TSK Mehmetçik Vakfı

22 Temmuz 2018 Pazar

Ortak olan neyimiz var?

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

Toplum içinde kendini göstermek isteyen, ya da diğer bir tabirle, toplumun kendisine saygı duymasını sağlamaya çalışan beyni küçük zekası kıt, insan türleri var.

 
Bu türlerin içinde "Ben bir bakışta adamın ne mal olduğunu anlarım" diyen ve bu yeteneği ile övünen tiplerde oldukça fazla var. 
 
Gerçekten bu tiplerin ilk defa karşılaştıkları kişilere baktıkları zaman, onların karekterini çözebilmeleri mümkün mü?
 
Mesela;15 Yıllık karısının yüzündeki sinsi gülümsemeyi analiz ederek ne mal olduğunu anlayamayan ve yıllardır kendisine taktırdığı boynuzları aynaya baktığı zaman farkedemeyen bir gerzeğin, karşısındaki kişinin bir bakışta karekterini anlayabilmesi için, önce karısının yüzündeki şeytani gülümsemeyi, sonrada yıllardır kendisine taktırdığı boynuzları görmesi gerekiyor. Kendi alnındaki karayı göremeyen birinin, başkasının anlındaki karayı görmesi elbette mümkün değil. 
 
Bir kişinin karekterini, suratına bakarak analiz edebilmek için,ya o kişinin alnında "BEN MALIM" diye yazması gerekir, yada hayatının alnına satır satır işlenmesi. Ben bu güne kadar, ne alnında  "MAL" damgası yazan birini gördüm, nede hayatını suratına dövme olarak işleteni.
 
İki kelimeyi bir araya getirerek konuşmayı beceremeyen, ama cepleri biraz para görünce kasım kasım kasılarak yürüyen gerzeklerde toplumda az değil.
 
Mesela; Kazanova (zampara, hovarda) olduklarını iddia eden, dili dönmez, sözü dinlenmez, suratı kayık, ya da ahı gitmiş vahı kalmış olan tipler var. Doğal olarak bu tipleri mesken tutan, para avcısı sosyetik ve güzel hatunlarda.
 
Ceplerinde ki para ile kazanovalığa soyunan çevresindeki cebi delik insanlara "Alçak dağları ben yarattım, yükseklere imza attım" tripleriyle bakan bu embesiller bilmezlerki, kazanova olan kendileri değil, ceplerindeki para. Sosyatik ve güzel hatunların hayranlığıda onlara değil, harcayacakları paralara. 
 
Ve yine bilmezler ki, ceplerinde para suyunu çektiğinde, kaznovalıkta bitecek. İtibar yerlerde sürünecek, saygı sevgi tatile çıkacak. 
 
Dün "Aman efendim, canım efendim" diyerek etrafında pervane gibi dönenler, bugün onları gördüklerinde kıçlarını dönecek, belkide en ağır küfürleri edecekler. Beraber olabilmek için ,ayaklarının altına milyonlar serdikleri hatunlar ise, yeni para babalarının kollarında para dolu ufuklara doğru yelken açacaklar.
 
Aslında bu konudaki sözüm sadece kazanova geçinen para babalarına değil. 
 
Siyasetten anlamayan, matematiktan çakmayan, genel kültürün ne anlama geldiğini bilmeyen, sadece "Kem küm" kelimeleri ile bulundukları toplum üzerinde hakimiyet kurmaya, cebindeki üç kuruş para ile, kendilerinden daha bilgili görgülü olanları ise bulundukları toplumdan soyutlamaya çalışan embesillerde var.
 
Bu tipler, sosyete içinde pek bulunmazlar. Genellikle varoş tabir ettiğimiz kenar semtlerde borularını öttürmeye, küçük sivil toplum kuruluşlarını mekan tutmaya çalışır, ceplerindeki üç kuruş para ile kendilerini bulunmaz hint kumaşı sanırlar.
 
Her konuda övünmeyi, çevrelerinde bulunanlara akıl vermeyi, dedikodu yapmayı,"Benim şunum var. bunum var" diyerek hava atmayı, sıkıştıkları zaman da dinden, imandan, ahlaktan bahsetmeyı severler. 
 
Ha birde parası olanların etrafında pervane gibi dönmeyi adamlık sanan yalamuklar var. Bunlar da toplumun içine yerleşmiş en tehlikeli kişiler.
 
En ufak menfaatlerine dokunulduğunda kıyameti kopartan, sözde dostlarıda unutmamak gerekiyor.
 
Bu tipler, soğuk savaş dönemlerinde, Amerika Birleşik devletleri'nin ve Rusya'nın içinde ki uyuyan ajanlara benzer. Seninle kırk yıl 'Can ciğer kuzu sarması' gibi dostluk içinde yaşar. Kimi zaman sırdaşın olur, kimi zaman, koltuk değneğin, kimi zaman ise gözün kulağın. Taki bir hatasını söyleyene, ya da küçük bir menfaatine dokunana kadar. 
 
Senin için önemsenmeyecek ya da incir çekirdeğini doldurmayacak türdeki bu yaklaşım, onun için, içine düştüğü bir volkan, olur. Biranda herşeyi ters düz yapar. saldırıya geçer. Kırk yıldır içinde sakladığı canavarı dışarıya salar. İşte o zaman, aradan kırk yıl geçmiş olsada onu yeterince tanımadığını, gerçek karekterini öğrenemediğini anlarsın.
 
"Çevrende sana sadece ben itibar gösteriyorum" "Ben şuyum, ben buyum, sen nesin? " kelimeleri arka arkaya sıralanır. kırk yıldır süren dostluk, kırk saatte, yada kırk dakikada değil, kırk saniyede biter. Dostluk bitmesine biterde, gerçek dost bildiğin kişinin fısıltıları bitmez.
 
Evet her insanın karekteri değişiktir. Ne benim karekterim sizinkine, nede sizin karekteriniz bana benzer. Karekterlerimiz bir birine benzemesede, ortak bir özelliğimiz var. O da 'İNSAN' olmak.
 
 


02 Ocak 2016 Cumartesi 23:05
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Çatışma 7 Şubat’tan önce başlamış

MİT-FETÖ krizinin 2011’de başladığı, MİT’in istihbarat personelinin ‘Bizim görevlimiz’ denmesine

Sağlıkta şiddete AKP usulü çözüm

Sağlıkta şiddete tepkiler devam ederken, Sağlık Bakanı sorunun ‘acillere polis karakolu’ kurularak

Tarık El-Haşimi'den Araplara sert eleştiri

“Uluslararası Darbe İle Mücadele ve 15 Temmuz Sempozyumu”nda konuşan Irak'ın eski Cumhurbaşkanı

AKP Menzil tarikatını böyle destekledi!

AKP bir yandan eski destekçileri Adnan Oktar ve Gülen Cemaati'ne operasyon yaparken, diğer yandan da kendisine

Bu kanun yasa yoluyla OHAL'i getiriyor

CHP İstanbul milletvekilleri Zeynel Emre ve İbrahim Kaboğlu, CHP'nin Adalet Komisyonu üyeleriyle Mecliste basın

Hastahaneler ticarethane mantığı ile yönetiliyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi "68 375 sağlık çalışanı şiddet mağduru oldu" dedi

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL