TSK Mehmetçik Vakfı

16 Ağustos 2018 Perşembe

4 EYLÜL

Erdal Koca

Erdal Koca

E-Posta : erdalkoca@hotmail.com

Bu Gün 4 Eylül

Hoş geldim ama eli boş gelmedim sevgili okuyucular.

Şayet ukalalık saymaz ve bu konuda beni maruz görürseniz, affınıza sığınarak sanatçı taklidi
yapacağım ve bunun gerekçesi de aşağıdaki giriş satırlarıdır. Belki birçoğunuz beni yine bu sitede şiir köşesinden tanıyorsunuz.

Pamukkale Üniversitesinde görev yapan Türk Dili dalında uzman, Sayın Prof. Dr. Ömer Karpuz
beyin beni onurlandıran teklifini sizlere iletmek istiyorum;

Yine hepinizin bildiği ve yukarıda da bahsetmiş olduğum gibi, şiirlerimin bir kısmını bu sitede
 okudunuz ve büyük bir bölümü de www.antoloji.com/erdal-koca/ adresinde yayın

yayınlanmaktadır.

Sayın Ömer Karpuz Bey, öğrencilerine şiir konusunda tez hazırlattığını, benim şiirlerimi de
inceledikten sonra tez konusu olarak vereceğini ve bu nedenle de eleştirilere açık olmam gerektiği hususunu ilettiler. Tabidir ki, kendi adıma sevindim.

Ve bu gün köşe yazarı olarak sizinle birlikteyim. Bu gün Türk Milletinin hayatında olduğu gibi
benim de bu nedenle hayatımda çok önemli günler arasındaki yerini almış oldu.

Değerli okuyucular;

Herkesin yaptığı gibi, ben de bu gün ilk iş günlük gazetelere baktım. Üzülerek ifade etmeliyim ki, 4 Eylül maalesef yazılı basınımızda hak etmiş olduğu yeri alamamış, hak ettiği önemde
vurgulanmamıştır. Zira, 4 Eylül Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesindeki ilk adımdır ve övünerek ifade ediyorum ki,  bu adım, benim de Baba yurdum olan Sivas’ta atılmıştır.

4 Eylül neden önemlidir? Bu soruya cevap vermek adına, öncelikle 4 Eylül Sivas Kongresinde
alınan kararlara ve bu kararların ne anlama geldiğine bakmak gerekir.

Neydi bu kararlar? İşte cevabı;

1. Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz.

2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve

direnecektir.

3. İstanbul Hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk
 
mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve
 
karar alınmıştır.

4. Kuvay-ı Milliye'yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.

5. Manda ve himaye kabul olunamaz.

6. Milli iradeyi temsil etmek üzere, Meclis-i Mebusan'ın derhal toplanması mecburidir.

7. Aynı gaye ile, milli vicdandan doğan cemiyetler, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk

Cemiyeti" adı altında genel bir teşkilat olarak birleştirilmiştir.

8. Genel teşkilatı idare ve alınan kararları yürütmek için kongre tarafından Temsil Heyeti

seçilmiştir.


Bu kongrede alınan kararları, içerik, zaman ve o zamanki imkanlar göz ününde bulundurularak
değerlendirildiğinde, ilk maddesinin halihazırdaki ve değiştirilmesi için büyük uğraş verilen
Anayasamızın da değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek maddesi olduğunu, Ülkenin işgalini ve
bağımsız bütünlüğünü, gerekirse bunun için Millet olarak top yekûn bir savaşa girilebileceğini, dış güçlerin baskısına İstanbul Hükümetinin zoraki boyun eğmesi karşısında her türlü(!) Tedbirin alınacağını, her konuda milli iradenin hakim olacağını, bu günkü gibi özerk bölgelere ayrılma çabasına rağmen o gün, o şartlarda dahi Milletimizin tek vücut olarak birleşeceğini ve bu kararların adeta bir hükümet tarafından yönetileceğinin tüm dünyaya ilanıdır.

Hal böyle olmakla birlikte, o zaman ve şartlar altında yapılan bu kongreyi görmemezlikten gelmek ve bazılarının dediği gibi, geçmişe takılıp kalmak! İnanın bu çağda bir daha gerçekleştirilmesi asla mümkün olmayacak tarihin en kutsal sayfasındaki en kutsal olaylardan bir tanesidir.

Zira, o dönemlerde küçük devletler, imparatorlukların himayesine girerken, bu gün tam tersi bir
durum söz konusu. Parçala, böl, yönet.

Bu mantığın güçlü devletlerde kuvvetle desteklendiği bir dönemde parçalanmak, bölünmek işten bile değil. Ayrıca da değil Türk Milleti, dünyada yeni bir yurdun kurulması mümkün değildir. Belki başka devletler icat edilebilir ama Türk Milletinin asla böyle bir şansı ve fırsatı olmaz.


Bir konuyu da belirtmeden geçemeyeceğim; BDP teşkilatının başkanı Selahattin Demirtaş’ın, PKK lı teröristlerin mezarlarının yıkılmasını Mehmetçiğe maletmesi ve onları tehdit etmesi karşısındaki sessizliğin, bir Türk evladı olarak beni ve eminim ki her Türk vatandaşını rencide etmiştir.

Selam ve dua ile
 


05 Eylül 2013 Perşembe 11:55
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

CHP'den Başköylü kadınlara destek

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Ölürüz de jeotermal kuyu

Türkiye kendini yiyen ülke haline getirildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal düzenlediği basın toplantısında "Türkiye, kendi kendine yeten 7

MHP aşıya karşı çıkan ailelere hapis istedi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, genişletilmiş

FETÖ gitti İskender Paşa cemaati geldi

Son dönemde FETÖ’nün tasfiye edilmesinin ardından yargıda yeni tarikat ve cemaatlerin yapılandığı

Hiçbirimiz trafik meselesinde efsunlu değiliz

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 2018 Yılı 3.Dönem Mezuniyet Töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

AKP seçmeni de imam hatip karşıtı

Nakil döneminin sonuçları, AKP’nin yüksek oy aldığı illerde de imam hatiplerin tercih edilmediğini ortaya

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL