TSK Mehmetçik Vakfı

16 Ağustos 2018 Perşembe

Ağa Kızı Gülizar

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

 













Genç çoban sürüsünü öğlen üstü yatağa, vurmuş sürü yatmakta yaslanmış

bir kavağa, elinde de kavalı sesi karşıki dağa, bir kara bulut gibi çarpıp geri

dönmekte


birlikte büyümüştü çoban ile Gülizar, çoban çok seviyor evlilik hayali kurar,

ve lakin ortada çok büyük bir sorun var, sorunu düşündükçe umutları

sönmekte


Gülizar zengin biri üstelik ağa kızı, bunları düşündükçe içine düşer sızı, gece

olmuş fark etmez ne ayı ne yıldızı, damla damla gözyaşı yanağında inmekte


Gülizar çok alımlı yanağında çifte ben, çobana bir söz vermiş hem de daha

küçükken, o da ona aldanmış ağa kızı demeden, sanki dersin bir çıra için için

yanmakta


Bir gün köyün ağası kızım okusun diye, Gülizar’ı gönderdi Ankara’da liseye,

garip çoban da ona çam sakızı hediye, etmek istedi ama bu hale uyanmakta


Gülizar gitti ancak bir daha da dönmedi, okulu bitirince bir zenginle evlendi,

çoban çıktı dağlara o da dağdan inmedi, ama merak ettiler bu nasıl

dayanmakta


meğerse çoban ölmüş kapalıydı bir eli, açınca baktılar ki Gülizar’ın mendili,

öbür elinde ise toplamış yaban gülü, güneş doğunca ölüp yağmurla

canlanmakta


toplandı bütün köylü bir mezar yapacaktı, baktılar ki çobanın hâlâ gözü açıktı,

kapatmak istediler bir tek damla yaş aktı, dediler ki bu çoban derinden

ağlamakta


nice zaman sonraydı Gülizar dönüp geldi, evlenmiş yaşlanmıştı o Gülizar

değildi, çoban öldü dediler şöyle hafif eğildi, gözlerine baktılar kızarmış

kanlanmakta


zaman fazla geçmeden Gülizar hastalandı, herkes bu hastalığı çok hafif bir

şey sandı, ve lakin Gülizar da ancak üç ay dayandı, bu aşkın hikayesi böylece

noktalandı



Saygıdeğer Dostlar


Yaşadığımız müspet veya menfi olaylara bakıyorum da yılanı deliğinden

çıkaran, her kapının anahtarı olan sevginin kıymetini bilmediğimizi

düşünüyorum. Zira son birkaç gün içerisinde hem bireysel olarak ve hem de

toplumsal olarak yaşadıklarımızın sevgi eksikliğinden kaynaklandığını

düşünüyorum.


Şu kubbede baki kalan hoş bir sedanın da hammaddesinin sevgi olduğunu

söylesek hata yapmış olur muyuz?

Tabi sevgi denince aklımıza ilk gelen karşı cinsten birisine delice âşık olmak

geliyor ise de sevmenin en derin tarifi de bu olsa gerek. Hâl böyle olmakla

birlikte bu kapsamın içerisine insan sevgisi, doğa sevgisi, şiir sevgisi kısaca

her tür sevginin girdiği de muhakkaktır.


Yazımıza girerken bu satırların yazarına ait ‘’Ağa Kızı Gülizar’’ şiirini düz

yazıya dökerek girdim.

Aşağıda bu şiirin dörtlükler halinde dizilişini de göreceksiniz. Sevgiyi tarif

etmeye çalıştım. Takdir sizlerin.

 


AĞA KIZI GÜLİZAR
 

Genç çoban sürüsünü öğlen üstü yatağa

vurmuş, sürü yatmakta, yaslanmış bir kavağa

elinde de kavalı sesi karşıki dağa

bir kara bulut gibi çarpıp geri dönmekte



birlikte büyümüştü çoban ile Gülizar

çoban çok seviyor evlilik hayali kurar

ve lakin ortada çok büyük bir sorun var

sorunu düşündükçe umutları sönmekte



Gülizar zengin biri üstelik ağa kızı

bunları düşündükçe içine düşer sızı

gece olmuş fark etmez ne ayı ne yıldızı

damla damla gözyaşı yanağında inmekte



Gülizar çok alımlı yanağında çifte ben

çobana bir söz vermiş hem de daha küçükken

o da ona aldanmış ağa kızı demeden

sanki dersin bir çıra için için yanmakta



bir gün köyün ağası kızım okusun diye

Gülizar’ı gönderdi Ankara’da liseye

garip çoban da ona çam sakızı hediye

etmek istedi ama bu hale uyanmakta



Gülizar gitti ancak bir daha da dönmedi

okulu bitirince bir zenginle evlendi

çoban çıktı dağlara o da dağdan inmedi

ama merak ettiler bu nasıl dayanmakta



meğerse çoban ölmüş kapalıydı bir eli

açınca baktılar ki Gülizar’ın mendili

öbür elinde ise toplamış yaban gülü

güneş doğunca ölüp yağmurla canlanmakta



toplandı bütün köylü bir mezar yapacaktı

baktılar ki çobanın hâlâ gözü açıktı

kapatmak istediler bir tek damla yaş aktı

dediler ki bu çoban derinden ağlamakta



nice zaman sonraydı Gülizar dönüp geldi

evlenmiş yaşlanmıştı o Gülizar değildi

çoban öldü dediler şöyle hafif eğildi

gözlerine baktılar kızarmış kanlanmakta



zaman fazla geçmeden Gülizar hastalandı

herkes bu hastalığı çok hafif bir şey sandı

ve lakin Gülizar da ancak üç ay dayandı

bu aşkın hikayesi böylece noktalandı

 

 

 


10 Şubat 2014 Pazartesi 11:31
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

CHP'den Başköylü kadınlara destek

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Ölürüz de jeotermal kuyu

Türkiye kendini yiyen ülke haline getirildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal düzenlediği basın toplantısında "Türkiye, kendi kendine yeten 7

MHP aşıya karşı çıkan ailelere hapis istedi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, genişletilmiş

FETÖ gitti İskender Paşa cemaati geldi

Son dönemde FETÖ’nün tasfiye edilmesinin ardından yargıda yeni tarikat ve cemaatlerin yapılandığı

Hiçbirimiz trafik meselesinde efsunlu değiliz

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 2018 Yılı 3.Dönem Mezuniyet Töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

AKP seçmeni de imam hatip karşıtı

Nakil döneminin sonuçları, AKP’nin yüksek oy aldığı illerde de imam hatiplerin tercih edilmediğini ortaya

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL