23 Kasım 2017 Perşembe

Kalan sağlar bizim mi?

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 Geçmiş maden kazalarının günümüz madencilerine ders olmadığı, Soma'da meydana gelen ve 301 masum insanımızın ölümüne neden olan kaza ile bir kez daha kanıtlanmış oldu.

 
Soma faciasının ardından, madenden sağ olarak kurtulan bir maden işçisinin " Madenler özelleştirildikten sonra,maden kazalarda daha fazla ölümler kaçınılmaz oldu" şeklindeki açıklaması, alamadığımız dersin şifresi gibiydi.
 
Yazımı okurken, partizanlık gömleğini bir türlü sırtından çıkartamayan bazı kişilerin  "1992 yılında Zonguldak Kozlu'da meydana gelen maden ocağı patlamasında 263 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. O zaman madeni devlet işletiyordu" sözleriyle hemen savunmaya geçeceklerine eminim. 
 
Bu nedenle önce biraz geçmişe bakmakta fayda var.
 
1941 yılından bugüne kadar Türkiye'nin birçok bölgesinde yer alan kömür ve diğer maden ocaklarında yaşanan, pek çoğu grizu patlaması, göçük ve yangından kaynaklı olmak üzere iş kazalarında 3 binden fazla işçimiz hayatını kaybederken, bu kazalarda 100 bini aşkın işçimiz de yaralanmış
 
Türkiye'de şimdiye kadar yaşanan bazı maden ocağı kazaları şöyle: 
 
7 Mart 1983: Armutçuk'ta grizu patlaması 103 ölü. 10 Nisan 1983: Kozlu'da grizu patlaması 10 ölü. 31 Ocak 1987: Kozlu'da göçük 8 ölü. 
31 Ocak 1990: Bartın'ın Amasra ilçesinde grizu patlaması 5 ölü. 
7 Şubat 1990: Amasya Yeni Çeltik'te grizu patlaması 68 ölü, 3 Mart 1992: Kozlu'da grizu patlaması 263 ölü. 26 Mart 1995: Yozgat'ın Sorgun ilçesinde grizu patlaması 37 ölü, 22 Kasım 2003: Karaman'ın Ermenek ilçesinde grizu patlaması 10 ölü, 8 Eylül 2004: Kastamonu'nun Küre ilçesinde yangın 19 ölü. 2 Haziran 2006: Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde grizu patlaması 17 ölü. 10 Aralık 2009: Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde grizu patlaması 19 ölü ,17 Mayıs 2010: Zonguldak'ta grizu patlaması 30 ölü, 8 Ocak 2013: Kozlu'da grizu patlaması 8 ölü ve Manisa Soma'da nasıl olduğu açıklanmayan maden ocağı faciası 301 ölü (bu rakamın gerçekliği tartışılıyor.)
 
Dikkat ederseniz bu facialardan sadece ikisi grizu patlamasının dışında ki oluşumlar nedeniyle meydana gelmiş.Bu iki oluşumda hayatını kaybedenlerin sayısı 27. Grizu patlaması dışında meydana geldiği apaçık ortada olan Soma faciasında hayatını kaybeden işçi sayısı ise 301. 
 
Devlete ait madenlerin özelleştirmesinin ana nedenleri ocaklarda meydana gelen kazalar ve kazaların insan hayatına verdiği zararlar değil. Ana neden, devamlı zarar eden maden ocaklarının bütçeye getirdiği yükü ortadan kaldırmak, atıl halde bulunan madenlere işlev kazandırmak, yeni iş alanları sağlayacak ortamı hazırlamak, daha fazla üretimle devlete gelir sağlamaktı.
 
Dikkat ederseniz özelleştirmenin ana nedenleri arasında insani değerleri ön plana çıkartacak bir düşünce yapısı yok. Tamamen ekonomik yapıya endeksli bir düşünce yapısı var. 
 
"Devletin insani değerleri ön plana çıkartacak düşünce yapısı yokta, özel sektörün var mı?" diye düşünmeye gerek yok. Çünkü özel sektörün insanlara ne kadar değer verdiği, Soma'da meydana gelen kazada ortaya çıktı 
 
Bir madende daha fazla üretim yapmanın iki yolu var. Birinci yol, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi maden ocaklarında robotları çalıştırarak istenilen oranda üretimi sağlamak ve olası bir maden ocağı kazasında insan hayatı yerine makine kaybetmek, ikinci yol ise insan istihdamını artırmak. Yani bir maden ocağı koridorunda 10 kişi yerine 20-30 kişi çalıştırarak üretimi maksimum düzeye çıkarmak. (Soma madeninde 5.500 kişinin istihdam edildiği ileri sürülüyor)
 
İşi biraz makineştirelim; 4 kişinin galeri açmak için kullandığı 7 milyon euro değerinde ki bir Roadheader'in yaptığı işi 750 işçinin yaptığını söylersek fazla abartmamış oluruz. Ayrıca bu makinenin bir vardiyada 4 kişiyle yaptığı işi, makinesiz 80 kişinin yaptığını söylemekte de fayda var. 
 
Şimdi biraz mantıklı düşünelim, Makine ile çalışılan bir maden ocağında olası bir grizu patlamasında, yangında yada çöküntüde ölebilecek insan sayısı 4'le sınırlıyken, insan gücüyle çalışılan bir galeride ölecek insan sayısı, galeride bulunan insan sayısı kadardır.
 
Bu kısa detaylardan sonra Soma'da ki maden ocağı kazasında neden bu kadar çok insanımızın öldüğünü, daha iyi anladığınıza eminim.
 
Kısaca özetleyecek olursak, Soma faciasını meydana getiren iki ana unsur var. 1. Unsur, işverenin daha fazla kazanma hırsı, 2. unsur ise devletin denetimlerini gerektiği şekilde yapmamış olması.
 
Bu kazanında bize ders olacağını sanmıyorum. Çünkü biz "Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir" düşüncesini kendime ilke edinmişiz.


18 Mayıs 2014 Pazar 23:10
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Tek başına İETT damat turizm

AKP iktidarında oğulların ve damatların ‘ayrıcalıklı’ ticari faaliyetleri gündemden düşmüyor.

Akşener erken seçim ihtimalini düşünüyor

Henüz il ve ilçe teşkilatlanmaları devam eden İYİ Parti’nin olağan kurultay kararı almasının ardında

Hedefi sağ-sol kutuplaşması

AKP lideri Erdoğan’ın bir süredir klasik İslami muhafazakâr söyleminin yanına milliyetçiliği de eklemesi ve

Torbadan yine yandaş vakıflar çıktı

Yasada vakıfların yurtdışındaki tüzel kişilere bağış yapmasına, genellikle iktidara yakın vakıf ve

O küfürü midemiz bulanarak hepimiz izledik

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Boşnaklara yönelik açıklamalarından dolayı Rasim Ozan

28 Şubatçıların hesap verecekleri günü bekliyoruz

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, Ankara Adliyesi önünde, bazı AK Partili milletvekilleri, sivil

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar