23 Kasım 2017 Perşembe

Sat, yap, gururlan

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 AKP'li İçişleri Bakanı Efkan Ala katıldığı bir toplantıda Hz. Muhammed’in (sas) Mekke’nin fethi sırasında gurura kapıldığını ve Allah tarafından uyarıldığını iddia etmişti
 
İnsanların zorlukların üstesinden gelerek bir işi nihayete erdirmeleri ya da diğer bir tabirle başarmaları elbetki gurur duymaları için önemli bir etkendir. Ama bu gurur duymayı aşırı şekilde abartarak, sadece ben bilirim, ben yaparım, ben olmazsam başkaları bunu beceremez tarzında söylemlerden de kaçınmaları gerekiyor.
 
Efkan Ala'nın sözleri,  büyük bir gururla "Biz gidersek maaş alamazsınız" diyen AKP iktidarıyla oldukça fazla çelişiyor. Çünkü birinin "ak" dediğine öbürü açıkça "kara" diyor

İki kesimin söylediklerini de incelemek gerekiyor. Ala'nın söylediği gurur konusu, yapılan icraatlar konusunda önemli. AKP iktidarının maaş konusunu bir tehdit aracı olarak kullanması ise hem çok üzücü hemde tehlikeli 

AKP iktidar üyelerinin sıkça gündeme taşıdığı ve seçmenlere aba altından sopa göstermek için kullandığı maaş konusunu kısa süreliğine bir kenara bırakarak, "Efkan Ala'nın gururlanmadık dediği" Ama AKP iktidarının çok gururlandığı ve göğsünü gere gere anlattığı icraatlarına bir göz atmak gerekiyor
 
Marmaray :
 
2004 Yılında başlayıp 2013 yılının son aylarında açılışı yapılan Marmaray'ın Avrupa yakasındaki Kazlıçeşme ve Anadolu yakasındaki Ayrılıkçeşme arasındaki uzunluğu 13,6 kilometre. Deniz içinde yer alan uzunluğu ise yaklaşık 9 kilometre
 
Bu tunel dünya da bir ilk olsa, ya da dünya da bir benzeri bulunmasa AKP iktidarının hizmete açtıkları Marmaray ile aşırı bir gurura kapılması doğal bir davranış şekli olurdu. 
 
Ama kazın ayağı öyle değil. Çünkü dünya da Marmaray'ı fersah fersah geçecek tuneller mevcut.
 
Fransa ve İngiltere'nin Avrupa Kıtası'nı Fransa'ya bağlamak için yaptığı Manş Tuneli en güzel örneklerden birisi.
 
İngiltere'nin Dover ile Fransa'nın Calais'yi birbirine bağlayan tünel 50.5 kilometre (31.4 mil)  km uzunlukta olup, 1991'de tünel açma işlemi tamamlandı. 1994 yılında ise açılışı yapıldı
 
Tünelin su altındaki bölümünün uzunluğu 38 kilometredir., Dünyanın en uzun su altı tünelidir.
 
Yapı üç tünelden oluşmaktadır. Bunlardan ikisi tren yolları için yapılmıştır ve 7.6m’lik bir çapa sahiptirler. Ortadaki tünel ise acil durumlar, bakım ve havalandırma olarak kullanılmaktadır. Bu tünel 4.8m lik bir çapa sahiptir. Tüneller deniz yatağının 45 m altında inşaa edilmiştir.  Bugün Fransa-İngiltere arasi seyahat etmekte olan trenler 160km/h gibi bir hızla tünelden 20 dakikada geçmektedirler.
 
Manş Tuneli'nin Uzunluğu ve deniz altında bulunan bölümü, Marmaray Tuneli'nin uzunluğundan ve deniz altında bulunan bölümünden, tam dört kat fazla. Üstelik 1980-1991 yılları arasında tunel açmak için kullanılan makine ve teçhizat ile 2004-2013 yılları arasında kullanılan makine ve teçhizat arasında çok önemli teknolojik farklar var.
 
1988 yılında inşa edilen, Japonya’nın en büyük adası Honshu ile bir başka adası Hokkaido’yu bağlayan 54 kilometre uzunluğundaki Seikan tüneli ise başka bir örnek.
 
AKP iktidarının biz gidersek maaşlarınızı alamazsınız diyerek 1970'li yıllara gönderme yaptığını bilmeyen yok. AKP iktidarı bunları söylerken büyük bir gurura kapıldığını da bilmemezlikten geliyor.
 
"AKP'nin biz gidersek maaşlarınızı alamazsınız" diyerek gönderme yaptıkları 1970 li yıllar.
 
Türkiye'nin meteliğe muhtaç olduğu söylenen 1970 li yılların ilk aylarında Boğazaiçi Köprüsü'nün temeli atıldı. 30 Ekim 1973 tarihinde saat 12.00'de, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 50. yıldönümü şerefine devlet töreniyle hizmete açıldı. Yapımı tamamlandığında dünyanın en uzun dördüncü asma köprüsüyken, 2012 yılı itibarıyla yirmi birinci sırada bulunmaktadır.
 
Meteliğe kurşun attığı iddia edilen Türkiye'nin o dönem ki iktidarı, devletin tek bir kalemini ve Milli Emlağın bir santim toprağını satmadan Avrupa'yı Asya'ya bağlayan köprüyü yapıyor.Yani meteliksiz denilen Türkiye dünyanın en büyük 4. asma köprüsünü yapıyor  Ama o köprüyü yapanlar  "Yoktan yaptık" diyerek  gurura kapılmıyorlar 
 
Devlet malı satılmadan yapılan ilk köprü de Boğaziçi Köprüsü değil.
 
İstanbul'da Kavacık ile Hisarüstü arasında, Asya ile Avrupa'yı Boğaziçi Köprüsü'nden sonra ikinci kez bağlayan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün Yapımına 4 Ocak 1986'da başlandı. Asma köprünün, ankraj blokları arasındaki uzunluğu 1.510 m, orta açıklığı 1.090 m, genişliği 39,4 m, denizden yüksekliği 64 m'dir.Halen dünyanın en büyük çelik asma köprüleri içinde 14. sırada yer alan bu büyük proje 3 Temmuz 1988 tarihinde tamamlanmıştır.
 
2002 Yılında iktidar koltuğuna oturan ve aralıksız 12 yıldır Türkiye'yi yöneten AKP iktidarı, köprüler, yollar, barajlar ve demir yolları yaparak 90 yıllık cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Bu iddiaya "Bu yatırımları neyle gerçekleştirdin? Topladığın vergilerle mi?" diye sormak gerekiyor. Gerekmesine gerekiyorda, sorsakta doğru bir cevap vereceklerini hiç sanmıyorum.
 
Şimdi bakalım bu yatırımlar neyle gerçekleştirilmiş.
 
Cumhuriyet döneminin iktidarları tarafından devlete kazandırılan ne varsa AKP döneminde teker teker satılarak yukarıda sıraladığım işler yapıldı. Sattıkları devlete ait menkul ve gayrimenkullerde AKP iktidarının 12 yıldır sabah akşam eleştirdikleri geçmiş dönem iktidarları tarafından devlete kazandırılmış. Yani biri devleti mal sahibi yapmış, diğeri ise devletin mallarını haraç mezat satmış.
 
2002 tarihinden 2012 tarihine kadar 81 ilde 134 bin 907 taşınmaz satılmış.
 
Satılan 796 bin 773 metrekare taşınmaz satışından 3 milyar 472 milyon 972 bin 489 TL gelir elde edilmiş. 93 adet ufak kamu malı da biz eklersek AKP 10 yılda 135 bin, devletin taşınmaz malını satmış. Kaç liraya? 3 Milyar 473 milyon liraya. 
 
99 depreminden sonra, hükümetlerin deprem vergisi adı altında topladığı para 31 Milyar TL. 
 
" deprem vergilerini ne yaptınız" diye sorulunca AKP iktidarının verdiği cevap oldukça kısa" Yol yaptık" Verilen bu cevaptan da anlaşılacağı gibi, AKP iktidarının gururlanarak söylediği duble yollar, toplanan vergilerle değil, deprem yardımı olarak vatandaştan kesilen paralarla yapılmış.
 
99'dan 2013 yılına kadar, depreme yardım olarak farkında olmadan, devlete bizler 31 Milyar TL vermişiz. Hükümet ise 135 bin devlet malını yaklaşık 3,5 Milyar TL'ye satmış. 
 
Örneğin 1999-2005 yılları arasında 11 milyar 457 milyon dolar kar elde eden ve sadece 2005 yılı karı 3 milyar 268 milyon dolar olan Türk Telekom’un %55’i, 6 buçuk milyar dolar gibi düşük bir rakama, üstelik taksitli olarak yabancılara satılmıştı.
 
Tansu Çiller'in iktidarı döneminde Türk Telekom'un % 49 unun 16,5 milyara satıldığını ve bu satışın CHP tarafından mahkeme kararıyla iptal ettirildiğini belirtmekte de fayda var.
 
% 49'u 16, 5 milyar dolar, Telekom'un yönetimi devletin elinde. % 55 i 6,5 milyar dolar Telekom'un yönetimi yabancıların elinde. İşte size çelişkinin daniskası 
 
BİRAZDA ÖZELLEŞTİRMEYE GÖZ ATALIM
 
AKP iktidarı ele geçirdikten sonra Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş bir icraata başladı. Ucuz pahalı demeden devlete ait malları satışa çıkardı.
 
Muhalefetin yoğun tepkisine, yazılı ve görsel basının tüm eleştirilerinine gözlerini kapatan iktidar, hızlı bir özelleştirme furyasına girişti. Devlet mallarının gerçek değeri üzerinden mi, yoksa değerinin altında mı özelleştirildiğini söylemek çok zor. Ama muhalefet partileri her özelleştirmeden sonra, özelleştirilen devlet malının yandaşlara peşkeş çekildiğini sıkça gündeme taşıdılar.
 
HANGİ YILDA NE KADAR ÖZELLEŞTİRME YAPILDI?
 
YIL 2003
 
KAYSERİ’deki Taksan, Bolu Gerede’deki Gerkonsan, SEKA’nın Balıkesir, Afyon, Kastamonu, Aksu ve Çaycuma işletmeleriyle Taşucu tersane alanı, TEKEL’in kaya tuzu tesisleri, Çeşme, Kuşadası, Trabzon ve Dikili limanları, Sümer Holding’in Merinos Halı Markası ve Adıyaman İşletmesi, Türkiye Zirai Donatım Kurumu’nun Sakarya işletmesi, Ünye Çimento ve Türkiye Kalkınma Bankası’na ait kamunun elindeki hisselerle 277 adet taşınmaz, 103 arsa ve 90 adet lojman satıldı.
 
TEKEL’in alkollü içkiler bölümü, Eskişehir Doğalgaz Şirketi (Esgaz), Artvin Murgul ile Kastamonu Küre’de bakır madeni çıkarıp işleyen Eti Bakır, Sivas ve Malatya’daki Divriği Hekimhan Maden İşletmeleri, Bursa Doğalgaz Şirketi (Bursagaz), Amasya Şeker Fabrikası, Kütahya Tavşanlı’daki Eti Gümüş, Elazığ’daki Eti Krom, Antalya’daki Eti Elektrometalurji işletmeleri, Çayeli Bakır İşletmeleri, Kütahya Şeker Fabrikası, Türkiye Gübre Sanayi şirketine ait Gemlik ve İstanbul’daki fabrikaları ile Kütahya Gübre Varlıkları ve Şanlıurfa depoları arazisi, Sümer Holding’in Malatya, Bakırköy ve Diyarbakır işletmeleri, SEKA’nın Karacasu, Ardanuç ve Akkuş işletmeleriyle Ankara Alım Satım Müdürlüğü binası, EBÜAŞ’ın Samsun Soğuk Hava Deposu, Manisa Kombinası ve arsası, Sümer Holding’e ait Ortadoğu Teknopark şirketi, Çanakkale Deri, Malatya ve Tümosan işletmeleri, Türkiye Demir Çelik İşletmeleri’ne ait Kalkınma Bankası hisseleri, TEKEL’in Tuzluca ve Sekili tuzlaları, Bursa İnelgöl’deki Kibrit Fabrikası, Kadadeniz Bakır İşletmeleri’nin Samsun İşletmesi, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne ait Ankara ve Samsun feribotları, THY’nin 126 milyon dolarlık hissesi ile 375 adet taşınmaz ve lojman satıldı.
 
YIL 2005
 
TÜRK Telekom, TEKEL’in sigara bölümü, İstanbul Ataköy Turizm, Ataköy Otelcilik, Ataköy Marina ve Yat İşletmeleri, Konya Seydişehir’deki Eti Alüminyum Fabrikası, Kıbrıs Türk Hava Yolları şirketi, Adapazarı Şeker Fabrikası, Türkiye Deniz İşletmeleri’nin Karadeniz ve Turan Emeksiz gemileri ile şehir hatları hizmetleri ve gemileri, TEKEL’in Kristal Tuz Rafinerisi ile Kağızman Tuzlası, Sümer Holding’in İstanbul İmar Şirketi, Beykoz İşletmesi, makina ve teçhizatları, Türkiye Gübre Sanayi’nin Samsun Gübre Fabrikası ve Ordu Fatsa ile Tekirdağ depoları, DSİ, Bayındırlık Bakanlığı ve Karayolları’nın Kayseri Erciyes’teki sosyal tesisleri, Sümer Holding’in Aselsan’daki hissesi, Sarıkamış ve Tercan işletmeleri, Yeşilova Halı ve Battaniye Fabrikası, Emekli Sandığı’nın Kuşadası Tatil Köyü ile İstanbul Hilton Oteli, Sümer’in Manisa Pam. Men. hissesi, THY’nin USAŞ’taki hissesi, TOPRAŞ ve PETKİM’deki kamu hisselerinin bir bölümüyle 120 taşınmaz 
 
YIL 2006
 
TÜPRAŞ, Erdemir, Başak Sigorta ve Başak Emeklilik, TEKEL’in Kayacık, Yavşan ve Kaldırım tuzlaları, TEKEL’in ikiz kuleler olarak bilinen Ankara Başmüdürlük Binası ve Bodrum tesisleri, Emekli Sandığı’nın başkentteki Büyük Ankara Oteli ve Kızılay Emek İşhanı, İz- mir’deki Büyük Efes Oteli, İstanbul’daki Büyük Tarabya Oteli, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin Yakıt-2 gemisi, Çanakkale Şehir Hatları Hizmetleriyle 9 gemisi, THY’ye ait kamu hisselerinin bir bölümüyle 350 adet daire, arsa ve taşınmaz satıldı.
 
YIL 2007
 
TCDİ- Deveci Maden Sahası İşletme Hakkı, TCDD Mersin Limanı, KGM İstanbul Levent Arsası, Sümer Holding- BUMAS, Araç Muayene İstasyonunun 1.-2. bölgesi, Emekli Sandığı Mülkiyeti Bursa Çelik Palas Otel, Türkiye Halk Bankası, 245 adet daire, arsa ve taşınmaz satıldı.
 
YIL 2008
 
Petkim Petrokimya Holding A.Ş., Sümer Holding NİTRO-MAK Makine Kimya Nitro Nobel Kimya Sanayi A.Ş.’nin yüzde 33.5 hissesi, Tekel ve Sigara Sanayii İşletmeleri ve Ticareti A.Ş., Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’nin 9 santrali, Tekel ve Sigara Sanayi İşletmeleri’ne ait Pipo ve Nargile Markaları, Türk Telekomünikasyon ve 196 adet daire, arsa ve taşınmaz satıldı.
 
YIL 2009
 
TEDAŞ Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş., TEDAŞ Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş., TEKEL Kastamonu Jüt İpliği Fab. Makine ve techizatı, TEDAŞ Konya Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. ve 140 adet daire, arsa ve taşınmaz satıldı.
 
YIL 2010
 
TCDD’nin Samsun ve Bandırma limanları, TEKEL’in Çamaltı ve Ayvalık tuzlaları, Eskişehir Osmangazi, Çamlıbel, Uludağ, Çoruh, Yeşilırmak ve Fırat elektrik dağıtım şirketleri, Sümer Holding’in Antalya Barit ve Mersin Taşucu işletmeleriyle 205 adet daire, arsa ve taşınmaz satıldı.
 
YIL 2011
 
Bayburt, Çemişgezek, Girlevik, Bünyan, Çamardı, Pınarbaşı, Sızır, İznik, Dereköy, İnegöl, Cerrah, Mustafakemalpaşa, Suuçtu, Çağ Çağ, Otluca, Uludere, Adilcevaz, Ahlat, Malazgirt, Varto, Değirmendere, Karaçay, Kuzuculu, Turunçova, Finike, Kayadibi, Besni, Derne, Erkenek, Kernek ve Kovada 1-2 akarsu santralleri, İskenderun Limanı, Trakya Elektrik Dağıtım şirketiyle 195 adet daire, arsa ve taşınmaz satıldı.
 
YIL 2012
 
ACISELSAN’ın yüzde 77 hissesi, PETKİM’in yüzde 10 hissesi, Kayseri Elektrik’in yüzde 20 hissesi, Beykoz’daki iskele ve rıhtım, Halk Bankası’nın yüzde 24 hissesiyle 192 adet daire, arsa ve taşınmaz satıldı.
 
YIL 2013
 
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., ARAS Elektrik Dağıtım A.Ş., Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş., Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. 
 
Şimdi oturup biraz düşünelim. Satılan bu devlet mallarının geliri ile AKP'nin yaptığı işler nedeniyle gurura kapılması ve biz gidersek siz maaş alamazsınız açıklaması doğru mu? 
 
Aslında bir konuda haklılar. devlete ait bütün menkul ve gayrimenkulleri sattılar ya da özelleştirdiler. AKP'den iktidarı devralacak yeni bir iktidarın toplayacağı vergilerle yatırım yapması bu saatten sonra mümkün değil. Yatırım yapması içinde borçlanması gerekecek. Borçlanarak yapılan yatırımlarda milletin sırtına kambur olacak.
 
AKP Haziran ayında yapılacak seçimi kazansa da ondan sonra yapılacak olan seçimi kazanması mümkün değil. Çünkü bu dört yıllık dönem de satıp yatırım yapabileceği fazla devlet malı yok. Satılacak devlet malı olmayınca hazineye sıcak para girişi de olmayacak, budan dolayı ekonomi çökmeye AKP'de hızla erimeye başlayacak. 
 
Bu çökme ve erime sırasında milletin nasıl bir tavır takınacağını ise herkes görecek
 
Son bir açıklama daha yapmak gerekiyor
 
AKP yandaşlığına soyunanların belirli bir kesimi de AKP'nin icraatları ile Atatürk'ün icraatlarını kıyaslayıp, Recep Tayyip Erdoğan'ın Mustafa Kemal Atatürk'ten daha büyük bir devlet adamı olduğunu vurgulamaya çalışırken Atatürk'ü aşağılamak için de ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar.
 
AKP hükümetinin aksine, Mustafa Kemal Atatürk, 15 yıl gibi kısa sürede yüzlerce kurum, kuruluş ve fabrikanın kurulmasını sağlamış, üstelik bunları en ufak bir borç ve dış kredi kullanmadan yapmış, Osmanlı Devletinden kalan dış borçları ödemek için devdevletin hiçbir kurumunu satmamış, aksine birçok ecnebi işletmeyi ve şirketi yabancılardan satın alarak kamuya kazandırmıştır, 
 
Osmanlı Devletinin enkazından ekonomide, sanayide, ulaşımda, eğitimde, sağlıkta, kültürde, savunma sanayinde ve daha birçok alanda atılım yapan Türkiye Cumhuriyetini kurması ve devleti bu şekilde başarıyla yönetmesi onun ne kadar başarılı ve büyük bir devlet adamı olduğunu göstermektedir. 
 
Atatüürk yüz yıldır akıllarda ve unutulmadı. Bundan sonrada unutulmayacağı yerli ve yabancı tarih kitaplarında yerini almaya devam edeceği bir gerçek. Böyle bir gerçeği şimdiki siyasiler için kullanmak ise mümkün değil.


28 Şubat 2015 Cumartesi 22:46
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Tek başına İETT damat turizm

AKP iktidarında oğulların ve damatların ‘ayrıcalıklı’ ticari faaliyetleri gündemden düşmüyor.

Akşener erken seçim ihtimalini düşünüyor

Henüz il ve ilçe teşkilatlanmaları devam eden İYİ Parti’nin olağan kurultay kararı almasının ardında

Hedefi sağ-sol kutuplaşması

AKP lideri Erdoğan’ın bir süredir klasik İslami muhafazakâr söyleminin yanına milliyetçiliği de eklemesi ve

Torbadan yine yandaş vakıflar çıktı

Yasada vakıfların yurtdışındaki tüzel kişilere bağış yapmasına, genellikle iktidara yakın vakıf ve

O küfürü midemiz bulanarak hepimiz izledik

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Boşnaklara yönelik açıklamalarından dolayı Rasim Ozan

28 Şubatçıların hesap verecekleri günü bekliyoruz

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, Ankara Adliyesi önünde, bazı AK Partili milletvekilleri, sivil

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar