TSK Mehmetçik Vakfı

21 Ekim 2018 Pazar

Biz de Devlettik

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

 

Saygıdeğer Okuyucular

Arşivimi araştırmadım ve bu konuda yazıp, yazmadığımı bilmiyorum. Eminim ki siz de geçmişimi bilmiyorsunuzdur. 10 Aralık 1980 de memur oldum ve tam otuz dört yıl devlet memurluğu yaparak devlete hizmet ettim. 12 Eylül ihtilalinden sonra memur olan ve çalıştığı kurumun en genci olanlardanım.

O yıllarda yirmili yaşlardaydım. Devlet kapısından içeriye giren herkes ama herkes, genci, yaşlısı ceketini ilikler, varsa şapkasını göğsüne koyar ve devlet memuruna ‘’Efendim’’ diye hitap ederdi. Ben utanmakla birlikte saygının şahsıma değil, insanların devlete olan, makama olan saygısından olduğunu bilmeme rağmen yine de utanırdım.

Düşünün, babanız ya da dediniz yaşındaki biri size efendim diye hitap ediyor! Devlete olan saygıya bakar mısınız?

Bu durum, Özal’ın ikinci dönem iktidarı ile değişmeye başladı. Cumhurbaşkanı olarak ve devletin en yüce kurumu (TSK) nu şortla teftiş etmesi, benim memurum işini bilir ve ben zengini severim demesi bu algıyı tamamen değiştirdi.

Son zamanlarda her grup insanın devlete ve onun temsilcisi memura karşı saygısı kalmadığından, başında şapka, bacağında kapri ve acayip bir kıyafetle karşınıza dikilip, kanun ve yasaları tanımadan benim isteğimi yerine getireceksiniz diyor. Hele de bir partide dayısı varsa burnundan kıl aldırmıyor.

Gayet tabidir ki hiç kimsenin hakkını aramasına sözümüz yok ve her memur biliyor ki kişinin talebi haklı ve hakkı ise araması normaldir ve yapılması gerekir. Lakin iktidarın memur halkımızın emrindedir dememiş olması sanki yasaların hepsinin vatandaş lehine işlediği anlamına getirilmiştir. Oysaki memur, hem ekmek yediği devletin ve hem de o devlete vergi ödeyen, prim ödeyen ve elektriği kaçak kullanmayanların herkesin hakkını eşit olarak, kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde korumakla yükümlüdür.

Ama maalesef, anlayış değişik olduğu için hiç de böyle düşünülmemektedir. Dahası, her yüksekokul mezunu adeta eskilerin ortaokul bilgisine sahip olduğundan, bu anlayış yıkılamıyor. Benim de henüz okumakta olduğum ‘’Açık Öğretim’’ diye bir okul var ki evlere şenlik. Buradan mezun olanlardan hiç biri ünlem işaretlerinin nereye konması gerektiğini bilmez, hiç kimse bir dilekçe dahi yazamaz, yazsa da meramını tam olarak ifade edemez.

Saygıdeğer Okuyucular

Elbette ki, Ülkemizde okuryazar oranı ile yüksek tahsil yapmışların oranının yüksek olması güzel bir şey. Lakin bu güzellik, sokakların boş üniversite mezunlarıyla dolu olduğu anlamına gelir. Tabiri caizse hepsi kaldırım mühendisi…

Sözümüzün özüne dönecek olursak, baştaki ekâbirlerine kanun ve yasa tanımaması yeni nesillere de örnek olmuş ve devlet kavramının içi boşaltılmıştır. İnsanların kişisel özgürlüğünün yanında ekonomik özgürlüğünü de kazanması bir şeyler ifade eder. Yoksa on sekiz yaşını doldurduğu halde ekonomik olarak ailesine bağımlı yaşamasının hiçbir anlamı yoktur.

Yine de her siyasi şiirimde yazmış olduğum gibi: Devlet bizim devlet, küsülmüyor ki!

 

 


16 Mart 2015 Pazartesi 08:48
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL