TSK Mehmetçik Vakfı

17 Ekim 2018 Çarşamba

O yasak bu yasak

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

Başbakan Erdoğan yasaklarla toplumu belirli noktalara kanalize ederek sonuç alacağını düşünüyorsa, yanıldığını açık açık söylemekte yarar var. Çünkü yasaklar insanoğlunu cezbediyor. Bu nedenle de insan oğlu dünya yaratıldığından beri yasakları çiğnemekte bir mahsur görmüyor. 
 
İsterseniz dünya yaratıldığından beri demeyelim, dünya yaratılmadan önceki döneme, Havva anamızla Adem babamızın Cennet'ten kovuldukları döneme gidelim.  
 
Havva anamız, yasak olduğunu bile bile cennet bahçesindeki elmayı kopartmadı mı? Adem babamız da yasak olduğunu bildiği halde Havva anamızın ikram ettiği elmayı çatır çatır yemedi mi? "Yediler ama ceza olarak cennetten de kovuldular" diyerek bir açıklamada bulunmayın. Çünkü buradaki sorun cenneten kovulmak değil,  Allahu Teala'nın "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ordan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz." (Bakara 35) demesine rağmen cennet gibi bir yerde yasağın çiğnenmesi.
 
Demirperde ülkeleri yasak olmasına rağmen rüşveti önleyememiş. Çin, İran ve Arabistan gibi ülkelerde uyuşturucu imal edenler ve satanlar idam edilirken, uyuşturucunun önü alınamamış. Şeriat ile idare edilen ülkelerin, içki ve benzeri maddeleri kullananları ağır şekilde cezalandırması bile yasaklara olan ilgiyi azaltamamış. Ama bizim Başbakanımız içki imalatçılarının özendirici reklamlarını tırpanlayarak içkiye olan ilginin azalacağını ve içki tüketiminin dibe vuracağını düşünüyor. Yada öyle sanıyor.
 
Aslına bakarsanız Türkiye alkol batağına değil uyuşturucu batağına doğru hızla ilerliyor. Esrarın, Eroinin,Kokainin, tinerin, balinin,Captagonun ve diğerlerinin içki reklamları gibi özendirici reklamları yok. Ama her ne hikmetse binlerce genç uyuşturucu batağına saplanmış vaziyette. Hergünde onlara yenileri ekleniyor.
 
Sokaklarda, köşebaşlarında, parklarda, mezbeliklerde, sur diplerinde içki satılmıyor, ama her türlü uyuşturucu madde satılıyor. Bırakın açık alanlarda satılmasını, evlere uyuşturucu servisi dahi yapılıyor.
 
Sokaklar alkoliklerle değil, uyuşturucu, balici, tinerci gençlerle dolu. Amatem'de bir tane alkolik tedavi görüyorsa, elli tanede madde bağımlısı tedavi görüyor.
 
Uyuşturucunun peynir ekmek gibi satıldığı bir ülkede, sağlıklı gençler yetiştirmek için içkiye yasaklar getirmek bana pek mantıklı gelmiyor.
 
"Halkın sağlığını düşünüyoruz" denilerek Sigaraya bir sürü yasak getirilmesi, zam üstüne zam yapılması, sadece bandrollü, yani devlet kontrolündeki sigaranın tüketimini azalttı. Pahalılığı nedeniyle bandrollü sigaradan uzaklaşan sigara tiryakileri ise ülkemize kaçak yollarla sokulan ve nasıl üretildiği, içinde neler olduğu belli olmayan ucuz sigaralara yöneldi. Kaba bir tabirle, sigara tiryakileri kaçakçıların kucağına gönderildi. Tabiri caizse sağlığıda Allah'a emanet edildi
 
Devletin görevi yasaklarla halkın sağlığını korumak değil, halkı bilinçlendirerek sağlığı korumak olmalı. Ben içkide, uyuşturucuda içmiyorum. Bunu yasaklara saygılı bir vatandaş olduğum için yapmıyorum, bilinçli bir vatandaş olduğum için yapıyorum. "Sağlığın yerinde mi?" diye sorucak olursanız, işte o biraz şüpheli
 
Başbakan alkol kullananların yaptığı kazalardan dem vuruyor. Uyuşturucu kullananların yaptığı kazaları ise dile getirmeye gerek görmüyor.Çünkü devletin yasal yollarla iş yapanların tepesine indireceği bir balyozu her zaman var. Ama yasa dışı iş yapanların kafasına indireceği balyozsa henuz icat edilmedi. 
 
Alkol dinen yasakta, yoksa uyuşturucu maddeler dinen yasak değil mi?


28 Mayıs 2013 Salı 23:49
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL