23 Kasım 2017 Perşembe

Toplumun tükenişi

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 Zaman ilerledikçe Türk milletinin değer yargıları, hızla değişiyor. Edep, haya, sevgi, saygı, utanma, yardımlaşma, komşuluk ilişkileri, bayramlaşma ve töre diye tanımladığımız olumlu davranışlar sabun gibi eriyi yok oluyor.

 
Mustafa Kemal Atatürk  Türk gençlerine ve onları yetiştirecek olan analarına şöyle seslenmiş. "Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsaIl olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
 
Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hatta erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
 
"Biz terbiyeli ve topluma saygılı evlatlar yetiştirdik" diyen anaların ve bu ülkenin gençleri olduğunu iddia eden yeni neslin hangi pozisyona geldiklerini görmek için toplu taşıma araçlarına bir göz atmak yeterli.
 
Atatürk'ün emanetçisi olan gençler, toplu taşıma araçlarına binen yaşlılara, hamile ve çocuklu kadınlara yer vermemek için, ellerinde bulunan akıllı telefonlarda ya müzik dinliyor, ya da mesajlaşıyor. Daha uyanıklar ise camdan dışarı bakıp uyuma numarası yapıyor. Ha bir de, kültür düzeyini yüksek göstermek için loş ışıkta kitap okuyan gençler var.
 
Yaşlılar ayakta kalmış, hamile kadınlar baygınlık geçirmiş, umurlarında değil. Toplu taşıma aracının ön tarafında asılı bulunan "Ön koltuklar yaşlılara, hamile kadınlara ve gazilere aittir" sözünü takan da yok. Takmayanı uyaran toplu taşıma görevlisi de.
 
Bir gün kendilerininde yaşlanacağını, toplu taşıma araçlarında dikilirken ayaklarının titreyeceğini,"Bunlar nasıl gençlik, ne yaşlılarına, nede kadınlarına saygıları var" diye içten içe söyleneceklerini akıllarına dahi getirmiyorlar.

Atatürk'ün ülkeyi emanet ettiği gençlerin durumu, tek kelimeyle içler acısı. Bu nesle değil ülke emanet etmek, günah bile emanet edilmez.
 
Büyüklerimiz "Ne ekersen onu biçersin" diye boşuna söylememişler.
 
Eskiden toplu taşıma araçlarına binenler,"Aman rezil olmayalım" diyerek ücret vermek için bir birleriyle yarışırlardı. Şimdi ise toplu taşıma araçlarına guruplar halinde binenler ücret ödememek için bir birlerinin arkasına saklanmayı tercih ediyorlar. Sanki toplu taşıma araçları babalarının malı.
 
Yıllarca şehir şehir dolaşarak araştırma yapmanıza, kütüphanelerin tozlu kitaplarını incelemenize  gerek yok. İstanbul'un, ya da diğer şehirlerin toplu taşıma araçlarında yapacağınız kısa bir yolculuk toplumumuzun geldiği noktayı size fazlasıyla gösterir.
 
Toplu taşıma araçlarında ki olumsuzluklar saymakla bitmez.  Ama bu olumsuzluklar, sadece toplu taşıma araçlarına binenlerle sınırlı değil. Toplu taşıma araçlarında görevli olanları da toplumdan ayırmamak gerekiyor.
 
Bayramın ikinci günü akşam üzeri saat 16'ya doğru Uzunçayır durağından metrobüse bindim. koltuklar dolu, ayakta 5-10 yolcu var. Ön kapıdan bindiğim için kapının yan tarafında metrobüsün şoförü inceliyorum. Şoför oldukça kendinden emin, bazen ellerini ovuşturuyor, bazen ellerini direksiyondan çekerek hafifçe geriniyor, bazende kollarıla direksiyonu idare ediyor. Bu davranış biçimleri bütün şoförlerde mevcut olduğu için fazla önemsemedim. Ama şoföre gelen bir telefon ve şoförün konuşmaları sinir katsayımın tavan yapmasına neden oldu.
 
Kısa bir bayramlaşmadan sonra telefonun diğer ucundaki kişi, şoföre ne iş yaptığını sormuş olacak ki, şoför "Metrobüs kullanıyorum" diye cevapladı. Sonra devam etti " Hafriyat taşıyorum, hayvanlarla uğraşıyorum" Onun bu sözleri biranda tepemin tasını attırdı, Bağırmaya başladım. "Terbiyeni takın, Bize nasıl hafriyat dersin, hayvanlar diye hakaret edersin"
 
Şoför benim bu çıkışım üzerine önce telefonun diğer ucunda ki kişiye "Bir dakika" dedi, sonra bana dönerek "Size demiyorum" gibilerinden kısa bir açıklama yapma gereği duydu. Onun bu lakayt sözleri benim daha da fazla kızmama neden oldu. "Metrobüste bulunanların alayını hafriyat molozu yerine koydun, hayvan olarak niteledin. Bu yaptığın hem terbiyesizlik, hemde açıkça hakaret."
 
Metrobüste bulunan herkes bu konuşmaları ve bağırışmaları dinlemekle yetiniyor. İçlerinden birisi çıkıp da "Biz nasıl bunları söylersin?" deme gereği duymuyor.
 
Yazımın başında da söylediğim gibi, Zaman ilerledikçe Türk milletinin değer yargıları, hızla değişiyor' sadece değişmekle kalsa iyi, içine kapanıyor, duygusuzlaşıyor, tepki vermek yerine kabullenmeyi tercih ediyor. Ben ne moloz olmayı, nede hayvan olarak adlandırılmayı kabul edemedim. Tepki verdim. Metrobüsün numarasını almayıda ihmal etmedim
 
Atatürk ne kadar doğru söylemiş"Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar. Çünkü bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.
 
Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur. Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır. Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur"
 


19 Temmuz 2015 Pazar 22:18
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Tek başına İETT damat turizm

AKP iktidarında oğulların ve damatların ‘ayrıcalıklı’ ticari faaliyetleri gündemden düşmüyor.

Akşener erken seçim ihtimalini düşünüyor

Henüz il ve ilçe teşkilatlanmaları devam eden İYİ Parti’nin olağan kurultay kararı almasının ardında

Hedefi sağ-sol kutuplaşması

AKP lideri Erdoğan’ın bir süredir klasik İslami muhafazakâr söyleminin yanına milliyetçiliği de eklemesi ve

Torbadan yine yandaş vakıflar çıktı

Yasada vakıfların yurtdışındaki tüzel kişilere bağış yapmasına, genellikle iktidara yakın vakıf ve

O küfürü midemiz bulanarak hepimiz izledik

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Boşnaklara yönelik açıklamalarından dolayı Rasim Ozan

28 Şubatçıların hesap verecekleri günü bekliyoruz

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, Ankara Adliyesi önünde, bazı AK Partili milletvekilleri, sivil

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar