19 Kasım 2017 Pazar

KELAM-I KİBAR

Aydın Çobanoğlu

Aydın Çobanoğlu

E-Posta : aydincobanoglu@hotmail.com


'' İhya etmek için ne kadar ilim lazımsa, imha etmek için de o kadar cehalet kafidir '' der Üstad Necip Fazıl.


Gözler beynin aynasıysa eğer ‘ kusurlu bakıp kusurlu olmak yerine huzurlu bakıp huzur bulmak ‘ yönünde çalışan beyinlerin saçtığı nurani ışığı gözlerden yakalamak marifet..!

Size yapılmasını istediğiniz bir şeyi siz de başkalarına yapabiliyorsanız eğer, hayatınıza tebadır zarafet..!

 

İnsan’a tabii kılınmış kainat. Topluluklar içinde yaşayabilen, devlet yapısı ile birlikte yaşama akdi yapan insanoğlu, konuşabilme anlaşabilme melekesine de sahip…

Vakıa o ki, ülkemize mahsus yaşam ve dünya üzerindeki gidişatımız, insanoğlunun natural yapısındaki kıskançlık ve çıkar güdülerini harekete geçirmiş ve nakış nakış bezenmiş ülkemizi karıştırma cihetine gidilmiştir.

 

Barbaros Baykara kurtuluş savaşı sonrasında demişti ki ’’ Bu millet bir daha bu aciz durumlara düşerse mezarımdan çıkar sarılırım gırtlaklarına.! ’’

 

Lakin görülüyor ki bir kısmıyla yeni nesil çok geçişken dolayısı ile geçmişe can ve kan verenlere minnet duygularından yoksun yaşıyor…

 

Taksim’i yakıp yıkabiliyor, ülkenin şehir meydanlarını hoş olmayan ve ecdadına yakışmayan davranış biçimleri ile işgal edebiliyor, devletine zarar verebilir bir eğilim içine girebiliyor.

 

Demokrasiyi, medeniyeti, cumhuriyeti daha tam olarak reel hayata uygulayamamış bir devlet görüntüsü vererek, uluslararası birçok kıstasa uygun düşmüyor ve itibar yitiriyoruz.!

 

Medyamızın ve kartellerimizin çoğunluğu dış kaynaklı beslendiği için dış angajmanların aracılığına rahatlıkla soyunabiliyor ve özgün toplumumuzu, yakın zaman örneklerinde olduğu gibi karışıklığa sürükleyebiliyorlar.

 

Tabii onlar kasalarını dolduruyor, çalışma alanlarını çeşitlendirebiliyor ve sanayicimizin, iş adamımızın gücünü takatini düşürebiliyorlar.

 

Partizan takıntılarımız, bulunduğumuz coğrafyadaki sorumluluklarımızdan uzaklaşır yaşam tarzımız, değerlerimize sahip çıkamayışımız onlara avantaj sağlıyor şüphesiz. İnsani değerlerden yoksun uygulamaları için bizim bu halimiz her zaman çok lazım onlara…

 

Şimdi soruyorum;

 

Kendi içimizde birbirimize bunca isyana, hakaretlere, küfürlere, saldırılara, yakıp yıkmalara, siyasi husumet ve hazımsızlıklara, çıkarcılığa düştükten sonra içinde bulunduğumuz vebalin farkında mıyız?

 

Birbirimize sattığımız bilgelikler, güya doğru olduğuna inandığımız fikirlerimiz, beğenmeyip hakaretlere boğduğumuz karşı durduklarımız, sloganlar üretip haklı olduğumuzu ispat etme çabalarımız ne kazandırdı bize?

 

İlim irfan sahibi birçok insanın kendi reklamını yaptığı, siyasi ve illegal yapıların kendilerine yaşam alanı aradığı, misyonerlerin kendi ülke ve ulusları lehine zeminler buldukları, uluslar arası borsalarda ülke olarak yükselen değerlerimizin zedelendiği, teknoloji ve sanayi olarak atılım içinde iken sinerji kaybının yaşandığı bir ortamda fertler yada genç nesil, şöyle bir düşünelim, biz ne kazandık?

 

Yine işçi, yine muhtaç, yine ithalci, yine taşeron, yine üçüncü sınıf potasında kalmak mı ideolojiniz? Anlayamadım..!

 

Sorumsuzlukla ve özverisizlikle hiçbir ülke kalkınmamış, insanı abad olmamış, teknolojisi ve sanayisi gelişmemiş, kredilerle sömürülmüş, eğitimini yapılandıramamış, sağlık ve güvenlik düzenini kuramamış, medeni ölçütlerde yerel idareler oluşturamamış, dikkate alınır topluluk ya da devlet olamamıştır.

 

Dünyayı sömürerek geçimini sağlayan güya medeni ülkeler de kimsenin kara kaşına kara gözüne hayran kalıp karşılıksız ekmek , aş,  devlet vermemiştir vermeyecektir…

 

Tüm değerlerimizi bir kenara bırakarak çıktığımız her yol en büyük cehalettir ve sonuçları etrafımızı sevince boğacak felakettir.!

 

Geçmişimize ve geleceğimize karşı şu yaşam dahilinde olduğumuz an, elimizdeki fırsattır. Geçmişimize teşekkür edebilecek olgunlukta olduğumuz zaman geleceğimiz nezdinde teşekkür edilir bir ecdat olma vasfına nail olabiliriz.

 

Elinde kalem olup karalayanları, ağzında dili olup yaralayanları, sofrasında ekmeği olup komşusunu aç bırakanları, siyasi kudreti olup insanları kırdıranları, fırsat elde edip çalanları, bilgi sahibi olup saklayanları, insan olup farkında olmayanları Allah’a havale ediyor, kendi hakkımdan haberim olmadan aldıkları her nimet için haklarımı haram ediyorum.!

 

Aydın ÇOBANOĞLU/04.06.2013

 

www.erzincangazetesi.com.tr

acobanoglu@erzincangazetesi.com.tr

aydincobanoglu@hotmail.com


11 Haziran 2013 Salı 06:37
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

Çocuğun hakkını ihlal eden 3T!

Modern çağın oyuncakları televizyon, tablet ve telefon çocuğun hayatı yaşayarak öğrenmesi önündeki en

Parsel parsel satışa devam

Türkiye’nin en borçlu belediyelerinden biri olan Ankara Büyükşehir Belediyesi, başkan değişikliğinin

Bir klasör var, Sarraf'ın itiraflarıyla oluşturuldu

Yeniçağ’ın Ankara kulislerine yakın yazarı Ahmet Takan, ABD'de görülen Rıza Sarraf davasının 27 Kasım'daki

Ayılana gazoz, bayılana vergi

Sorumsuz harcamalarla bütçeyi delen hükümet, acısını yurttaştan çıkarıyor. Şimdi de gazoz ve meyve

AKP dedikodu kazanına dönmüştür

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, 2009 yılında yaşamını yitiren

Yazıcı'dan seçim barajı ile ilgili açıklama

NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmede bulunan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar