TSK Mehmetçik Vakfı

14 Ağustos 2018 Salı

CAİZE

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

                                                                   



                                         CAİZE





Merhaba sevgili dostlar.

Hani bizde bir söz var; Almadan vermek Allah’a mahsus.

Gerçekten de öyle. Günümüzde hiçbir şey bedelsiz yada karşılıksız yapılmıyor. Bu da bazı 

ananevi hassasiyetlerimizin yavaş yavaş kaybolduğunu gösteriyor.

Bir başka ifadeyle, herkes almaya endekslenmiş, paylaşım diye bir şey kalmamış, vermek

kimsenin aklına gelmiyor.

Hani iki cihan severi Peygamber efendimizin [SAV] ‘’Veren el alan elden daha hayırlıdır’’ 

hadisi şerifi bu kadar sarih iken, neden vermeyi kimse düşünmüyor?

Bunun başlıca sebeplerinden birisi bence insanımızın sürekli fakirleşmesidir. Bunun inançla 

din ile iman ile alakası yoktur. Çoluğunu çocuğunu geçindirmekten zorlanan insanlarımızın 

paylaşacak nesi var ki.     

Bu nedenle, zamanımız, Peygamber efendimizin zamanı olmadığı gibi insanlarımızı da 

sahabe yerine koymak büyük haksızlık olur.

Tabi ki, bir şeyi paylaşacağınız kişi ile aranızda bir bağ, bir değer, bir payda olmalıdır değil 

mi?

Ha öyle zamanlar olur ki, hiç tanımadığınız,bilmediğiniz kişilerle tarladaki, çayırdaki 

azığınızı paylaşabilirsiniz. Zaten bu bizim Milletimizin hasletleri arasındadır. Lakin zaman 

çok değişti; Artık her şeyin bir bedeli var. Bir verebilmek için mutlaka iki almak gerekiyor.

Bunu tarihi bir kıssa ile örneklendirmek gerekirse;

- Şair Ebu Dellame ile Halife Mehdi arasında şöyle bir vakıa geçmiştir; Ebu Deleme, Abbasi 

hükümdarlarına bir kaside takdim eder. Halife, kasideyi pek beğenir;

- Sana bu kaside için ne caize vereyim?

- Eefendimiz; ben deniz bir av köpeği isterim.

- Bu kadar güzel bir kasidenin caizesi bir av köpeği olur mu?

- Efendim kulunuz böyle istiyor.

- Halife Mehdi şaşar ama şairi de kırmak istemez;

- Peki istediğin gibi sana bir av köpeği versinler

- Fakat efendim ben ava ne ile gideceğim?

- Hakkın var, bir de at versinler.

- Ata nasıl bineceğim?

- Doğru, güzel bir eğer takımı da versinler.

- Efendimiz ata kim bakacak?

- Haklısın, bir de köle versinler.

- Fakat efendim, ben atı nerede barındıracağım?

- Bir de ahır versinler.

- Köleyi nerede yatıracağım?

- Bir de ev versinler.

- Bu kadar halkı ne ile doyuracağım?

- Bin altın da harçlık versinler.

- Efendim….

- Halife Mehdi şairin sözünü kesmiş; 

- Eğer masrafı idare etmeye bir kethüda, hesapları tutmaya da bir katip istersen köpeği geri 

alırım ha….

Şimdi ramazanlarda halkımız arasında zaman zaman bu yardımlaşmanın örneğini görsek de, 

bazı belediyelerin yandaşlarına ramazanda isim isim özel Ramazan kolisi göndermesi yine 

ikicilik duygularımızı kabartmaktadır. 

Bu husus, sosyal devletin temel kuralı olmakla birlikte, adeta lütuf gibi verilerek halkımız

 bir nevi köleliğe alıştırılmaktadır.

Daha nice ramazanlara ve bayramlara hep birlikte kavuşmayı diliyor, Türk Milletinin,Ümmeti 

Muhammed’in sağlık ve selameti için dua edip, duanızı bekliyorum.
 


01 Ağustos 2013 Perşembe 15:20
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Türkiye üreten bir ülke olmalı

Demokrat Parti Genel Başkanı ve Afyonkarahisar Milletvekili Gültekin Uysal, Mecliste düzenlediği basın

Merkez’den krize 3 başlıkta 14 önlem

Sıcak paraya bağımlı kırılgan mali payı yüzünden, dış basında ülkemiz aleyhine yapılan haber akışı

CHP kriz masasında kenetlendi

CHP MYK, geçen hafta yapılan değişimin ardından ilk kez toplandı.

İşte size aile boyu üniversite

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi için açılan kadro sınavını öğretim üyelerinin eş ve çocukları kazandı.

'Milliyetçi' partinin parası dövizde çıktı

İktidarın "yerli ve milli" söyleminin de ortağı olan MHP'nin, bugüne kadar Hazine'den aldığı yardımları

Kurdaki artış Ayşe Teyze’yi de vuruyor

Türk Lirası dolar karşısında sürekli değer kaybederken, her alanda artırılan ithal bağımlılığı, döviz

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL