23 Kasım 2017 Perşembe

Bir Yunan hayranı

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 "Dünyada kaç türlü insan vardır?" diye bir soru yöneltecek olsam, herkes bu soruya üç aşağı beş yukarı aynı cevabı verir. Aradaki tek fark ise kendilerini ve kendilerine benzeyenleri saydıkları türün dışında tutmaları olurdu.

 
Bazı insan türleri az bulunur. Bu az bulunan türler, toplumun değer yargılarına önem vermez, sövmeyi, hakaret etmeyi ve ayrıştırmayı marifet sanırlar. Hele birde devlet babanın hoşgörüsünü kazanmış ve onun koruyucu kolları arasına alınmışlarsa, ağızlarından çıkanları kulakları duymaz, kendi fikilerini beğenmeyenlere yada kendisi ile aynı yolda yürümeyenlere düşman olurlar. işte onlardan birisi.
 
Kafasında Osmanlı döneminden kalma fes, boynunda Hırvat askerlerinin icadı kravat.
 
Tarihçi....
İlahiyatçı....
Edebiyatçı...
Siyasetçi....
Hatta birazda birazda psikolog....
 
Allah Teala hiç saklamamış verdikçe vermiş. Ama bunları verirken galiba aklıyla da biraz oynamış olacak ki, o akıl yerinde pek durmuyor. Yada aklı yerinde duruyorda, dili aklına uymuyor.
 
Bakın bu zat 28 Mayıs 2016 tarihinde yaptığı bir konuşmada Kurtuluş Savaşı'na ilişkin olarak "Beni tefe koyarlar ama keşke Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı. Ne şeriat yıkılırdı. Ne medreseler lağvedilirdi. Ne hocalar asılırdı. Hiç biri olmazdı. Çünkü Yunanistan da Müslümanlar için mahkemeleri var" diyerek, Yunanistan hayranlığını açıkça ortaya koymuştu.
 
Bildiğim kadarıyla Avrupa'da sadece İngiltere'de ve Almanya'da bir de Kanada'da şeriat mahkemeleri var. İslam hukukuna dayalı ilk mahkeme de İngiltere'de 1980’lerde ‘Şeriat Konseyleri (Sharia Councils)adıyla uygulanmaya başlamış. 2007 yılında ise ‘Müslüman Arabulucu/Hakemlik Mahkemeleri’ (Muslim Arbitration Tribunals) adını almış. Bu mahkemelerde sadece boşanma, vekalet, miras ve ticaret ile ilglili davaları görülüyor.
 
"Hırsızların kolu, katillerin kafası kesilecek, zina yapanlar recm edilenecek, yanında erkek olmadan sokağa çıkan, yada aileden olmayan bir erkekle kafede oturan kadınlar kırbaçlanacak" diyerek hükümde vermiyor. Tamamen şeri hükümlere dayalı bir karar verse İngiliz hükümeti böyle bir kararı uygular mı?
 
Kısacası çok bilmiş zatın söylediği gibi, Yunanista'da Şeriat mahkemeleri yok.
 
Bu aklı kıt zat Yunan hayranlığına soyunurken, Yunan araştırmacı yazar-gazeteci Tasos Kostopulos “1912-1922 Savaş ve Etnik Temizlik” adlı kitabında, Yunan askerinin Kurtuluş Savaşı öncesi Anadolu’da işlediği cinayetlerin, barbarlıkların tanıkları bakın olayları nasıl anlatıyor.  
 
(Bir Yunan askeri anlatıyor): Her şeyi yakmamız emrini Prens Andreas vermişti. 
 
(30 Ağustos 1921: Yunan ordusundaki bir fotoğrafçı anlatıyor) Ayrıldığımız her yeri yakıyoruz. Dehşet verici bir manzara. 
 
(4 Eylül 1921: Nikos Vasilikos anlatıyor) Bazılarımız Roma’yı yakan imparator Neron gibi mutlu. Verilen emir açık. Neyi taşıyamıyorsanız yakın. Onca köyde yaşlılar, hastalar, sakatlar, çoçuklar ne yaptı meçhul...
 
Ailelerin önünde tecavüz
 (9 Temmuz 1921: Yunan subay anlatıyor) Arıveren köyüne girdik. Kızlara ailelerinin gözü önünde tecavüz edildi. Askerler o gece yağmaladıkları ipek yorganlarda yattılar. 
 
Yunanlı bir yazar bunları yazarak kendi ülkesini yerden yere vururken, kendi de "Yunan Mezalimi" adında kitap yazmış olan zat Yunanistan'a hayranlık duyuyor. Bu ne aymazlık?
 
Bulunmaz hint kumaşıymış gibi TV kanallarında dolaşan bu zatın karnesi milleti ayrıştıran açıklamalarla dolu. Hele son yaptığı açıklamanın savunulacak tarafı yok.
 
“Seni hangi kategoriye koyayım? Namaz yok, oruç yok. Bin bir yalan, bin bir rezillik. Ondan sonra en iyi Müslüman benim. Müslümanlık, Hıristiyanlık değil. Haftada bir defa kiliseye gidiyo onlar, sen haftada bir sefer camiye gitmiyorsun. Sözüm bütün Aleviler için değil. Bunların böyle Alevi adını taşıyan dinsizleri için.”
 
"Sanane milletin namazından,
Sanane milletin camiye gidip gitmemesinden,
Sanane milletin Aleviliğinden, Müslümanlığından
Sanane milletin dininden imanından" diyebilecek bir tane hükümet yetkilisi çıksa, gidip elini öpeceğim.Ama yok.
 
Belki vardır da, bu zat özel davetli olarak, Beş Tepe'de yemek yediği için söylemeye cesaret edemiyorlardır.
 
Büyüklerimiz boşuna "Konuşmasını biliyorsan konuş ilham alsınlar, konuşmasını bilmiyoran sus adam sansınlar" dememişler.

Adamlık konuşmakla tanımlansaydı, papağanlarda adam sınıfına girerlerdi.
 


04 Şubat 2017 Cumartesi 22:05
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Tek başına İETT damat turizm

AKP iktidarında oğulların ve damatların ‘ayrıcalıklı’ ticari faaliyetleri gündemden düşmüyor.

Akşener erken seçim ihtimalini düşünüyor

Henüz il ve ilçe teşkilatlanmaları devam eden İYİ Parti’nin olağan kurultay kararı almasının ardında

Hedefi sağ-sol kutuplaşması

AKP lideri Erdoğan’ın bir süredir klasik İslami muhafazakâr söyleminin yanına milliyetçiliği de eklemesi ve

Torbadan yine yandaş vakıflar çıktı

Yasada vakıfların yurtdışındaki tüzel kişilere bağış yapmasına, genellikle iktidara yakın vakıf ve

O küfürü midemiz bulanarak hepimiz izledik

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Boşnaklara yönelik açıklamalarından dolayı Rasim Ozan

28 Şubatçıların hesap verecekleri günü bekliyoruz

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, Ankara Adliyesi önünde, bazı AK Partili milletvekilleri, sivil

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar