25 Ocak 2021 Pazartesi

Karışık bir salata

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 Bazı insanların neden isyan ettiklerini, neden bazı kesimlere karşı cephe aldıklarını bilmek kadar, onların bu davranış biçimini çözmekte zor.

 
Buna en güzel örneklerden birisi Ülkücü olduğunu her fırsatta vurgulamaktan geri kalmayan sinama, dizi ve tiyatro sanatçısı Ahmet Yenilmez.
 
Ülkücü olduğu için sanat camiasında yalnız olduğunu ve bedeller ödediğini, bugüne dek MHP ve BBP dışında hiçbir partiye üye olmadığını, siyasi görüşü nedeniyle hakaret ve küfürlere maruz kaldığını söyleyen Yenilmez yıllardır ekmeğini yediği sanat camiasını da töhnet altında bırakacak açıklamalardan geri kalmıyor.
 
 “1983 yılından beri ülkücü kimliğim ile tiyatro ve sinema alanında çalışmaktayım. Sanat camiasında rahmetli Başbuğ ve rahmetli Muhsin başkanın nezaketinin her daim en uç meslektaşlarım tarafından saygı gördüğünü gurur ile müşahade ettim. Yapayalnız olduğum bu camiada ne bedeller ödediğimi yakın tanıyanlar az çok bilir. İşitmediğim küfür duymadığım hakaret kalmadı” şeklinde ki ifadeleri, kendisine iş verilmediği için sokaklarda dilenir hale gelmiş, bir sanatçı kullanmış olsa, içimiz cız eder. Ama bu ifadeleri yıllardır aralıksız bir şekilde dizilerde ve sinema filmlerinde boy gösteren Ülkücü kimlikli Ahmet Yenilmez kullanıyorsa o zaman iş değişir, ortaya karışık bir salata çıkar. 
 
"Karışık bir salata" gibi olmasının nedeni de yukarıda kullandığı ifadeler. "Sanat camiasında rahmetli Başbuğ ve rahmetli Muhsin başkanın nezaketinin her daim en uç meslektaşlarım tarafından saygı gördüğünü gurur ile müşahade ettim." dedikten sonra, bu sözlerine tezat teşkil edecek nitelikte kendisiyle ilgili konuyu dile getiriyor "Yapayalnız olduğum bu camiada ne bedeller ödediğimi yakın tanıyanlar az çok bilir. İşitmediğim küfür duymadığım hakaret kalmadı” 
 
Büyük kitlelere liderlik eden siyasilerin sanat camiaları tarafından saygıyla karşılanması, onların siyasi fikirlerini ve ideolojilerini benimsemiş olan bireylerinde bulundukları toplum içinde aynı şekilde saygıyla karşılanacağı anlamına gelmez. Çünkü bireylerin saygınlığı, siyasi görüşlerini paylaştığı liderlere değil, kendisinin toplum içindeki tutum ve davranışlarına bağlıdır. Tutum ve davranışları toplum tarafından kabul görmeyen kişiler önce yalnızlığa itilir sonra da dışlanırlar. Toplum tarafından yalnızlığa itilmiş ve dışlanmış bir kişinin saygınlığı olduğunu da kimse iddia edemez. 
 
Doğrusunu söylemek gerekirse Yenilmez'in kullandığı "Yapayalnız olduğum bu camiada ne bedeller ödediğimi yakın tanıyanlar az çok bilir. İşitmediğim küfür duymadığım hakaret kalmadı" cümlesi ile kimi suçladığı da belli değil. 
 
İlk cümlesinde sanat camiasına vurgu yaparken ikinci cümlesinde bu vurguyu muallakta bırakarak akıl karışıklığına neden olmuş.Ve sanat camiasını hedef haline getirmiş. 
 
Bulunduğu konuma ve yaptığı  işlere bakılırsa sanat camiasını hedef haline getireceği bir durum da yok. Çünkü İşleri oldukça tıkırında.
 
Açık açık söylemesede,onun karın ağrısının asıl nedeni sanat camiası değil MHP ve Ülkücü camia
 
Açıklamalarının son bölümünde yer alan ifadelerde bunu doğruluyor.
 
“Ülkücü camiaya son sözümdür. Sabrettim. Hülasa sanırım susma zamanım geldi.  İnşallah gazinocular kralı oğlu sanatçılar duygularınıza tercüman olur." diyen Yenilmez'in bu sözlerinden, kendisine birşeyler verilmesi için çok beklediği ve beklediği her ne ise verilmediği, bu nedenle de kızdığı anlamı çıkıyor.
 
7-8 yaşındaki çocukların "Ben küstüm artık sizinle oynamayacağım" demesi ile Yenilmez'in sözleri arasında fazla bir fark yok.
 
"Düğün değil, bayram değil bu açıklamaları neden şimdi yapıyorsun?" diye sormamıza gerek yok. Çünkü 7 Haziran da yapılacak Milletvekili seçimlerinde milletvekili adayı olarak gösterilmeyi bekleyen yığınla insan var.
 
Seçim 7 Haziran da, olsa da milletvekilliği için partilerin yapacağı davetlere icabet etmek için bekleyenlerinde yavaş yavaş umutsuzluğa kapıldığı, kendilerine açılacak başka kapıları aramaya başladıkları günlerdeyiz
 
Ahmet Yenilmez'in değişik tarihlerde MHP'yi ve Ülkücü camiayı hedef alan açıklamalarda bulunması önemsenmese de, son açıklamasında parti içinde görev alan bazı MHP'li yöneticileri küçümsemesi, Ülkücülüğe gönül vermiş olanların affedebileceği bir durum değil.
 
Yenilmez'in "gazinocular kralı oğlu" diyerek ismini söylemekten kaçındığı, yani bu sözle küçümsediği kişi ise MHP İstanbul İl İkinci Başkanlığı'nı yürütmüş olan Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan'ın oğlu Mehmet Aslan.
 
Yıllardır Ülkücü olduğundan dem vuran sanatçı kardeşimiz Ülkücülüğün atadan gelen sıfatlara göre değer kazanmadığını henuz öğrenememiş. Eğer  öğrenmiş olsaydı, Gazinocular Kralı'nın oğlu ile kendisi arasında bir fark olmadığını, "Ben ülkücüyüm" demeklede ülkücü olunmadığını bilirdi 


11 Mart 2015 Çarşamba 00:59
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Sözcü ve Cumhuriyet'e ağır hakaretler

Günlük gazetelerin birinci sayfalarını yayınlayan Albayrak Medya A.Ş.’ye ait gzt.com isimli sitede yayınlanan

Bir kişiye istihdam yaratmanın maliyeti 652 bin TL

CHP İstanbul milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Aykut Erdoğdu'nun, işsizlik sorunu ve bunun maliyetlerine

Perinçek meydanı boş bulup salladı

Partisinden istifa edenleri "FETÖ, PKK dostu" diye nitelendiren Perinçek: "Türkiye'de en çok izlenen insan benim.

Gelecek Partisi'nden Soylu'ya zor sorular

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Gözel, kişisel sosyal medya hesaplarından yaptığı

İlk millî Arkeoloji Enstitüsü kuruluyor

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı çatısı altında hizmet verecek Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras

Vatan Partisi'nde üst düzey istifa depremi

Doğu Perinçek’in Genel Başkanı olduğu Vatan Partisi’nde, partinin önde gelen isimlerinden Mehmet Bedri

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL