26 Ocak 2020 Pazar

YALAN ve HAKÎKAT..!

Aydın Çobanoğlu

Aydın Çobanoğlu

E-Posta : aydincobanoglu@hotmail.com

 ‘‘ Yalanı söküp atmadan hakikati dikmeye kalkışma, tutmaz..! ’’ der merhum Cenap Şahabettin…

Demiş demesine de zamanın erk sahipleri, bu ince nasihatleri hep kısmayı başarmış ve ortaya yalanlar, efsaneler, uydurma hikâyeler, geçmişi unutturma despotlukları ile hasta edilmiş bir devlet çıkmış…

Haçlı ruhunu hep diri tutmayı başarmış olan cani avrupalı; TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’ni tüm geçmişinden arındırıp, mensuplarına, OSMANLI’yı ve İSLAM’ı unutturarak kurmak istemiş ve bu vahşi deneyini, hemen hemen, 1950’ye kadar tutturabilmiştir..!

Fakat 1950’ye gelinceye kadar oluşan akıl ve yapı, YALAN üzerine kurulmuş bu rüyaya öyle bir inanmış ve ingiliz mandalığını kanıksamış ki bugünlere kadar sirayet eden ve sık sık nükseden hastalıklar geçirmekteler hatta hala dünyayı 1920’ler kadar algılamaktalar… Birilerinin gelip iktidar, makam, şöhret, banka kasası, iade-i itibar, ilkesizlik, tarihsizlik, dinsizlik versinler diye umut içindeler..!

Ki kendi ikballerini; 27 Mayıs darbesinde, birkaç şapka bırakıp gitmelerde, 28 Şubatlarda, 2007 cumhuriyet mitinglerinde, e muhtıralarda, gezi parkında akşamlamalarda, 17-25 aralıklarda, 6-7 ekim Kobani olaylarında arayııııııııp durdular..! Seçim evvelindeyiz ve hala bir karışıklıktan medet ummaktalar… bu ümit üzere olsa gerek,  meclisteki birilerinin yeğeni, çok ilginçtir, şu an dağda..!

Vatan batacakmış, Millet zarar ziyana uğrayacakmış, Milli manevi değerler hırpalanacakmış, sosyal ve siyasi ahlak bozulacakmış, tarih ve türbeler karalanacakmış veya yıkılacakmış, insanlar üzülecekmiş hiiiiiiiiç umurlarında olmadı ve olmayacak gibi de…

Ama ne yüzsüzlük ki ya da nasıl bir emir erliği ki tüm pislik halleri ve haramzadelik ile kirlenmiş kanlarına bakmadan, DEMOKRATİK SEÇİM zamanlarında meydanlara rahatlıkla çıkıp BİLİNÇ ALTLARINDAKİ YALAN dünyayı yine yalanlar söyleyerek empoze etmeye çaba sarfediyorlar…

İnanmak çok zor ama MİLLETÇE çok ama çok önemli dersler çıkarmamız gereken bir hastalık bu..!

Öncelikle; bize ait olmayan ve en yakın ikibin yıllık tarih ve kültürümüzle hiç alakası bulunmayan, hırsıza-arsıza-hayasıza-vicdansıza-ruhsuza-despota-nesepsize-soysuza-simsara-küfürbaza-kalpazana-namussuza-imansıza-gaspçıya-damarlarında asil kan taşımayana-şuursuzluğa-teröre-tekelciye-düzensizliğe-külhanbeyliğe-mafyaya-magandaya-yolsuzluğa-uyumsuzluğa-inançsızlığa-ahlaksıza ve ahlaksızlığa-utanmazlığa-yüzsüze ve yüzsüzlüğe-suistimale-adlî tutarsızlığa-görevi kötüye kullanmaya-çok hızla gelişen dünyayı geriden takip etmemize-çirkine ve çirkinliklere nihayetinde aslen kuralsızlıklara ve ilkesizliğe zemin oluşturan hal-î hazırda zoraki uygulatılan anayasacığın, derhal, tümüyle AVRASYA ve AFRİKA gerçekleri’ni kapsayan nitelik ve nicelikte kökten değişmesi-değiştirilmesi ilk iştir... Hepimizin de işidir..! Fâni de olsa bu alemde, adımızdan ve zamanemizden gerçek bir bâkî bırakmalıyız geleceğe…

Tüm YALANLARI ve bütün URLARI gerçek bünyemizden söküp atma ve HAKÎKATİ, fani ama cüz-i olarak gerçek, dünyamıza DİKME zamanındayız artık… Bu görev öncelikle TARİH ÖĞRETMENLERİMİZİN ve yüksek öğretim mensuplarınındır bence…

Bu günlere değin kendilerine öğretilmiş, kabul ettirilmiş ÜRETİLMİŞ TARİH bilgileri ile donanmış, kendilerine emanet edilen genç ve taze beyinlere, farkında olmadan, hep yalan söyleyerek bu devletin kasasından maaş elde edip hayatlarını kazanmış öğretmenlerimiz ve bu öğretmenlerimizi yetiştiren yüksek öğretim camiası mensuplarımız HAKÎKATİ dikmekte en önde olmalılar ki TUTSUN

Hakîkat’in tutması için, hemen şimdi, güneyimizdeki İslam Coğrafyası’nda, İslam mensubu olmayan kan emici medeniyetin eskaza sahiplerinin işledikleri hukuksuzluk-kanunsuzluk ve pis cürümlerini iyi algılamalı ve tümüyle kardeşlerimize edilen eza cezanın, içimizi sızlatan tarafına iyi bakmalıyız..!

Bana ne, bize ne dedirttirdikleri içimizdeki müstevli uşaklarını iyi fark edip asla kale almamalı ve bu tek dişli canavarın bize doğru geldiğini ya da gelme hesabında olduğunu kabullenmeliyiz…

Bu coğrafyada bizim elimize silah verip, tarihsel ve dinsel kardeşliğimize kastettirerek, uyanıp toparlanma emareleri gösteren İslam Coğrafyası’nı tekrar uyutmaya çalışmaktalar, görebilmeliyiz..!

1934’te gerçek aleme intikal eden merhum Cenap Şahabettin, Hakîkat’in nasıl tutacağını zaten bize, çok ince bir izahatle, nasihat ve vasiyet etmiş..!

 

Aydın ÇOBANOĞLU/05.03.2015

www.erzincangazetesi.com.tr

aydincobanoglu@hotmail.com


09 Mart 2015 Pazartesi 08:11
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

Deprem vergileriyle saraylar yaptırılıyor

Elazığ’da meydana gelen deprem sonrası 20 yıldır toplanan deprem vergilerine ne olduğu sorusu tekrar gündeme

AKP’li başkandan skandal hareket

Elazığ’da meydana gelen ve son açıklanan rakamlara göre 31 kişinin hayatını kaybettiği deprem sonrası arama

Bakanın aklına önce korkutma geliyor

Korkusuz yazarı Can Ataklı, Elazığ depremi için düzenlenen ortak basın toplantısında açık olan mikrofonu

MEB kadınlar üzerinden algı operasyonu yapıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı’nın

Deprem toplanma alanlarını açacağız

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün akşam saatlerinde, CHP İstanbul milletvekilleriyle bir araya gelerek,

Soylu’nun soruşturma tehdidine tepki yağdı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,” Sosyal medyada panik havası yaratanlar hakkında soruşturma

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL