16 Haziran 2019 Pazar

GAYE TEK, ÖLMEMEK...

Aydın Çobanoğlu

Aydın Çobanoğlu

E-Posta : aydincobanoglu@hotmail.com

 Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada; Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün… Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte O eteğe sarılmadan geçilmez..!

 

Üstâdın dile getirdiği gibi, tarihsel sürecimiz misâli, Türkiyemiz de bu zor coğrafyanın anlamlı anlamsız sıkıntılarıyla mücadele vererek varlığını sürdürme zamanesindedir..!

 

Yıllardır gazetelerdeki köşelerimde yazageldiğim ‘‘Demokrasi ’’adlı sistem aldatmacasının, şimdilerde ortaya çıkan kahredici çirkin yüzünü tüm dünya insanlığı esefle izlemektedir, izliyoruz…

 

Demokrasi güç, erk, teknoloji, bürokratik mevkii makam düzenlerinin saltanatlarını sürdürme ve bu cenahların tüm imkânlarını güvenceye almak üzere dizayn edilmiş, taraflı bir düzendir…

 

Nitekim alenen görüyoruz ki, bu cenahlara ve çıkarlarına dokununca şartlar, hemen demokrasi ayarları değiştirilmek durumunda kalıyor…

Yedimilyar insanın varolduğu dünyamızda sadece iki milyarına uyarlanmış sistemi derhal ama derhal gerçek anlamı çerçevesinde işlerliğe getirme zarureti vardır…

Herkes eşit emeği sarfedebilmeli ve o emeklerinin fazîletleriniden, birbirinden farklı şartlar ve ortamlarda da olsalar, hak hukuk gözetilerek sebeplenmelidir.

 

Son ikiyüzelli yıldır dünyanın meşgul olduğu demokrasi, cumhuriyet, adalet ve insanlık gibi dengeler, son otuz yıldır sanayi, teknolojik ve siyasi üstünlükler elde etmiş kesimler tarafından kötüye kullanılıyor..!

 

Devletlerin, kendi coğrafi sınırlarındaki yerüstü veyeraltı nimetlerini fark edip işleyecek bilgi ve teknolojiye ulaşmaları rahatsızlıklar oluşturmuştur.
Rahatsız olan kesimler alenen ortadadır... 
Sömürü düzenleri ile insanlığın kanını emen bu kesimler şimdilerde de yine İslam Coğrafyası’nın bir kesimini ayar edebilmiş ve bölgenin çok gelişen ülkeleri Katar ve o ülkenin üzerinden Türkiyemizi hedef almışlardır.!

 

İnsanlık insanlık insanlık diye felsefe yaparak uyduruk aydınlar üretebilmiş ve coğrafyamızdaki azınlıkları, size devlet kuracağız, diye kandırarak belli bir düzene ve anayasal işlerliğe kavuşmuş devletleri bölme safahatına geçmişlerdir.

 

Ümit ederler ki güç bölünmesi gerçekleştirerek takat kesmek ve sömürü düzenlerini sürdürmek…

Kan ve gözyaşı, onlar için bu amaçlarının gerçekleşiyor olduğuna dair en belirgin gösterge olmuştur…

Ne kadar çok kan ve gözyaşı görebilirlerse o kadar hedeflerine yaklaşma ölçüsü belirlemiş ve canlı yayınlarla katliamlarını izlettirerek hem zevk alıyor hem de dünyanın diğer taraflarına korku salıyorlar…

Her nasıl oluyor anlamak pek mümkün olmuyor ama iç siyaset ve iç terör alanlarında kendilerine o milletlerden çok kalabalık taraflar da bulabiliyorlar. Bu buldukları da onlara olağanüstü bir gönüllülükle hizmet edebilmek için akla zarar iş ve eylemlere kalkışabiliyorlar…

Son on yıllık süreçte sayısız örneğini görmenin ve bu eylemler nihayetinde çok büyük maddi manevi zararlar yaşamanın talihsizliğini yaşıyoruz hep beraber…

 

‘‘Gaye tek, ölmemek ’’ derken zorluklarını da, o zorlukları aşabilmenin şartlarını da sıralamıştım üstadın kaleminden yukarıda… Tekrar okuyalım lütfen bu yazının başlangıç kısmını…

 

İşte ancak ve ancak bu şartlar dahilinde varolabileceğimize dâir çok net tespitlerdir…

İnsanlık imdat bekleyişinde ama ilim de bilim de yanlış ellerde eylem bulabilmektedir…

Her türlü bilgi, fikir, düşünce ÇIKARLAR karşısında geçersiz kalıyor…

Tüm güzel kelamlar sadece rüya tezâhürü değerinde günümüzde…

Maddi yaşam tüm insanları nefislerine esir etmiş durumda. Bundan da sıyrılabilmek mümkün gözükmüyor ama uzun bir mücadele sebebi oluşturuyor…

 

Binlerce yıllık aslımıza ve mâzîmize derinlemesine sahip çıkabilirsek, oradan çok büyük iradî güç alabiliriz zannediyorum.! O irade ise tüm zorluklarla ölçülü bir kavgaya girmemizi sağlayacaktır.

 

Eğer bu kalkışmaları önleyemez ve belli bir yaşam düzeni tutturamazsak bölgemizdeki tüm azınlıkları kendi kendilerine kırdıracaklardır… Yine üzülen kahrolan bizler olacağız… Birçok azınlığın yok edilmesi amaçlanmaktadır ve sözümona devletcikleri ele geçirilecektir… Suriye’de en net örneği yaşanıyor, ibretle izliyoruz altı yıldır…

Türkiyemiz bölgenin de dünyanında tam merkezine şimdi gelmiştir. Mazlumun âhı zâlime hükmedecektir. Her türlü zulmü ve ihâneti berteraf edebilmek için…

Gaye tek, ölmemek..!

 

Aydın ÇOBANOĞLU

Erzincan Barış Gazetesi

 

 

 

 

 

 


15 Haziran 2017 Perşembe 14:34
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

TV kanalında Bahçeli kavgası

Bir televizyon programında sorulan 'MHP lideri Devlet Bahçeli ile AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan birbirlerine

Ordu Valisi Yavuz hakkında suç duyurusu

Türkiye Engelliler Konfederasyonu Ordu İl Meclisi Başkanı Ümit İşbakan, Ekrem İmamoğlu ve CHP’ye küfür

Kürtler size günahını vermez

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 23 Haziran seçim çalışmaları kapsamında Ümraniye’de düzenlenen

Hangi sosyal tesisimizde alkol var

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bayrampaşa'nın ardından Gaziosmanpaşa Meydanı'nda da görkemli bir

Seçim kurulu üyeliği ateşten gömlek

İktidarın İstanbul seçimini iptal etmek için hedef haline getirdiği seçim kurulları, 23 Haziran’da görev

Elektronik sigarayla sigara bırakılmaz

Sigara içen her 10 kişiden yaklaşık dokuzu sigarayı bırakmak istediğini belirtiyor. Sigara içmeyi bırakmanın

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL