29 Ocak 2020 Çarşamba

Çatlı, Asala, Hürrem

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 Yandaş diye tabir edilen bazı basın kuruluşlarının, Atatürkçü ve ulusalcı kesimi sindirmek için kullandığı yöntemi bilmeyen yok. Bu konuda oldukça usta olduklarını ve uyguladıkları yöntemle de Atatürkçü ve ulusalcı kesimi sindirdiklerini söylememek haksızlık olur.

 
İşte bu yandaş basının yeni hedefi Ülkücü ve milliyetçi kesim. AKP'nin Türkiye'yi tamamen ele geçirmesi için, seçimlerde % 50' nin üzerinde bir oy alması gerekiyor. Bu oyu alabilmesi içinde, Ülkücü ve Milliyetçi kesimin halkın gözünde küçük düşürülmesi, MHP' ye giden oyların AKP' ye kayması, MHP'nin bu yolla seçim barajının altına itilmesi gerekiyor. Ama normal yollarla bunun mümkün olmadığını yandaş basında, AKP'de çok iyi biliyor. Bu nedenle yeni bir plan devreye sokuldu.
 
Yandaş basının içinde bulunan bir gazete, Ülkücü camianın "Lider" diye tanımladığı kişileri küçük düşüren, hatta vatan haini konumuna sokan bir yazı dizisi yayınlamaya başladı. Yazının ana konusu ASALA Ermeni terör örgütü' nün kuruluşu, Türk diplomatlara düzenlediği kahpe suikastlar  ve ilişkileri. Kaynaksa Türkiye'nin çok yakından tanıdığı bir isim, MOSSAD Ajanı HAHAM Tuncay GÜNEY.
  
Tuncay Güney, ASALA' nın kuruluş amacını, Türk diplomatlara düzenlediği suikastları, para kaynaklarını, Türkiye'de ki uzantılarını ve Ülkücü mafya olarak tanımladığı kesimle olan işbirliğini açık bir dille anlatıyor. Yandaş basının güzide evladı da bu anlatılanları gazetenin sayfasına aktarıyor.
 
Yandaş basının nasıl bir oyun peşinde olduğunu daha iyi anlamanız için MOSSAD ajanı Güney'in bazı anlatılarına bir göz atalım. Anlatılara göz atarken verilen tarihlere de
dikkat edin.
 
 1973 ve 1995 yılları arasında, Türkiye dahil 16 farklı ülkede onlarca kanlı saldırıya imza atmışlardı. O terör örgütü, Ermeni Gizli Kurtuluş Ordusu olarak da bilinen ASALA' ydı. ASALA, ilk kanlı eylemini ise 1975 yılında Avusturya'nın başkenti Viyana'da yapmıştı. Silahlı 3 kişi, Büyükelçi Daniş Tunalıgil' i öldürmüştü. Sonraki yıllarda ise 41 diplomat, ASALA' nın saldırıları sonucu hayatını kaybetti. Ancak Ergenekon'un karakutusu olarak bilinen Tuncay Güney'in yaptığı açıklamalar, ASALA' nın gerçek yüzüyle ilgili ilginç bir adresi işaret etti. Zira Güney, " Suikastleri düzenleyenler, Susurluk'ta ortaya çıkan derin devlet çetesiydi" diyor.
 
ASALA gerçeğini anlatırken 13 Ekim 1980' deki uçak kaçırma olayına vurgu yapıyorsunuz. Biraz açar mısınız? 

13 Ekim 1980' de Münih-İstanbul seferini yapan THY uçağı yolcularıyla birlikte kaçırılmıştı. Uçak, Diyarbakır'a indirildi. Uçağı kaçıran korsanlar Hasan Güneser, Yılmaz Yalçıner, Ömer Yorulmaz ve Mekki Yassıkaya' ydı. Korsanların, 12 Eylül darbesine karşı böyle bir eylem yaptığı ileri sürüldü. O gün Kenan Evren ve Milli Güvenlik Konseyi üyeleri de askeri tatbikat için Diyarbakır'daydı. Uçakta iki gazeteci de vardı. Ama en ilginç yolcusu Selim Edes 'di. Olayın aslı neydi peki? Uçak kaçırma olayı için bir evde toplantı yapıldı. Fikir uzun yıllar iki önemli gazetenin yazı işlerinde bulunan C .A. ve O. A.'dan çıkmıştı. Bu olayın perde arkasını bilmeden 28 Şubat'ı bilemeyiz.
 
ASALA' nın perde arkası uçak kaçırma operasyonuyla mı aydınlanıyor? 
1980' deki uçak kaçırma olayını neden anlattım. Bu yazılı senaryoyu uygulayan statüko, yıllarca süren ve Sözde Ermeni terörü olarak tanıtılan ASALA' nın da perde arkasında bulunuyor. 12 Eylül sonrası ve PKK süreci karanlık tarihimizdir. "Ne yapıldı ise vatan ve ülkenin bekası için yapıldı" masalını dinledik. ASALA, PKK'nın doğum sancıları idi.
 
"MOSSAD Ajanı Tuncay GÜNEY' in  1973 - 1995 yılları arasında geçen olayları bilmesi mümkün mü?"  Mümkün olabilmesi için Güney' in o tarihler arasında yaşaması ve olayların içinde yer alması gerekiyor.
 
Sorunda işte burada; Yandaş basın bu yazı dizisi için Güney'i kaynak gösterirken, Güney'in doğum tarihini atlamış, yada kimse bunun farkına varmaz düşüncesine kapılmış.
 
Tuncay Güney 25. Ağustos. 1972 yılında dünyaya gelmiş. Yani ASALA' dan bir yıl sonra doğmuş. 13. Ekim. 1980 tarihinde henüz sekiz yaşında, 8 yaşındaki bir çocuğun, 13. Ekim. 1980 yılında meydana gelen  uçak olayını, böylesine detaylı bir şekilde bilmesi mümkün mü?. Elbette bilmesi mümkün değil. Ama yandaş basına göre biliyor.
 
Tuncay Güney bununla yetinmiyor, o dönemdeki ASALA ile ülkücülerin REİS diye tanımladığı Abdullah ÇATLI' nın beraber çalıştığını anlatıyor. Hatta utanmazlığın boyutlarını genişletip, ASALA' yı Türkiye' de ki derin devletin finanse ettiğini de ileri sürüyor. Ve bunları yandaş medya yazıyor.
 
İşte PES dedirten karalama;
 
Mafya ve ASALA arasındaki bağlantı nedir? 
ASALA, Türk ve Kürt mafyasını Avrupa ve ABD'ye taşıdı. ASALA, Çatlı ve grubunu İtalyan-Kolombiya-Meksika-Costarika - Arnavut mafyası ile buluşturdu. 

ASALA'nın para işlerini kimler yönetiyordu?
Havik Simonyan adlı Lübnan doğumlu Ermeni, ASALA' nın finans işlerini yürütüyordu. Bütün işlemleri kendisine ait İsveç'teki ABIANA şirketinin üzerinden yapıyordu. Çatlı ve grubunun Avrupa'daki uyuşturucu paralarını da bu şirketin hesabına yatırıyordu. Yıllar sonra Behçet Cantürk'ü PKK sponsorluğuna zorlayan Ankara'daki güç, Simonyan' ı da Çatlı'yla buluşturdu. Böylece ASALA derin Türkiye'nin paralı askeri oldu. Çatlı ve ASALA kendilerine karşı çıkan Ermeniler' in bir kısmını öldürdü, bir kısmını da sindirdi.
 
Yandaş basının, farkına varmadığı bir konu daha var. O da çatlının elini kolunu sallayarak dolaştığı dönem. Bu dönemde, Tuncay Güney' in dediği gibi Çatlı' nın ASALA ile işbirliği yapması mümkün mü?
 
Ona da göz atalım;
 
Abdullah Çatlı , 9 Ekim 1978' de de Ankara ili Bahçelievler semtindeki 7 TİP' linin öldürülmesi olayından dolayı  tutuklandı, 12 Eylül darbesi' ni izleyen aylarda yurt dışına çıktı. Bulgaristan ve Viyana'da bir süre kaldı. 22 Şubat 1982 de, İsviçre'de Mehmet Özbay adına düzenlenmiş pasaport ile yakalandı, ancak serbest bırakıldı. 22 Ekim 1983' de Paris 'te MİT ile ilişkiye geçtiği ve ASALA' ya karşı 5 eylemde kullanıldığı MİT resmi belgelerine yer aldı.22 Ekim 1984' de Paris'te yakalandığında üzerinde Hasan Kurtoğlu adına düzenlenmiş bir pasaport vardı. Çatlı,Fransa'da 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 16 Eylül 1985' de Papa Suikast i davasında tanık olarak konuştu. Oral Çelik 'in suikast ile ilgisi olmadığını, Ağca'nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı, kısa bir süre sonra Fransa tarafından 7 yıl ceza aldığı İsviçre'ye iade edildi. 21 Mart 1990' da Bostadel Cezaevi' n den kaçtı. 1993' de Türkiye'ye giriş yaptı. ve 1996 yılında geçirdiği trafik kazasında öldü.

Yandaş basının yayınladığı bu yazının amacı oldukça açık. Yakında " HÜRREM, Osmanlı Devleti'nin yükselişini önlemek için, derin devlet tarafından Kanuni'nin yanına sokulan bir Ergenekon üyesiydi" türünden bir yazı yayınlanırsa sakın şaşırmayın.


08 Kasım 2012 Perşembe 22:26
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

21 bin çocuk koruma altında

Başta Rabia Naz Vatan olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması amacıyla kurulan Meclis

Trump Orta Doğu'yu kana boğmaya çalışıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun 28 Ocak 2020

Büyük Birlik Partisi 27 yaşında

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ve beraberinde bulunan Divan ve MKYK/MDK üyeleri /il ve ilçe

Gizemli Virüs Corona hakkında bilinmeyenler

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılmaya başlayan yeni Corona virüs tüm dünyanın teyakkuza

Kızılay Başkanı 'Andımız'la dalga geçmiş

Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın Andımız'ın kaldırılması için paylaştığı karikatür tepkiye neden oldu.

Bedri Gencer'in skandal paylaşımı Meclis gündeminde

Yıldız Teknik Üniversitesi profesörü Bedri Gencer, Elazığ’da meydana gelen ve 41 kişinin yaşamını

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL