23 Kasım 2017 Perşembe

Küçük beyinlerin büyük düşleri

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 "Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım." sözü bir krala ait.

 
Bugünkü köşe yazıma bir kralın sözüyle başlamamın nedeni de, konumuzla fazlasıyla ilintili olması.
 
Allah Teala'nın insanları yaratırken, geçimlerini sağlayabilecekleri, yetenekleri de bahşetmiş olduğu Kur'an'ın bazı ayetlerinde de açıkça ifade edilmiş
 
Kur’an'a göre insan acelecidir; sabırsızdır; çabuk şikayet eder Nankör, mala ve menfaatine düşkündür Minnet duygusundan tamamen uzak olan insan, bağımsızlık dürtüsünün etkisiyle kendisini Tanrı yerine koyabilmektedir Ancak, yine Kur’an'a göre insan, yaratıkların birçoğundan üstün kılınmış, yaratılış amacı gereği bir takım özellikler de kendisine verilmiştir.
 
Kur’an, insanı eğitirken prensip, gaye ve metodlarını bu yapıya göre ayarlamakta ve temellendirmektedir Kur’an her insanın yaratılışta bir 'fıtrat'ı (arzuları, kabiliyetleri, ihtiyaçları, zaafları) olduğunu ve bu fıtrat üzere yaratıldığını bildirir. 
 
Yaratılışında belli bir oluşum ve tekamülden geçirilen insan, dünya hayatı içersinde de gerek bedensel, gerekse ruhsal olarak, birtakım gelişim safhalarından geçer. Bu gelişim safhaları içinde, kendilerine bahşedilen yetenekleride geliştirir, tam anlamıyla kullanılır hale getirirler.
 
Bazı insanlar Allah Teala'nın kendilerine bahşettiği yetenekleri kullanarak başarının zirvesine çıkmak için çabalarken, bazıları da kendilerine bahşedilen yetenekleri kullanmak yerine, küçük beyinleri ile tasarladıkları büyük hayaller peşinde koşmayı tercih ederler.
 
Bir de kendilerine bahşedilen yetenekleri, kullanmayı beceremeyen, "Acaba ben hangi işi yapsam da başarıyı yakalasam" diye düşünen kararsızlar var. Kendilerine bahşedilen yetenekleri kullanmak yerine, yıllarını "ACABA" diyerek, boş yere harcayan insanların, bir baltaya sap olması da mümkün değil. 
 
Mesela, Allah Teala'nın size bahşettiği yetenek sayesinde iyi bir edebiyatçı olabilirsiniz. Ama, yeteneğinizi geliştirmek için çaba göstermiyor, yeteneğinizin sınırları içinde neler olması gerektiğini bilmiyor, öğrenme gereğide duymuyorsanız "Ben yetenekliyim" diyemezsiniz. 
 
Dil bilgisini ve yazım kuralları hakkında bilgi sahibi değilseniz, hayal dünyanızı korkularınızın içine hapsetmiş "Ben ne yazarsam yazayım, başarılı olamam" düşüncesine kapılmışsanız, sizin için edebiyatta zirveye çıkmak, boş bir hayalden öteye gidemez.
 
Ünlü hikaye ve oyun yazarı Turan Oflazoğlu TRT'de çalışırken, yazdığım radyo tiyatrolarından etkilenmiş, benimle tanışmak istemişti. Tanışmak için yanına gittiğimde de, bana aynen şunları söylemişti. " Okurların ilgisini çekecek konular bulma ve bunları hikaye haline getirme konusunda senin eline su dökemem. Bunu seni şımartmak için söylediğimi sanma. Çünkü bende olupta sende olmayan bir şey var. O da yazım kuralları. Nerede nokta, nerede virgül kullanacağını ve hangi ekleri ayıracağını bilmiyorsun. Bunları yapamadığın sürece, yazdıkların seni zirveye taşımaz."
 
Turan Oflazoğlu haklı çıktı. 
 
Yazdığım bütün radyo tiyatroları, araştırma yazıları, kısa skeçler, tefrikalar büyük beğeni topladı. Ama beni zirveye taşımadı. Çünkü yazım kurallarındaki yeteneksizliğim basamak atlamamı, kafamda tasarladığım hikayeleri roman haline getirmemi engelledi.
 
Size bahşedilen yetenek sayesinde, çok yetenekli bir sporcu olabilirsiniz, ama çok yetenekli bir sporcu olmanız, çok yetenekli antranör olacağınız anlamına gelmez. 
 
Çünkü spor yaparken beyninizi, sadece kendi yeteneklerinizi yönlendirmek için kullanırsınız. Ama antranör olduğunuz zaman, beyninizi antranörü olduğunuz bütün sporcuları yönlendirmek için kullanmak zorunda kalırsınız.Beyninizi antranörü olduğunuz sporcuların beyinleri ile bütünleştirmeyi sağlarsanız iyi bir antranör olursunuz. Bütünleştiremezseniz, iyi bir sporcu olmanız, sizi darağıcına çekilmekten kurtaramaz.
 
İyi bir sporcu ve iyi bir antranörde olabilirsiniz. Ama sporcularınızdan korkuyor, Sporcularınızın ahlaksızlarına taviz veriyorsanız, sporcuların arasında bütünlük sağlamanız ve onları zirveye taşımanız mümkün olmaz. Çünkü sporda başarının yolu Dirayetli olmaktan geçer.
 
"Yeteneğin çok çalışmakla kazanıldığını, çalışmayanların yetenek sahibi olamayacakları" şeklindeki yaklaşımların doğruluk payı kişiye göre değişkenlik gösterir. Her insan doğuştan bir yeteneğe sahiptir. Önce size bahşedilen yeteneği ortaya çıkartmanız, sonrada çalışarak yeteneğinizi geliştirmeniz gerekiyor.
 
"Ben bir Albert Einstein, yada ampülü icat eden Thomas Alva Edison olmak istiyorum" hayali, ile günde 22 saat çalışsanız dahi, Allah Teala onlara bahşettiği yetenekleri size bahşetmemişse, günde 22 saat çalışmanız sizin yeni bir Albert Einstein,ya da ampülü icat eden Thomas Alva Edison olmanızı sağlamaz. Aksine sizin gerçek yeteneğinizin körleşmesini sağlar. 


01 Ocak 2016 Cuma 13:56
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Tek başına İETT damat turizm

AKP iktidarında oğulların ve damatların ‘ayrıcalıklı’ ticari faaliyetleri gündemden düşmüyor.

Akşener erken seçim ihtimalini düşünüyor

Henüz il ve ilçe teşkilatlanmaları devam eden İYİ Parti’nin olağan kurultay kararı almasının ardında

Hedefi sağ-sol kutuplaşması

AKP lideri Erdoğan’ın bir süredir klasik İslami muhafazakâr söyleminin yanına milliyetçiliği de eklemesi ve

Torbadan yine yandaş vakıflar çıktı

Yasada vakıfların yurtdışındaki tüzel kişilere bağış yapmasına, genellikle iktidara yakın vakıf ve

O küfürü midemiz bulanarak hepimiz izledik

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Boşnaklara yönelik açıklamalarından dolayı Rasim Ozan

28 Şubatçıların hesap verecekleri günü bekliyoruz

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, Ankara Adliyesi önünde, bazı AK Partili milletvekilleri, sivil

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar