TSK Mehmetçik Vakfı

21 Ekim 2018 Pazar

Demokrasi, Azınlıkların Bağımsızlığı mı?

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com
















Saygıdeğer Dostlar


Her ne kadar televizyonlar göstermese, gazeteler yazmasa da Ülkemizin doğu ve

güneydoğusunda sürekli bir hareketlilik mevcut olup, bu duruma müdahale de söz konusu

değildir. Zira askerin sessiz sedasız çekilmesiyle birlikte polis de akşam saatlerinden sonra

hemen hemen hiçbir olaya müdahalede bulunmamaktadır.


Yerel seçimlerde iktidarın elde etmiş olduğu en azından yenilgi sayılmayacak başarısı elini

kuvvetlendirmiş, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar durumu idare edecek ortam hazırlamıştır.

Ancak, bu arada terör örgütü de kendisini unutturmak istemiyor ve taleplerinin karşılanmaması

halinde nefesimiz ensenizde demek istiyor. Bunun için de zaman zaman ses getirecek eylemlere

başvuruyor. Yukarıda da ifade edildiği üzere, artık kanıksadığımız türden eylemleri zaten ne

görüyor ne duyuyoruz.


Bu arada iç ve dış güvenlik tehditlerinin ağırlaşması, iç çatışma ortamına zemin hazırlamayı

amaçlayan etnik tahriklerin tırmanması ve başta siyasilerimiz olmak üzere halkımızın gaflet

sınırlarını aşan zillet ve utanç siyasetinin Türkiye’yi çok ağır bir krizin eşiğine getirdiğini ne yazık ki

görmek istemiyoruz.


Görünen o ki, önümüzdeki bu zor dönemde dört ana kriz dinamiği aynı zaman diliminde

buluşacak ve Türkiye bunların toplu ve çoğalan tahribatının etkisi altında kalacaktır.


Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde her hangi bir iç meseleyle karşılaşmamak adına terör

örgütünün nerdeyse her eylemini görmemezlikten gelmek.


Seçim sonrasında taleplerinin karşılanmaması ihtimaline karşı terör örgütünün kanlı saldırı için

pusuda beklemesi ve etnik tahrik kampanyalarının kampanyalarının artarak devam etmesi ve çok

tehlikeli bir noktaya ulaşılmış olması.


Kuzey Irak’tan kaynaklanan güvenlik tehditlerinin yeni boyutlar kazanması, Türkiye’nin önündeki

üçüncü risk unsurudur.



Saygıdeğer Dostlar


Gelinen noktada "Türkiye’nin önünde çok ciddi bir terör ve siyasi bölücülük gündemi bulunduğu,

Türkiye’de maalesef, Kuzey Irak modeline özenen Şeyh Sait bozuntularının türediği, Türk

vatandaşı olan ve Türk kanunlarına göre kamu görevi yapan özerlik iddiasında bulunan bölgedeki

insanlarımızın da bunlara ayak uydurmak zorunda oldukları da bir gerçek.


Öte yandan, "Barzani’nin tehditlerinin, Türkiye’ye savaş ilanı ile eş anlamda" olduğunu anlamak

için kâhin olmaya gerek yoktur. Dahası, Türkiye’nin milli değerlerinin aşağılanmasını

demokratlığın bir gereği saymak, gafletten öte ihanettir.


Bu nedenledir ki, bu yıl kutlanan Nevruz, PKK’nın eylem takviminde önemli bir tarihtir. Zira PKK,

önümüzdeki yıl (2015) teki Nevruz’un, Abdullah Öcalan ile birlikte kutlanacağına dair BDP ve

yöneticilerinin açıklamaları kabul edilebilir türden değildir. Lakin bunun da kanıksanmış olması

esef verici bir durumdur.


Son olarak PKK nın iki uzman çavuşumuzu kaçırmış olması ve bu durumun ses getirmemesi

doğrusu şaşılacak bir durum. Millet tarafından adeta sıradan bir olay olarak algılanmış, yeteri

kadar tepki gösterilmemiştir. Hâl böyle olunca insanımız askerlikten ve polislikten soğumaya

başlamış ve bu durum, güvenlik zafiyetine doğru gitmektedir.


Bir zamanlar iki kelime Kürtçe yüzünde yıllarca hapis yatanlar kahraman olmuş, bırakın artık

Kürtçe konuşmayı, anadil olsun diye T.C. ni dize getirmeye çalışıyorlar. Bundan önemlisi

sırasıyla: Özerklik ve bağımsızlık da artık yüksek sesle dillendiriliyor.


Sonuç olarak, Barzani’nin Bağdat yönetimine çektiği resti unutmayalım. Arkasındaki gerçek ne ola

ki.
 

web: http://erdalkoca.com


28 Nisan 2014 Pazartesi 15:12
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL