TSK Mehmetçik Vakfı

21 Mart 2019 Perşembe

Başkası sizin için göremez

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 "İçinde örümcek eritilmiş bir kadehi kafaya dikip gidersin de, zehirlenmezsin yine de, çünkü zihnine bulaşmamıştır; ama o iğrenç şey gözlerinin önüne konursa, onu nasıl içtiğini öğrenirsen, kıvrana kıvrana patlarcasına çıkarırsın yuttuğunu. Ben hem içtim, hemde örümceği gördüm." diyen ünlü yazar  William Shakespeare, görmekle görmemek arasındaki farkı oldukça vurucu bir üslupla vurgulamış.


William Shakespeare bu ilginç sözlerinin bizim ülkemiz insanları ile bağdaştırmak oldukça güç. Çünkü bizim ülkemiz insanları, işlerine geldiği zaman görmeden inanmayı, işlerine gelmediği zamansa görerek inanmayı tercih ederler.

AKP iktidar koltuğuna oturduktan sonra Türkiye'de yeni bir jenerasyon oluşmaya başlamıştı.  Yıllar içinde olgunlaşan, kendisine empoze edilen söylevlerle gelişimini tamamlayan o jenerasyon, bir tür insan modeliyle karşımızda ki yerini aldı.

William Shakespeare'nin “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!" sözünü değiştirerek "Görmek ya da görmemek, işte bütün mesele bu" haline getirirsek, karşımızda ki yerini almış olan insan modelini daha kolay tarif etme imkanı bulabiliriz.
 
"Falanca kişi senin hakkında dedikodu yapıyormuş. Hatta sana açık açık sövüyormuş"
"Ben gözlerimle görmediğim, kulaklarımla duymadığım şeylere inanmam"
"Atatürk'ün din düşmanı olduğunu söylüyorsun"
"Evet söylüyorum"
"Atatürk'ün din düşmanı olduğunu gözlerinle gördün mü?"
"Hayır"
"Din karşıtı söylevlerini kendi kulaklarınla duydun mu?"
"Hayır"
" Kendi gözlerinle görmediğin ve kulaklarınla duymadığın şeye neden inanıyorsun?"
"Din alimlerimiz. Ve bazı tarihçilerimiz açıkça söylüyor. Ben onların sözlerine inanırırım."
"Kabataş İskelesinde taciz edildiğini söyleyen türbanlı bayanın, taciz edilmediği ortaya çıktı. Bu konuda ne düşünüyorsun?"
"Türbanlı bacım 'taciz edildim' diyorsa doğru söylüyordur. Müslüman insan yalan söylemez."
"Türbanlı bayanın taciz edildiğini, sen gözlerinle görüp kulaklarınla duydun mu?"
"Hayır"
"Müslüman birisi gözleriyle görmediği, kulaklarıyla duymadığı şeylere inanır mı?"
"Elbette inanmaz"
"O zaman Türbanlı bayanın taciz edildiğine neden inanıyorsun?"
"Biz görmesek de, duymasak da, dini bütün kardeşlerimizin söylediklerine inanırız"
"Senin elinde kimin dininin bütün, kimin dininin yarım olduğunu gösteren bir alet mi var?"
"Tıssssss"

Görmek ile görmemek ya da duymak ile duymamak arasında ki farkı, başkalarının istek ve arzuları doğrultusunda kabullenen insanların, kendi geleceklerine de, toplumun geleceğine de bir katkısının olması mümkün değil. 

Karar yetisini başkalarının insafına terk etmiş olanların, ya beyin yapıları tamamen gelişmemiştir, ya da kendilerine olan öz güvenleri "yok " denecek kadar azalmıştır. Bu nedenle üstün vasıflı olarak kabullendikleri insanların sözlerine körü körüne inanmayı ve onların ağızlarından çıkan her isteği emir telakki etmeleri onlar için normal bir davranış biçimidir.

Facebook'da, Twitter'de ve diğer sosyal paylaşım sitelerinde kısa bir araştırma yapacak olsanız, başkalarının sözleriyle kendi düşünce ve fikirlerini yönlendiren binlerce silik insan bulabilirsiniz. Bu binlerce silik insanın, kendilerinden üstün gördükleri bir avuç insana, ya da belirli bir guruba biat etmesi, toplum fonksiyonu üzerinde büyük ve inanılması güç tahribatlar yaratıyor.

Büyük din alimleri bu konular da yeterince aydınlatıcı açıklamalarda bulunmuşlar. 

İmam İskender Ali Mihr bakın bu konuda ne diyor "Ve ilmin olmayan bir şeyin ardına düşme (karışma) (açıklamaya çalışma)! Muhakkak ki işitme, görme ve idrak, onların hepsi, ondan (takfu’dan) mesul oldu (mesuldürler)."

Düzgün açıklaması “Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Şüphesiz kulak, göz ve kalp, bunların her birinden sorulmuş olacaktır.” 

İbn-i Abbas (r.a.) da; “Ancak, gözünün gördüğü, kulağının işittiği ve kalbinin iyice anladığı şeyler hususunda şahitlik et.” der

Benim gibi, alnı Cuma'dan Cuma'ya, bayram'dan bayrama secde gören birinin birçok konuda dini bilgisi yeterli olmayabilir, hatta hiç olmaya da bilir. Ama "Ben defalarca hatim indirdim, Kur'an-ı Kerim'i ezbere okur tercümesini yaparım" diyenler "Benim görme ve duyma konusunda yeterli dini bilgim yok" diyemez. Eğer derse ne hatim indirmiştir, ne Kur'an-ı Kerim'i ezberlemiş, nede tercüme edecek kadar bilgi sahibi olmuştur. Çünkü Kur'an-ı Kerim'i tercüme edecek kadar bilgi sahibi olanlar, başkalarının gözlerine ve kulaklarına değil, kendi gözlerine ve kulaklarına inanırlar.

"Elhamdülillah ben Müslümanım. Zinhar ve zinhar yalan söylemem" diyenler, dünya ya başkalarının gözleriyle bakıyor ve dünyayı başkalarının kulaklarıyla duyuyorsanız onların söyleyecekleri yalanlara ve atacakları iftiralara da ortak olacaksınız. Bunu yaparken, işlenen her günahın da bir kefareti olduğunu sakın aklınızdan çıkarmayın

"İnsanlar göründükleri gibi olmalıdır. Eğer değillerse hiç görünmesinler daha iyi." William Shakespeare


16 Mart 2015 Pazartesi 00:04
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Müdürler ve personel törende ‘figüran’ oldu!

Ergani İlçe Milli Eğitim Müdürü, okul müdürleri ve okuldaki İŞKUR personelinin ilçeye doğalgaz bağlanması

Akşener ve İmamoğlu Çekmeköy'de konuştu

İYİ Parti lideri Meral Akşener, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun

Vergiyi herkesten alıyor sadece ‘Cumhur’a çalışıyor

TRT Haber’de, YSK’nin “tarafsızlık” kararına karşın 15 günde 55 saat Cumhur İttifakı propagandası

Bahçeli Antalya'da Millet İttifak'na saydırdı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,Antalya'da yaptığı konuşmada "Kılıçdaroğlu Atatürk'ün partisi CHP’yi,

Çevreyi korumak Müslüman olmanın gereğidir

Emine Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Sıfır Atık-Sıfır İsraf” projesinin tanıtım

Ülkemizde üretim bitmiş, sanayi yok olmuştur!

CHP’li Pekşen, “AKP iktidarının ülkemizi getirdiği nokta her alanda büyük bir yıkımdır. Ülkemiz

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL