21 Ağustos 2019 Çarşamba

Keskin dönüş sizi şaşırtmasın

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 Cumhuriyetin kurucularına hakaret edenler, "iki ayyaş" diye aşağılamaya çalışanlar, milli bayramlarda ortalıkta görünmeyenler, özelliklede toplu halde hastalık nöbeti geçirenler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün adını anmamak için, değişik taktikler uygulayanların bir bölümü özelliklede AKP yönetiminin tepesinde yer alanlar, FETÖ çetesinin planladığı hain darbe girişiminden sonra,  aniden istikamet değiştirip, milli bayramlara katılmaya, Mustafa Kemal Atatürk'ün adını her toplantıda anmaya başladılar. 

 
Bazı kendini bilmez ayak takımı hala Atatürk'ü aşağılamaya devam etsede, iktidar kanadının bu konudaki değişimini iyiye gidişin bir işaret olarak algılamak olasılık dahilinde. "Olasılık dahilinde" diyorum çünkü ben hala iktidar kanadının Atatürk konusundaki samimiyetinden şüpheliyim.
 
İnsanlar değişebilir. Ama bu değişim beynin algılama kapasitesine paralel olarak devam eder. Bir süre sonrada beynin içine yerleşmiş olan fikirler kronikleşerek evrimini tamamlar. Ve iç değişim yani beynin fonksiyonel değişimi sona erer.
 
Bu nedenle büyüklerimizin "bir insan yedisinde neyse 70'inde de odur sözüne katılmıyorum."
 
İnsanlar boş bir defter sayfası gibidir. Boş sayfanın doldurulma biçimi, gelecekteki yönünü belirler. Bazen bu yön değişime uğrasada, genellikle istikamet aynıdır. Diğer bir deyişle, dil batı desede, beyne yerleştirilen doğu yönü hedefin kendisidir.
 
Beyni doğuya sabitlendiği halde, toplumun nabzına şerbet vermek için ara sıra diliyle batıyı işaret etmeye, yada "benim yönüm batı" sözleriyle toplumun tamanı yanına çekmeye çalışan bir gurup insanın varlığını inkar etmek de mümkün değil.
 
Bunu ister bir aldatmaca olarak kabul edin, isterseniz siyasi manevra. Her iki durumda da, meselenin özü kişisel menfaatlere dayanıyor. 
 
Türkiye'de bu konuya örnek gösterilecek, binlerce yön değiştirme hikayesi var. Bu hikayelerin en önemlileride siyasilere ve ülkeyi yönetenlere ait.
 
Bakın sayın Cumhurbaşkanı 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra, Mustafa Kemal Atatürk hakkında ki söylevlerini nasıl değiştiriyor  "Cumhuriyetimizin Gazi Mustafa Kemal’in idaresindeki ilk yıllarında çok isabetli bir tercihle Türkiye kendi sanayini ve elbette savunma altyapısını oluşturma konusunda önemli adımlar atmıştır. Kendi uçağını, kendi silahını, kendi tankını, topunu, trenini, gemisini, tarım aletlerini, fabrikalarını kurma iradesini ortaya koyan bu dönemi ve tüm yöneticilerini tazimle, hürmetle yâd ediyorum."
 
Bugün Mustafa Kemal Atatürk'e methiyeler düzen Sayın Cumhurbaşkanı'nın 15 Temmuz darbe girişiminden önce neler söylediğine bir göz atalım.
 
1993’te basılan “2. Cumhuriyet Tartışmaları kitabında o zaman Refah Partisi İl Başkanı olan Tayyip Erdoğan;
 
-Cumhuriyet dönemi… kendisine din olarak Kemalizmi almış ve başka hiçbir dine (Müslümanlık dahil!) hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte etmiştir.
 
-Türkiye Cumhuriyeti 1923’ten bu yana sürekli gerileyiş içindedir. Türkiye’nin 70 yıllık tarihi boşa harcanmış bir zamandır.
 
– Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir.
 
20 Haziran 2014  Yer Viyana. Erdoğan yine hedef Cumhuriyet dönemi;
 
–Hani Gazi Mustafa Kemal demir ağlara çok düşkündü. Biz ördük biz. Şu anda raylarını bile 10 metreden fazla yapamayan bir Türkiye vardı. Biz şimdi 70 metre uzunluğunda ray imal ediyoruz. Onlar perçinle yapıyordu, biz kaynak sistemiyle yapıyoruz. Neden? İnsanımızın trenle yolculuk esnasında rahatsız olmasını istemiyoruz. Tangır tungur gitmeyecek, böyle hiç gürültü yapmadan gitsin istiyoruz. Artık öyle ilkel vagonlar falan yok.
 
Erdoğan’ın 2013’te Meclis’te yaptığı konuşmada “İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da, dinin emrettiği bir yasa sizin için neden reddedilmesi gerekiyor” 
 
Sarayında verdiği ilk Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda cumhuriyet dönemini 
"Bir yanda fraklı, valsli, şampanyalı Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yapılırken, kapının hemen dışında, ayağına giyecek ayakkabı, sırtına ceket bulamayan, yarı aç-yarı tok hayatını sürdürmeye çalışan bir millet, şaşkınlıkla bu manzarayı seyretmektedir. Geçmişte Cumhuriyet adına millet tariz hatta taciz edildi." diye eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, doların 7 TL' ye fırladığı, enflasyon canavarının ateş püskürdüğü ve zam dalgasının milletin mutfağını yangın yerine çevirdiği bir dönemde, tanesi 120 TL olan ejder meyvesinden yapılma meyve suyunu misafirlerine ikram etmekten geri kalmıyordu.
 
Dil ne söylerse söylesin, beyinde kronikleşen siyasi düşünceler ve nefret duyguları asla silinmez
 


16 Ekim 2018 Salı 18:48
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Depremin ne zaman olacağına odaklanmayın

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, 1999

Zorbalıkla karşı karşıyayız

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, kayyım atanan Mardin’de halkla buluştu.

Devlet Tiyatrolarında yasaklanan oyun çok

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, 2002'den bugüne

İYİ Parti'den o iddialara açıklama

Son günlerde yapılan karşılıklı açıklamalarla parti içerisindeki demokrasiyi işleten İYİ Partililerden

Ne varsa paylaşmaya hazırız

Kurban Bayramı boyunca İstanbul’un birçok noktasında vatandaşlarla buluşan, devam eden projeleri inceleyen ve

Ebeveynlerin internetteki korkusu Siber zorbalık

Çocuklar teknoloji ile artık çok erken yaşta tanışıyor. Anne babaları en çok endişelendiren konuların

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL