TSK Mehmetçik Vakfı

16 Ağustos 2018 Perşembe

Devlet Denince Hep Vergi Geldi Aklıma Jandarma Denince Kırbaç

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com










Merhaba Sevgili okuyucular


Otuz iki yıllık değerli dostluğuyla gurur duyduğum, ağabeyim, asker arkadaşım ve şiirin

duayenlerinden Sayın Yavuz Bülent Bakiler ağabeyimin şiirlerini okumak, manalarını çözmek hele

hele de şiirlerini kendi sesinden dinlemenin zevkini yaşamak, ancak bizatihi yaşamakla

oluyormuş. Ben deniz birkaç defa bu bahtiyarlığa erişenlerdenim.

Malumunuz olduğu üzere, ben de şiir yazdığımı zannederek, şiir diye kaleme aldıklarımı

www.antoloji.com/erdal-koca/ adresinde yayınladığım gibi birçoğunu da

www.ulkucuhaber.com/siir-kosesi adresinde bulmanız mümkün.

Şiir yazmamda değerli dostum ve ağabeyim Sayın Yavuz Bülent Bakiler ’e olan hayranlığımın

payı büyüktür.

Değerli dostum ve ağabeyimin ‘’Anadolu’’ isimli şiiri;

Ben Anadolu’yum...


Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç...

Şükrederek, kalktığım sofralarımda

Ya soğan ekmek olur yahut bulamaç.

Hastalarım ölüm yataklarında

Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç.

Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum,

Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç...

Devlet denince hep vergi geldi aklıma

Jandarma deyince kırbaç...

En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti

Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç.

Gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında

Ne tak-ı zaferler istedim, ne taç...

Savaşta çiğnetmedim hilâli düşmanlara

Barışta düştü üstüme gölge gölge haç...

Yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hâlâ

Alın terine muhtaç...

Ben Anadolu’yum, acılı, mahzun;

Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç...

Saygı değer okuyucularım, ne kadar mükemmel bir ifade tarzı, ne kadar mükemmel bir şiir değil

mi?

Neden mi yazdım?

Bildiğim kadarıyla 23 Nisan 1936 doğumlu olan değerli dostum, bu şiirinin bir mısrasın da ‘’ Devlet

denince hep vergi geldi aklıma/Jandarma deyince kırbaç...’’ diyor.

Yazdığı yıllara göre elbet teki haklıdır. Zira o dönemlerde Jandarmanın gücü, iktidar tarafından

hangi amaçlar doğrultusunda görevlendirildiği de dikkate alınırsa haklılığı da kendiliğinden ortaya

çıkmış oluyor.

Evet, sevgili okuyucular

Bu satırları Sayın E. Oramiral Nusret Güner beyin twitter hesabında emekliliği ile ilgili paylaştığı

konuları okuyunca yazmak istedim.

Buradan da açıkça görülmektedir ki, iktidarlar zaman zaman askeri kendi emelleri doğrultusunda

yönlendirmektedir. Kimi zaman başarılı olmuşlarsa da çoğu zaman da olamamışlardır.

Günümüzde ise bu durum, tarih boyunca olmadığı kadar açık, aleni ve hatta askeri adeta bir

Devlet Memuru gibi yönlendirmeler, askerleri yani generalleri vasıfsız bir memur gibi sudan

sebeplerle yargılamalar, bununla birlikte mensup oldukları camiayı Türk Milleti nezdinde adeta bir

suç örgütü gibi lanse ederek gözden düşürülmesi. Bunların olağan kabul edilmesi cehaletten öte

ihanettir.

Bu konuda Sayın Nusret Güner beyi takdir ve tebrik etmemek mümkün değil. Anlattıklarını

sayfada yazmaya kalksak bize ayrılan sütuna sığmaz. Lakin bu açıklamaları birçok gazetede

görmeniz ve okumanız mümkündür.


Gelelim Sayın Yavuz Bülent Bakiler Beyin ‘’Anadolu’’ şiirine. Bu şiirde, yukarıda bahsetmiş

olduğum satırların mana itibariyle artık tersine döndüğünü sanırım Yavuz abi de kabul edecektir.

Saygıdeğer okuyucular

Hatırlarsınız daha düne kadar SSCB olarak bilinen Rusya, hep Kızılordusu ile övünmüştür. ABD,

Çin, İngiltere ve birçok güçlü devlet de ordusuyla övünmüyor mu?

Zaten devletler ordusuyla, ekonomisiyle övünmeyecekse nesi ile övünecek. Demokrasi demeyin.

Zira demokrasi, dünyanın hiçbir ülkesinde kuvvetler ayrılığı prensibini görmezden gelerek,

kurumların görevlerini üstlenmez, kendisini halkının üzerinde görmez ve adil olur. Bizde ise

maşallah her herkesin görevini kabine üstlenmiş olup, kurumların görev yönünden hiçbir işlerliği

kalmamıştır. Vekâleten yönetilmeleri de sembolik olduklarını zaten gösteriyor. Kanunlar delik

deşik, yönetmeliklerdeki değişikleri ise takip etmenin hemen hemen imkânı yok. Arkasından

yetişilmiyor. Bu manada memur ve diğer uygulayıcılar da mustarip. ‘’Genelgeleri’’, genelgelerle

birlikte ‘’e-posta’’ ya da ‘’iç emirler’’ i ne siz söyleyin ne de biz. Her dönemde değişmez kural

olduğu gibi ‘’Ben böyle istiyorum’’ mantığı.

Ne diyelim. Ah şu şarkıların gözü kör olsun.
 


11 Kasım 2013 Pazartesi 09:46
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

CHP'den Başköylü kadınlara destek

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Ölürüz de jeotermal kuyu

Türkiye kendini yiyen ülke haline getirildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal düzenlediği basın toplantısında "Türkiye, kendi kendine yeten 7

MHP aşıya karşı çıkan ailelere hapis istedi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, genişletilmiş

FETÖ gitti İskender Paşa cemaati geldi

Son dönemde FETÖ’nün tasfiye edilmesinin ardından yargıda yeni tarikat ve cemaatlerin yapılandığı

Hiçbirimiz trafik meselesinde efsunlu değiliz

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 2018 Yılı 3.Dönem Mezuniyet Töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

AKP seçmeni de imam hatip karşıtı

Nakil döneminin sonuçları, AKP’nin yüksek oy aldığı illerde de imam hatiplerin tercih edilmediğini ortaya

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL