23 Haziran 2018 Cumartesi

Acı, Tatlı, Hüzün

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

Acısı, tatlısıyla, sevinci, hüzünlüyle, yılın en uzun günlerine denk gelen bir ramazan ayını ve akabinde bir ramazan bayramını daha geride bıraktık. Yaratana şükretmek gerekir ki bu günlere erişmeyi bizlere nasip etti. Nice akşamdan doğup henüz güneşi görmeden, nice ömrünün baharında anasını, babasını ve sevdiklerini terk ederek gerçek âleme göçen insanlar var.

Dahası, bizler bayrama erişmenin sevincini ve mutluluğunu yaşarken, nice analar çocuklarının mezarı başında gözyaşı dökmekte, nice babalar acılarını yüreklerine gömmektedir. Zira 2 Şubat 1984 den beri eli kanlı terör örgütü, bağımsız bir Kürdistan kurabilme hayaliyle henüz hayatının baharında olan gençlerimizin kanına girmiş, yüreklerimize ateş düşürmüştür. Son hükümetin barış ve çözüm adı altında bu hainlerle iktidar olmak amacıyla koltuk uğruna yaptığı kirli pazarlık ise şehit ana ve babalarının acılarını ikiye katlamıştır.

Öte yandan yapılan bu kirli pazarlık bir yana, eli kanlı, bebek katiline bu ana ve babaların parasıyla beş yıldızlı hapishane yapılmış, odaları döşenmiş, sekreteryası olan hapishane! Nin bulunduğu adaya her hafta başı özel gemiler ve ziyaretçiler gönderilmiştir.

Bu durum demokrasi, barış ya da insan hakları kavramıyla meşrulaştırılamaz. Siz bakmayın on üç yıldır tek başına iktidar olanların ‘’SİZ NİYE ASMADINIZ’’ sözlerine. O cani yakalanarak Türkiye’ye getirildiği zaman en küçük ortağı MHP olan üçlü bir koalisyon hükümeti vardı. O hükümette hiçbir MHP’li milletvekilinin evet demediği idamı kaldıran bir yasa yürürlüğe girdi. Bu yasaya evet diyen Mesut Yılmaz’ın başında olduğu ANAP’lı, Bülent Ecevit’in başında olduğu DSP’li milletvekillerinin vebali çok büyüktür. Bunlarla barış ve ya çözüm adı altında ihanet görüşmeleri yapan ve bu duruma göz yuman Ak Partili milletvekillerinin de vebali onlardan daha büyüktür.

En son yazımızda MHP, koalisyon ortağı olmamalı diye yazmıştık. Yine aynı yerdeyiz ve Sayın Bahçeli’nin tavrı da bu yönde. Her ne kadar bir partinin amacı iktidar olmak, iktidarın nimetlerinden yararlanmak ise de, on beş yıldır yapılan bu ihanetlere ortak olması düşünülemez.

Ayrıca, yaklaşık bir yıl önce yazdığımız bir yazıda da, Ak Parti tek başına iktidar olmak istemiyor, zira batmış olduğu bu batakta kendine ortak bir suçlu arıyor demiştik. Haklı olduğumuzu da düşünüyoruz. Her ne kadar Sayın Cumhurbaşkanımız sonradan başkanlık sistemine geçişi bir kurtuluş yolu olarak görmüş ise de son almış oldukları oy oranı bu hayallerini de suya düşürmüştür.

Aslında Ak Parti her ne kadar yüzde kırk civarında oy almış ise de bu partinin gerçekten oy oranı yüzde kırk değil, yüzde yirmidir. Şöyle ki Ak Parti, tabanı veya gençlik yapısı olan ideolojik bir hareket değil, zamanın ANAVATAN partisi gibi bir sermaye partisidir.

Bu nedenle Ak Partiye oy veren yüzde kırklık kesimin yüzde yirmilik kısmı, Ak Partinin ihale verdiği, zengin ettiği, makam veya mevki verdiği bürokratlardan oluşmakta, yüzde yirmilik kısmı ise her bayramda koli, doğalgazlı evlerine kömür alan, Ak Parti bürolarında bedavadan çay kahve içen, yönü esen rüzgârdan yana olan Aziz Nesin’in söylediği kısımdır.

Hiç kimse, komşularla sıfır sorun diyerek iktidara gelen ama bila istisna komşularla mevcut sorunları bir kaça katlayan, ülkenin öz varlıklarını satan, dış borcu on üç yılda dört yüz milyar dolar artıran, emeklisi, işçisi ve memuru açlık sınırı altında maaş alan, asgari ücretlisinin yerlerde süründüğü, buna rağmen hiç yoktan çıkartılan bir savaş sebebiyle yerinden yurdun olan dört milyondan fazla Suriyeli  göçmene Avrupa’nın Yunanlılara baktığı gibi bakan ve bu ekmeğimizi bölüp verdiğimiz insanların bu vatana yaptıkları ihanete ve biz Türk Milletinin namusuna dil uzatan hainlere göz yuman bir iktidara sahip çıkması mümkün değil. Eğer çıkıyorsa bazı şeylere göz yummuşlar demektir.

 

7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeni bir tablo oluşmuş ve şimdi koalisyon görüşmelerinde her parti son kozlarını oynayarak avantaj elde etmenin peşindedir. Henüz ortada icracı bir hükümet olmasa da piyasalar, bankalar, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, döviz kurları ve bürokrasi son derece rahat görünüyor.

Nasıl olmasın ki, on üç yıldır iktidar, sanki bir krallık gibi her kesim üzerinde bir baskı oluşturmuş, erkleri tahakküm altına almış, yargı, polis ve bilcümle devlet daireleri vesayet altına alınarak çalışamaz duruma getirilmiştir. Her resmi daireye giren Ak Parti kurucusu gibi, o resmi daireyi Ak Partinin bir bürosu gibi, her memuru da  iktidarın taşeron elemanı gibi yasaya uysun uymasın her istediğini yaptırabileceği bir işçi olarak görmüştür. Ak Partinin tek başına iktidar olamayışı işte bu nedenle sanki özgürlüğe kavuşmuş gibi bir rahatlığa yol açmıştır.

Son seçimde Ak Parti, kullanacağı veya suiistimal edeceği millete ait bir başka değer kalmadığından, seçim meydanlarında Kur’an-ı Kerimi malzeme olarak kullanması, tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanının bir siyasi parti lideri gibi bu parti lehine çalışması, yapılan tarihi hırsızlık ve yolsuzluklara göz yumulması ve bunları yapanların yargılanmaktan kurtarılması, ülkeyi aile şirketi gibi yönetmeleri, başbakanın emanetçi olması gibi saymakla bitmeyecek haksızlıklar nedeniyle bu millet bu partiye bir daha tek başına iktidar olma yetkisini vermemiştir.

Öte yandan tüm bu olanlara rağmen kendi müteahhitlerine kaldırım ihalesi vermekten, dört tane tünel yapmaktan, yol kenarlarına lale dikilmekten başka bir şey yapılmamış ve bu millette bunu görmüştür.

Diyebilirsiniz ki ülke hükümetsiz mi kalsın? Hayır kalmasın zira AKP, CHP ve HDP üçü de aynı zihniyetteki partiler bunlar kendi aralarında kurabilir. Neden olmasın Erbakan hoca Ecevit ile ortak hükümet kurmamış mıydı?

Son olarak, çiçeği burnunda MHP milletvekili Sayın Arzu ERDEM’e, Türk Milletine ve İslam âlemine nice bayramlar diliyorum. Sayın Arzu ERDEM her kandil ve bayramda ‘’ARZUERDEM’’ rumuzuyla mesaj göndermiş olması ve telefon numarasını da bilmediğimiz için cevap veremedik. İyi bayramlar efendim.


19 Temmuz 2015 Pazar 08:53
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Botanik park olacaktı TOKİ’ye teslim edildi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden 350 milyon lira harcandı. Hükümet ‘Vizyon projesi’

Erdoğan yeni sistemi anlattı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını

Avrupa'da yaşayan muhaliflere suikast timi

MHP'den iki kez milletvekili aday, bir kez de Genel Başkan adayı olan İsa İlyasoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı

Eniştenize kapıyı kapatma zamanı geldi

Partisinin Siirt mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan "16 yıl önce enişteye bir kapı

İYİ parti parlamenter sistemde kararlı

İYİ Parti'den öğlen saatlerinde Millet İttifakı tarafından yayınlanan ortak deklarasyona düzeltme geldi.

Türkiye'de yargının geldiği son durum bu

Türkiye 24 Haziran erken seçimlerine doğru giderken muhalefet adaylarının üzerinde buluştuğu neredeyse tek vaat

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL