TSK Mehmetçik Vakfı

18 Kasım 2018 Pazar

Milletin %50 si kime düşman?

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN Türk televizyonunda katıldığı programda “Biz yüzde 50 oy alıyoruz. Fakat geriye kalan yüzde 50’de bir nefret söylemine dönüşüyor. Eskiden sokağa çıkardık taraftarımız bizi çok severdi. Karşıdaki muhalifler de saygı duyardı. Şimdi bir nefretle bakış seziyorum. Kemikleşme, kamplaşma var” açıklamasıyla AKP iktidarı sayesinde Türkiye'nin nasıl ikiye bölündüğünü açıkça dile getirdi. 


Bülent Arınç iyi bir siyasetçi ve iyi bir demagog olabilir, ama iyi bir analist olduğunu söylemek," Ne kadar doğru tespitler yapmış" demek oldukça güç. 
 
AKP'nin toplumda yarattığı kutuplaşmayı geçmişten örneklerle hafifletmeye çalışmak, sadece siyaseti yakından takip etmeyenler için doğru bir tesbit olarak kabul edilsede, siyaseti yakından takip edenler için bir anlam ifade etmiyor. 

Arınç'ın "ANAP’ı yıkan budur, DYP’yi yıkan budur. CHP ’yi bu halde bırakan budur." sözlerine itibar etmek için, bu partilerin yerel ve genel seçimleri kazanmak için, nasıl bir yol izlediklerine iyice bakmak gerekiyor.

Mitinglerinde, kongrelerinde, basın toplantılarında ve açık oturumlarında dini siyasi söylev haline mi getirmişler? Yoksa milleti "laik, Atatürkçü, din düşmanı, türban karşıtları, dinsizler, kafatasçılar, puta tapanlar" söylevleri ile kutuplara mı bölmüşler? 

Resmi kurumlardan T.C. ibaresini mi, şehir girişlerinde bulunan "Ne mutlu Türküm diyene" yazan tabelaları mı, okullarda okutulan "Andımız" şiirini mi kaldırmışlar?

Oslo'da PKK terör örgütüyle milletten sır gibi saklanan bir protokol mü imzalamışlar? Bebek katiliyle can ciğer kuzu sarması olup, terörist başıyla, PKK yuvası Kandil Dağı arasında postacılık mı yapmışlar? Yoksa güvenlik güçlerini karakollara hapsedip, Güneydoğu Anadolu'yu PKK'nın kucağına mı bırakmışlar?

Seçimler sırasında trafolara kedileri mi sokmuşlar? Muhalefeti yıkmak için, nerede kimler tarafından hazırlandığı belli olmayan ahlak dışı kasetler mi piyasaya sürmüşler? Piyasaya sürdükleri bu kasetleri ayrıca parti mitinglerinde seçim malzemesi olarak mı kullanmışlar?

Kendi polis teşkilatlarını, kendi yargı teşkilatları mı kurmaya çalışmışlar? Yoksa kendilerine muhalefet olanları sindirmek için, milletin üzerinde baskı mı oluşturmaya çalışmışlar?

ANAVATAN PARTİSİ'de DOĞRU YOL PARTİSİ'de hatta kısa bir sürede olsa iktidar koltuğunda oturan REFAH PARTİSİ'de yukarıda açıkça belirttiğimiz hiçbir olumsuzluğa imza atmadı. Onların seçim kaybetmelerinin nedeni Bülent Arıç'ın dediği gibi kutuplaşmadan, yada diğer bir tabirle ayrışmadan değil. Tamamen ekonomiden di

Arınç'ın bu açıklamalarının içinde doğru olan tek şey "Düşmanlık" ve "Nefret dolu bakışlar" Ama düşmanlık ve nefret dolu bakışlar o kadar geniş bir yelpazeyi kapsamıyor.

Bu milletin % 50'si ne AKP'ye düşman ne de AKP'lilere nefret dolu gözlerle bakıyor. % 50'nin düşmanlığı partiye değil kişilere. Ve kişilere olan düşmanlığın boyutu da % 50 ile sınırlı değil. Muhalefet partilerini yeterli görmedikleri için AKP'ye kerhen oy verenlerin de bu % 50'ye eklenmesi gerekiyor ki, AKP'nin aldığı toplam oyun % 20'si de kerhen oy verenlere ait.
 
Arınç AKP'ye olan düşmanlıktan bahsederken, AKP'nin yarattığı ayrışmadan dolayı ne kadar AKP'linin ve AKP yandaşının muhaliflere düşman olduğunu söylemedi. 
 
Evet AKP karşıtlarının büyük bölümü sadece kişilere düşman görünürken, AKP'lilerin ve AKP yandaşlarının tamamı muhalefetin tamamına düşman. Bu düşmanlık artık için için yanmıyor. Alev aldı. Dört bir yanı da sarmaya başladı. AKP iktidarı kaybetse de attığı ayrıştırma tohumlarını kurutmak, yeniden birlik ve beraberliği sağlamak mümkün gibi görünmüyor.

Bu millet dış güçlerin tezgahladığı, sağ-sol, kutuplaşmasına ağır bedel ödedi. Alevi - Sünni ayrıştırmasına itibar göstermedi, teröre uzun yıllar göğsünü siper ederek binlerce insanını şehit verdi, ama asla kimseye düşmanlık beslemedi. 

Siyasetin yarattığı düşmanlık ise bunların hepsinden tehlikeli. Çünkü önceki ayrıştırmalar kutuplaşma değil, guruplaşmaydı. Şimdiki ise kutuplaşma. Bu kutuplaşmanın boyutlarını daha iyi anlayabilmek için sosyal paylaşım sitelerinde kısa bir gezinti yapmanız yeterli.

Ünlü büyüğümüzün dediği gibi "bitaraf olan bertaraf olur" Siz hala tarafsızsanız işiniz sakat. Hemen taraf olun ki, bertaraf olmayasınız.


08 Şubat 2015 Pazar 23:40
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Süleyman soylu haddini aşıyor

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, iktidarın, Plan ve

Gerçek işsizlik oranı yüzde 17

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Ağustos ayı işsizlik oranının bir önceki aya göre 0,5 puan

İYİ Parti Türkiye'nin her tarafında seçime katılacaktır

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin Engellilerin

Doğruyu savunurken omurgalı olmak önemlidir

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, "Tedbirli olarak disipline sevk edilmiştim. Buna itiraz ettik. Umuyorum

İttifakı lugatımızdan çıkartalım

İYİ Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, "İttifak mı dediniz? Asla. İttifak diye bir şey yok. Bunu

AK Parti'nin durumu hiç de iyi görünmüyor

MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, AK Parti için 31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlerde durumun hiç de iyi

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL