus

kompleksinin çözümü için baba figürünün içselleştirilmesidir.

Sigmund Freud, 1930'larda insan bilincinin oluşum süreçleri üzerinde çok ciddi toplumsal ve

ruhbilimsel araştırmalara imza attı. İnsanı toplumsal gelişim teorisi ekseninde ele alan Freud

bilinci id, ego ve süper ego olarak üç ayrı ruhsal kategoriye ayırır. Buradan yola çıkarak insanın

toplum içerisindeki sosyal durumu analiz edilmektedir. Birinci Dünya Savaşı'nın beraberinde

getirdiği yıkım ve binlerce insanın ortadan kaldırılması sonucu, ciddi anlamda vicdan olgusunu

sorgulamaya giden Freud, bu üç aşama ile insanın karar ve yargı sistemini çözmeye çalışmıştır.

İnsanların bir anda nasıl bu üç aşamayı taşıdıkları ve nasıl duygularının kurbanı olabildiklerini

yaşayarak gören Freud, buna yüz yıldır tartışılıp çürütülemeyen tezleri ile açıklık getirmeye

çalışmıştır.

"İd", içimizdeki doyumsuz hayvandır. Kendisini yalnızca ihtiyaçlara göre ayarlayan, eleştiri kabul

etmeyen, güdüsel, durdurulamayan yanımızdır. Buna verilebilecek en iyi örnek cinsellik,

saldırganlık, açlık, kin vb. Bu yönü ağır basan birey vicdan olgusundan yoksundur. Bilincin orta

aşaması olarak da, Freud'un izah ettiği Benlik (Ego), doğa ya da çevre ile id arasında bir denge

unsurudur. Çevrede ya da doğada bulunan maddelerin uygunluğunu yine tarafsız bir zeminde

kontrol eder ve bu nesnelerin uygun olup olmadığını belirler. Aynı zamanda eleştiri yapan bölüm

olup, güdüleri durdurma ile ilgilenir. Örneğin alt bilinç olarak izah edilen id acıktığı zaman hemen

bir şeyler bulup yemeyi amaçlar. Ancak benlik (ego) bunun daha uygun bir zamanda olması veya

olmaması gerektiğini hatırlatıp onu dizginler. Üst benlik (süper ego) kural ve değerler bütünlüğü

içinde insana yön veren bölümdür. Bu bölüme vicdan da denilebilir. Bu bölüm daha çok emir ve

yasaklara göre bir yol belirler. İyi ya da kötüyü birbirinden ayırmaya başladığımız süreçlerde

gelişir ve olgunlaşır. Zamanla aile, anne ve baba, çevre, okul, din, geleneklerden öğrendiklerimiz

içselleştirilir ve bizim değer ve kurallar bütünlüğümüzün oluşmasına yardım eder. Bu açıdan bu üç

temel bilinç şekillenmesinin belli düzeylerde bizlerde yetersiz olması gerçekten iyi olmaz. İnsan,

düşünen bir yaratık ve zararı önceden hesaplayabilecek; sonradan öğrenebilecek bir yapıya

sahiptir. Kimi bunun Tanrıdan geldiğini düşünür, kimi de Freud gibi Evrim Kuramı şeklinde izah

eder. İkisinde de ortak olgu vicdandır.


Freud'a göre id, kişinin ilkel benliğidir. Haz’ın doyumu ilkesine göre çalışır. Hiçbir sosyal kuralı

önemsemeyen idin tek istediği, isteğinin anında yerine getirilmesidir. İdi baskın olarak bebeklerde

görebiliriz. İd için aynı zamanda kişiliğin çocuksu tarafı da denilebilir. Kişilik gelişimi dönemlere

ayıran eğitim bilimciler id'in, bu dönemlerin en alt basamağında yer aldığını söyleseler de, kişisel

gelişim basamaklarının herhangi birisinde sorun yaşayan bir bireyde id'lere çok sık rastlanabilir.

Bir bireyde İd'i dengelemek için ego (Kişilik Savunma Mekanizması) devreye girer.

Evet, sevgili okuyucular

Konu hakkındaki uzman bilim adamlarının görüşü böyle ama bir de kendi iç dünyamızda

yaşadığımız, bir türlü frenleyemediğimiz, yine bir türlü emrinden çıkamadığımız benlik duygusu.

Görüldüğü üzere, bu benlik duygusu tarafından yönetilmekteyiz. İnsanlar zaman zaman bu alt

bilince müdahale etmeye kalksa da bir noktadan öteye geçmeyi başaramıyor. Ki, bu noktadan

sonra da insanlar çoğu zaman öfkelerine kapılarak telafisi güç durumlara düşebiliyor.

Bu nedenle, her ne olursa olsun egomuzun sonsuz bir şekilde bizi yönetmesine engel olmalı,

aklımızın devreye girmesi için çaba sarf etmeliyiz. Aksi takdirde egomuz bizi her iki dünyada da

bedbaht edebilir.

Öte yandan, asli mesleğimiz gereği çoğu zaman karşılaştığımız öyle durumlar var ki, bu benlik

duygusunun insanları ne hale düşürdüğünü üzüntüyle izleyip çaresiz kalıyoruz. Bu bakımdan

hiçbir şeyin aklımızın önüne geçmesine, bizi zafiyete düşürmesine asla müsaade etmemeliyiz.


Not: Sevgili okuyucular, 8 Aralık 2013 tarihinden itibaren 20 Aralık 2013 tarihine kadar izin

kullanacağımdan, yazılarıma bu tarihe kadar izninizle ara vermek zorundayım. 21 Aralık 2013

günü buluşmak dileğiyle.

 


04 Aralık 2013 Çarşamba 15:20
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Bir seçim dönemi böyle geçti

Yarın cumhurbaşkanını ve parlamentoda görev yapacak milletvekillerini seçecek olan vatandaş meydanlara çıkan

'... ittifakı' kazanırsa dolar yükselecek

Son 15 yılda Türkiye’ye yaklaşık 650 milyar dolar para getiren yabancı sermayenin önde gelen bankaları Pazar

İktisatçı rakamlarla Erdoğan'ı yalanladı

İktisatçı Mustafa Sönmez, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP iktidarı öncesinde Türkiye’de

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL