02 Temmuz 2020 Perşembe

Adım Adım Bağımsızlık

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com












Saygıdeğer dostlar

Çok yakın geçmişte Irak’ta olanlar hepimizin hafızasında tazeliğini koruyor. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ABD destekli ayaklanma sonucunda, Irak’ta Saddam rejimi sona ermiş, Saddam yakalanarak üç yüz kişiyi öldürdü gerekçesiyle idam edilmişti. Bundan sonrası daha da vahim olan gelişmeler, Saddam’ın heykellerine sağlam ip ya da çelik halat bağlanarak kaidelerinden indirilmiş ve devamında da iç ayaklanma başlamıştı.

Halen devam eden çatışmalarda sanırım ölenlerin günlük ortalaması on kişi civarındadır ve ne zaman biteceği de belli değil. Ayrıca ülke fiilen bölünmüş durumda. Kısaca bu ülke için söylemek istediklerimiz şunlardır: Bu ayaklanma sonrasında iç barış tamamen yok olmuş, Türkmenlere karşı bir imha planı uygulamaya konulmuş, lawrance planı aynen uygulanıyor. Her Iraklı kadına coniler tarafından tecavüz edilmiş her ne kadar bizim basınımızın yazması yasak olsa da doğan çocukların akıbeti belli değil…

Yazımıza böyle başlamak zorundaydık. Zira önceki gün Van’ın Başkale ilçesindeki Atatürk heykelinin Saddam heykeline benzer bir şekilde boynuna ip bağlanarak yerinden sökülmesi, fiilen kurulmuş olan Kürdistan da Türkiye karşıtı bir ayaklanmanın çok açık bir örneği sergilenmiştir. İşin ilginç olan yanı ise buna hiç kimsenin tepki göstermeden kabullenmesidir. Ne var ki bu olay daha hafızalarımıza yerleşmeden gündem derhal değişmiştir. Ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez’e yapılan silahlı saldırı bu olayın hemencecik üstünü örmüştür.

Hafızalarımızı biraz zorlarsak Irak’taki ayaklanmaların da özgürlük ve demokrasi bahanesiyle başladığını hatırlarız ve sonuç hepimizin malumu…

Saygıdeğer Dostlar

Belki bu yazdıklarımıza felaket tellallığı diyeceksiniz ama biraz tarih bilgisi olan, hafızası biraz güçlü olan insanlar yazdıklarımıza hak verecektir. Zira bir ülkede çeşitli etnik kökene sahip, dış destekli güçler ne zaman harekete geçmişse bu bizi asırlarca geriye götürmüştür. Bu durum Osmanlıda da böyleydi ve yine sonuç malumunuz.

Eğer bir ülkede kurucu kültür bütünlüğünü koruyamıyorsa azınlık kültürlerin galibiyeti kaçınılmazdır. Azınlık kültürlerin galibiyeti ise parçalanmayı mutlak son kılmaktadır. Bu kısmı birçok defa yazılarımıza konu ettik ve dedik ki, gözümüzün önünde ABD gibi kendi ırkına dayanmayan bir devlet var ve bu devlette kurucu kültür Anglo Sakson kültürü olup, azınlık kültürler buna tabidir. Buradaki Anglo Sakson kültüründe olamayan hiçbir etnik grup ayrılık yada özerklik iddiasında bulunamaz. Ama bizde durum öyle mi?

Gelelim yine Atatürk büstüne… Bu büstün kimlerin kanına dokunduğunu milletin takdirine bırakıyorum. Aman ne olmuş birisi bir cahillik yapmış diyerek geçiştirilecek bir konu değil. Daha önceden de birçok girişim, tabiri caiz ise ayaklanmaya şahit olduk. Son örneği ise Diyarbakır’da bir askeri birlik içerisinde gönderde asılı Türk Bayrağının indirilmesi olayı. Çok çabuk unuttuk ve her şeyi böyle çok çabuk unutur hale geldik. Ama ne yazık ki bu çok çabuk unutulmalar sinsire sindire alışkanlık haline geldi.

Saygıdeğer Dostlar

Biz özgürlüklerin genişlemesi, insan haklarının yüce bir değer olarak kabul edilmesi hususunda bağnaz bir düşünceye sahip değiliz. Lakin hiçbir özgürlük, hiçbir insan hakkı devletin bölünmez bütünlüğüne zarar veremez. Verdiği takdirde derhal karşılığını bulmalıdır. Ayrıca taviz, tavizi gerektirir. Kaldı ki verilen taviz çapulculara olamaz, pazarlık konusu edilemez. İRA (İrlanda Kurtuluş Ordusu) nu biliyorsanız akıbetini de biliyorsunuzdur. Pazarlık bu şekilde yapılır.

Bundan önceki yazımızda Diyarbakır da adı Dağkapı Meydanı olarak bilinen yerin adının Temmuz ayında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince Şeyh Said Meydanı olarak değiştirildiğini ve bu değişikliğe iktidar partisine mensup üyelerinin tamamının evet oyu verdiğini belirtmiş ve iki yıla kalmaz Apo’nun heykeli dikilir demiştik. Demek ki aceleye gerek yok. Sindire sindire yapılacak. Zaten büyüklerimiz de öyle dememiş miydi?

Saygıdeğer okuyucular: Gayet tabidir ki ülkenin yazar çizer takımı, konu hakkındaki düşüncelerini demokrasinin kendilerine tanıdığı yetkiler çerçevesinde anlatır veya yazar. Takdir yüce Türk Milleti’nindir.

Bir kısım okuyucularımızdan aldığımız maillerden çıkardığımız sonuca göre millet halinden memnunmuş. Neden mi şehit cenazesi gelmiyormuş da ondan. Şehit cenazesi niye geliyordu ve şimdi niye gelmiyor. Sebep ve sonuçları hiç kimsenin umurunda değil. Aman dikkat edin de Ülkemiz yarın bir Irak, Suriye, Mısır gibi olmasın. Kendi düşen ağlamaz. Bizden söylemesi


30 Kasım 1999 Salı 00:00
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Er ya da geç bu katliamların hesabı sorulacaktır.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 2

Türkiye 137 ülkeye tıbbi yardım gönderdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana Formatında Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi’nde yaptığı konuşmada,

Gül'den 'çoklu baro' ve 'FETÖ' yanıtı

11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AKP'nin Meclis'e sunduğu, baroların yapısını ve seçim sistemini

Gölbaşı Belediyesi Atatürk'ün projesini hayata geçiriyor

Atatürk'ün ölmeden önce 1937 yılında tasarladığı Türkiye'yi temelden kalkındırmayı amaçlamış 'İdeal

TİP seçimlere girebilecek mi?

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Meclis'te haftalık basın

Niteliksiz eğitim için niteliksiz de rektör

Meclis genel kurulunda gündem dışı konuşan İyi Parti Gurup Başkanvekili Lütfü Türkkan " Kırk yıldır

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL