23 Haziran 2018 Cumartesi

Bir Memleket İsterim

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

 

Şiir dünyamızın üstatlarından Cahit Sıtkı TARANCI ‘’Memleket İsterim’’ başlıklı şiirinde böyle diyor: gök mavi, dal yeşil, tarla sarı, kuşların, çiçeklerin diyarı, ne başta dert, ne gönülde hasret ve en önemlisi kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Biz vaz geçtik zenginin fakirliğin farkından, herkesin kış günü evi ve barkından. Tek istediğimiz sadece insanların özgürce yaşayabileceği BİR VATANI OLSUN. Yalnızca bir vatanı!

 

Bilindiği üzere Sayın Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910 Diyarbakır doğumludur ve hem de Suriçi Mahallesinden. Ömrü maalesef çok uzun sürmemiş olup, 1954 yılında geçirdiği felç hastalığı sununda 1956 yılında 46 yaşındayken tedavi görmek üzere gittiği Viyana’da hayata veda etmiştir. Bu kadar genç vefat etmişken ölümsüz eserler bırakmıştır ki bunlardan bir tanesi de ‘’Otuz Beş Yaş’’ şiiridir. Aslında soyadları PİRİNÇCİOĞLU iken, soyadı kanunu çıktığında babası merhum Bekir Sıtkı Bey çiftçi anlamına gelen ‘’TARANCI’’ soyadını almıştır.

 

Yazımızdaki amaç,

 

2.Ekim.1910 yılında, Diyarbakır'da, Suriçi Cami Kebir Mahallesi 3 nolu evde dünyaya gelen bir milli şairin, vatan ve millet sevdasıyla bu gün aynı bölgede yaşan, Türk Milletinin bin yıllık kardeşi olan, tarihte devlet olma şansını yakalayamamış ve Türklük içerisinde erimiş gitmiş olan, aynı bölge halkının vatan anlayış ve sevgisini kıyaslamak içindir.

Şimdi asla Kürt olmayan, Kürt soyundan gelmeyen ve kusura bakmayın Ermeni olduğu iddia edilen ve kuvvetle muhtemel olan APO diye bir bozmanın, bir kırmanın dizlerinin dibine çökerek aman dilemek, ondan yardım ve medet beklemek asla ve kat ’a bir Türk kanı taşıyan birisine yakışmaz ve diz çöken de Türk olamaz, olsa da Türk Milletini temsil edemez, temsil ettikleri de Türk olamaz.

 

Bakınız Sayın hükümet sözcüsü itiraf eder gibine diyor:

KCK, Öcalan üzerinden yapılan görüşmeleri bir oyalama taktiği olarak görüyor ve bizzat masada olmak istiyor. Yani aracı istemiyor. Bu arada hükümet sözcüsünün, dün Bakanlar Kurulu sonrasında yaptığı açıklamada önlerine gelen 10 maddelik paketin ilk halinin kesinlikle kabul edilemeyecek unsurlar içerdiğini açık bir şekilde ifade etti.

Öte yandan KCK, Öcalan tarafından açıklanan 10 maddelik mutabakat metnini çok genel ve muğlak buluyor. Maddelerin çok açık olmasını istiyor. KCK, PKK’nın silah bırakmasını istemiyor, Öcalan ise buna sıcak bakıyor. Yani KCK, Öcalan’ın 10 maddesine karşı kendi 10 maddesini öne sürüyor. İşte, istihbarat bilgi notlarına göre KCK’nın Oslo’dan beri masada tuttuğu 10 madde :

 

 

 

1- Sekreterya: Öcalan’ın cezaevinde rahat çalışması için 6 kişilik sekretarya oluşmalı. KCK bu yapı içinde mutlaka yer almalı. Bütün aracılar ortadan kalkmalı, doğrudan temas başlamalı...
2- Üçüncü göz: Üçüncü bir göz devreye girmeli. Her şey kayıt altına alınmalı...
3- Silah bırakma: Süreç başarılı olsa da hiçbir şekilde silah bırakma olmayacak. PKK sadece silah kullanmayacağını deklare edecek...
4- Terör örgütü tanımı PKK, kademeli olarak terör örgütü listesinden çıkarılmalı...
5- Öcalan serbest kalmalı: Tutsak olan Öcalan özgür karar alamaz. Öcalan’ın özgürlüğü konusunda net bir tarih verilmeli. Bunun için önce ev hapsi, daha sonra da serbest kalma makul bir seçenek. Bu süreç bir yılı aşmamalı...
6- PKK ya siyaset yolu Öncelikli olarak silahlı çatışmaya girmemiş bütün PKK’lıların davaları düşürülmeli. Avrupa’daki unsurlara siyaset yolu açılmalı. İkinci aşamada Kandil’dekiler Türkiye’ye dönebilmeli. Genel af ilan edilmeli...
7- Özerklik Yerel yönetimler yasası değiştirilmeli. İkinci aşamada özerlik adımında 12 kantondan oluşacak fiili bir yapı oluşmalı. Atanacak bölge valisi KCK tarafından belirlenmeli...
8- Polis asker çekilmeli Bölgedeki yerel unsurlar kendi öz savunma güçlerini oluşturulmalı. Bunlara maaş ödenmeli. Kademeli olarak önce polis ve sonra asker bölgeden çekilmeli...
9- Baraj yapımı durmalı Bölgede yeni sınır kapıları açılmalı. Sınır ticareti esnetilmeli. Kamu kurumları ile bunlara bağlı şirketlerle belirlenen isimler görev almalı. Baraj yapımı durdurulmalı...
10- Araç plakaları değişmeli: Bölgedeki PKK flama, afiş ve posterlerine kesinlikle müdahale edilmemeli. Araç plakaları da değişmeli...

Saygıdeğer Okurlar

Dayatılan şartlara lütfen bir bakın: Diyarbakır’ın adını Amed koyarsan, Devlet başkanı gibi sekreterya oluşturursan, Devlete karşı silah bırakmazsan, PKK yı terör listesinden çıkarırsan, Öcalan’ı serbest bırakır ve siyaset yolunu açarsan, özerlik verirsen, bölgede Türk asker ve polisini çekersen, baraj yapımlarını durdurur da araç plakalarını Kürtçe olarak değiştirirsen ve de en önemlisi atamaları onlar yaparsa bu BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN OLMAZ MI?

Adeta bir devlet başkanı ve uluslararası sözleşme gibi hazırlanmış, terör örgütü PKK nın çocuk katili lideri tarafından Türk Hükümetine dayatılan ve adeta bağımsızlık olan şartların kabulü… O toprakların alınış bedeliyle geri verilebilir. O da terör örgütü olamaz ve önünde diz çökülemez.

Bunları kabul eden Türk olamaz, sineye çeken Türk olamaz, bebek katilini ve otuz bine yakın Mehmetçiğin veya insanımızın kanına giren terör örgütünün cani liderini affeden, bağımsızlık veren ve buna razı olan Türk olamaz.

Türk Milleti necip bir millettir. Gerekirse her zaman mücadelesini verir ve verecektir. Bunlara da pabuç bırakmayacaktır. Razı olan Türk olamaz olamaz…

Değerli okuyucular

Eminim ki yukarıdaki satırları okuyunca bize hak vereceksiniz… Daha da önemlisi bizimle aynı görüşte olduğunuzu umuyor veya tahmin ediyoruz. Eğer bu şartlara boyun büküp de her şeye ve hatta kadere razı oluyorsanız Türk değilsiniz demektir.

Amerika’ da Anglo Saksonların sayısı sanırım nüfusunun yüzde biridir. Ama orada yaşayan diğer milletlerin hiç birisi kurucu kültüre, ana dile ve müfredata karşı gelemez, geleni de yaşatmazlar, hemen sınır dışı ederler.

 

İnsan hakları ve demokrasi gereği, herkes ananesini yaşayabilir, anadilini konuşabilir, şarkı, türkü söyleyebilir. Lakin yukarıdaki on maddeyi asla gündeme getiremez. Bunun adı ayrılıktır, bağımsızlıktır. Kendimizi kandırmayalım. Türk milleti pes etmez. Ver kurtul mantığı olmaz. Kıbrıs’ı ver, doğu ve güneydoğuyu ver. Yarın da kuzeyi, güneyi ve batıyı isteyecekler. Türk Milleti nerde!...

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.


03 Mart 2015 Salı 09:52
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Bir seçim dönemi böyle geçti

Yarın cumhurbaşkanını ve parlamentoda görev yapacak milletvekillerini seçecek olan vatandaş meydanlara çıkan

'... ittifakı' kazanırsa dolar yükselecek

Son 15 yılda Türkiye’ye yaklaşık 650 milyar dolar para getiren yabancı sermayenin önde gelen bankaları Pazar

İktisatçı rakamlarla Erdoğan'ı yalanladı

İktisatçı Mustafa Sönmez, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP iktidarı öncesinde Türkiye’de

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL