TSK Mehmetçik Vakfı

26 Eylül 2018 Çarşamba

Yemlik

Aydın Çobanoğlu

Aydın Çobanoğlu

E-Posta : aydincobanoglu@hotmail.com

 Yemlik, bahar aylarında tarlalarımızda doğal olarak yetişen ve kaya Tuzu'na banarak afiyetle yediğimiz, besin değeri yüksek bir tabii bitkidir. Damaklarda bıraktığı tat eşsizdir.

Çiğdem, madımak, evelik, kuzu kulağı, mantar, yemlik gibi doğal nebatatın, bahar mevsimine verdikleri anlam bir başkadır. Devamında gelen mahsuller ile başlı başına Allah’ın lütuflarıdır.

İşte yine bir kışı daha yavaş yavaş geride bırakırken bahara da fazla bir zaman kalmadı
Şimdiden, gurbetten sılaya, bahar hazırlıklarına başlayan köy ve doğa aşıklarına  şahit oluyorum. Özgün ve kendilerine ait yaşamı sürdürmek istemektedirler!


Geçen bir, birbuçuk yıldan beridir Arap Coğrafyası’nda  bir bahar esegeliyor malumunuz olduğu üzere…

O topraklara ve o insanlara ait olması gereken tüm yer altı ve yer üstü kıymetler, yıllarca, oraları yöneten kavimlerce dünyanın aç gözlü ve hak hukuk tanımayan cenahlarına peşkeş çekilmiş. Halklarına göz açtırmamak için her türlü zulmü halkına reva gören bu krallık yönetimlerinin tasfiyesi ile oralarda bir ‘’BAHAR’’ yaşanıyor.
Ama o bahar bizim baharlar gibi tadında tuzunda değil. Uyanan milletleri bastırmak ve oralardaki teknoloji yoksunluğundan istifade ile yer altı ve yerüstü zenginlikleri daima ucuzca elde etmek hesapları ile düzenler kurmuş canavarlar, o özgün baharın tadını kaçırmaya devam ediyorlar.

Kendi güdümlerinde olan idareleri ve sözümona idarecileri silahla bezeyip halklarına saldırtıyor ve katliamlar yaptırtıyorlar. Bütün dünya görüyor ki kurulmuş çıkar düzenekleri asla insanlığa hayırlı gelecekler planlamıyor. Ama kimse de ses çıkarmıyor, ilginç…

Onlarca insan hakları, çocuk hakları, hasta hakları, kadın hakları ve yaşlı hakları misyonlu dernekler vakıflar var dünyamızın her köşe bucağında ama sesleri çıkmıyor… Acaba sponsorlarının kanlı desteklerinden mi mahrum olmak istemiyorlar diye soramadan geçemeyeceğim..?

İşin daha da ilginç yanı, aynı misyonlu teşekküller ülkemizde de haddinden fazla var ama onlar bile manşet manşet ‘’ bize ne ’’ diyorlar..! Oysa farkında değiller ki oralardaki özensiz idareler düzelir, tüm kıymetler yerinde değerlenir ve kötü niyetli milletlerin ellerinden kurtarılır ise Türkiye’de hayat daha farklı ve güven dolu bir atmosfer kazanır… Aksi halde eskisi gibi devam ederse oralardaki düzensizlik ve gasplar çok yakın zamanda hayatımızın her alanına zarar verir..!

Netekim, işte görmüyor musunuz  Şam’ı , Halep’i, Kudüs’ü velhasılı Suriye, Irak, Filistin, Libya’yı altyapı ve üstyapı olarak inşa etmek için ellerini avuçlarını ovuşturanları… Silahlarını satarak yıktılar yaktılar, milyonlarca hayatı kararttılar ve bu zalimliğin harabesinden de ekmek çıkarmanın peşindeler. Bu ne vahşet, bu ne kansızlık… ki kanlar ve organlardan da faydalandılar..! 

Keza çok iyi biliniyor ki bu yüzyıl ve gelecekteki yüzyılların teknolojilerinin hammaddeleri İslam Coğrafya’sını oluşturan milletlerin yaşadıkları ülkelerin dahilinde.!  Asırlardır sömürdükleri hammaddelerle elde ettikleri teknolojik yaşamın devamı için daha ileri teknolojisinin de hammaddesinin yine bu topraklarda olduğunu keşfeden sadist ruhlu medeni dünyanın sahipleri, daha bu imkanlarının farkına varmamış coğrafya insanını canlıdan saymıyor olması çoook sayıda vicdanı rahatsız etmiyor her nedense...!

Herkes bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyor ama yılandan da çok korkuyor. Buna rağmen yılanın kendisine zarar vereceğini bile bile yaşamasına müsaade eden aymazlıklara papuç bırakılmadan insanlığın kanı ve canı öncelenmeli ve medeniyetler bu hasletler üzerine kurulmalı ki tüm imkanlar ön şartsız paylaşılabilsin.!

Galiba rahat vicdan ve steril bir hayat böyle mümkün olacaktır. Ne dersiniz..?
Baharların yemlik tadında ve güzelliğinde olması kime zarar getirir ki… Aslında bir ruh terapisi değil midir baharlar..! Her yeniliğin, güzelliğin ve gelişmenin hayatımızı daha da yaşanabilir kıldığını kabul ediyoruz hepimiz değil mi? O halde insanlığa kasteden her virüsü yok etmek amacımız değil midir?

Neden şer odaklarının yaşamının sürmesine göz yumalım ki..? 
Unutmayalım, vicdanlar hissiyatını kaybetmediği sürece hayat vardır ve anlamlıdır. Körelen vicdanlar çoğaldıkça ve varlığına ortam buldukça yakın bir gelecekte size karşı da vahşice ve vicdansızca muamelede bulunacaktır. O zaman nevruzun, çiğdemin, madımağın, yemliğin, eveliğin, mantarın, kuzu kulağının adı da tadı da anlamı da kalmayacak…
Canın yandıysa sabret. Can yaktıysan canının yanacağı günü bekle..! Hz. Muhammed (S.A.V )

www.erzincangazetesi.com.tr
www.teknecikkoyu.com


19 Ocak 2013 Cumartesi 22:18
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

'Bir muhabir nasıl çıldırtılır'ın videosu

Röportaja yanıt veren türbanlı bir kadının, ülkenin gidişatından memnun olduğunu ve her şeyin çok iyi

Wikipedia 17 aydır erişime engelli

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, 17 aydır erişime engelli olan

AKP'nin türevi bir siyaseti asla kabul edemeyiz

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, dış politikanın hiç

Ekonomide çok ciddi bir sorun var

İYİ Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın

Daha kaç kişi intihar edecektir?

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, "Kocaeli'nin Körfez

Fotokopi makinesini reddettim

Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Katar’ın Türkiye’ye ‘hibe’ ettiği uçakla ilgili

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL