TSK Mehmetçik Vakfı

17 Ekim 2018 Çarşamba

Ah o eski siyasiler

Bayram Alacatlı

Bayram Alacatlı

E-Posta : Bayramalacatli@hotmail.com

 Eskiden siyasetçiler bir birini eleştirirken terbiye sınırlarının dışına çıkmaz, en ağır eleştirilerde dahi küfür çağrıştıran kelimeler kullanmazlardı.

Ne Ecevit'in, ne Demirel'in, ne Özal'ın, ne Çiller'in ne Türkeş'in nede Erbakan'ın rakiplerine karşı kötü, aşağılayıcı, bel altı kelimeler kullandıklarını ne duydum, nede okudum.
Rahmetli Erbakan Meclis kürsüne çıktığında, yada gurup toplantısında konuştuğunda herkes televizyonun karşısına kurulur, büyük bir dikkatle onu dinlerdi. Yaklaşık 35-40 dakika süren bu konuşmaları içinde tek kelime argo, hakaret ve aşağılayıcı kelime kullanmazdı.
 
Bir çoğunuz unutmuş, hatta o dönemi görmemiş olabilirsiniz. Ama benim aklımdan hiç çıkamayan bir anı var.
 
Bir toplantı da Rahmetli Demirel en ön sırada otururken rahmeti Özal'da kürsüde konuşuyordu.Özal, Demirel'i eleştirirken bir hatasını söyledi, Demirel tepki göstermesi gerekirken, yanındaki koltukta oturana hafifçe dönerek "Doğru söylüyor" tarzında başını sallamakla yetindi.
 
Eski siyasilerin olgunluğu doğal olarak yazılı ve görsel basına da yansıyordu. Rahmetli Erbakan'ın her konuşması sol basında da, sağ basında da manşet yapılıyordu. Rahmetli Ecevit'in konuşmaları'da Rahmetli Demirel'in konuşmalarıda aynı işleme tabi tutuluyordu. İşte bu nedenden dolayı okurlar yazılı ve görsel basını "Yandaş" ve "Candaş" diye iki ye ayırma gereği duymamıştı.
 
AKP iktidar koltuğuna oturduktan sonra, eski siyasilerin kullandığı üsluplar gitti, yerine genellikle varoşlarda sıkça duymaya alıştığımız sokak ağzı tarzında üsluplar geldi.
 
Değişen sadece siyasiler mi? Bence sadece siyasiler değil, toplumun neredeyse %70-80'i aynı tarzda bir davranış içine girdi. Siyasi partilerin, özellikle siyasi parti liderlerinin sadece oy almak için kullandıkları lügat dışı kelimeler toplumu parçalara ayırdı. Parti liderleri öylesine bir birlerini aşağıladılar ki, toplum kendi düşünce tarzında olmayan partileri ve parti genel başkanlarını düşman gibi görmeye onların yaptıklarının tam tersini söylemeye ve yapmaya başladılar. Örneğin CHP'liler toplu halde devamlı camiye gidip namaz kılmaya başlasalar, AKP'liler "CHP'liler namaz kılıyorsa bundan sonra biz namaz kılmıyoruz" diyecek hale geldiler. Yada AKP'liler toplu halde her gün Cem Evi'ne gitseler, bu defada CHP'liler "AKP'liler Cem Evi'ne gidiyorsa biz artık gitmiyoruz" pozisyonuna girdiler.
 
Bu kadar ağır ve aşağılayıcı kelimeler kullandıktan sonra, el sıkışmalarına, gülücükler atmalarına, hal hatır sormalarına, hatta kol kola girip ortak hareket etmelerine ne demeli. Riyakarlık olabilir mi?
 
Yazıyı okurken bazı arkadaşların, "ayrışma AKP iktidara gelmeden öncede vardı" diyeceğine eminim. Elbette AKP iktidar koltuğuna oturmadan öncede ayrışma vardı. Ama toplumu tam anlamıyla ikiye bölen böylesine derin bir ayrışma olmamıştı.
 
%99'u Müslüman olduğu söylenen bir ülkede, AKP'ye oy verenleri "İnananlar" AKP dışında kalan muhalefet partilerine oy verenleri ise "İnanmayanlar" olarak ayrıştırmak hangi akla hizmettir hala anlamış değilim.
 
Eğer bazı gerzeklerin diline doladığı "İnananlar" ve "inanmayanlar" ayrıştırmasını kabul edersek o zaman, "Türkiye nüfusunun %99'u Müslüman" deme lüksümüz ortadan kalkar "%51'i Müslüman, geri kalan %49'luk kesimde Hıristiyan, putperest ve ateist" demeye başlarız.
 
Diyelim ki AKP bir süre sonra iktidardan düştü onun yerini de, muhalefet partilerinden birisi geldi. Ve AKP'nin aldığı oy da %27 civarlarında kaldı. O zaman ne olacak? AKP'ye oy vermekten vazgeçen bu %24'lük kesimde "İnanmayanlar" olarak mı adlandırılacak.? Ya,da "efendim Türkiye'nin %27'si gerçek Müslüman %24'ü çakma Müslüman diğerleri Hıristiyan, putperes ve ataist" mi diyeceksiniz?
 
Benim gönlüm bu ayrışmanın biran önce sona ermesini siyasilerin ahlak dışı ifadeleri bir kenara bırakmasını arzuluyor. Ama siyasiler bu kafayla devam ederlerse, ne ayrışma sona erer, nede her gün biraz daha artan hakaretler.


28 Ocak 2017 Cumartesi 19:37
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL