23 Kasım 2017 Perşembe

ALDANAN ALDATILANLAR..!

Aydın Çobanoğlu

Aydın Çobanoğlu

E-Posta : aydincobanoglu@hotmail.com

Bir aydır yaşanan cahillikleri, çok ama çok garip-tutarsız davranışları ve alenen ülkemizin geleceğine yönelik yapılan saldırıları esefle izledim.
İnsan hafzalasının kabullenemeyeceği kadar bir sürü kötülük işlendi ve bu millet bunca aşağılanmayı kendisine reva görebildi..!
İçim kan ağladı. Kan ağladı keza ortalıkta bir şeyler demeye çalışan ama neyi ve kimi temsil ettiklerini dahi bilmeyecek kadar cahil cühela gözüken, hallerine acınası bir gençlik vardı..! Güya büyüklerini beğenmeyen, özgürlük isteyen, akıllı ve geleceğini tayin edebilecek idrakte bulunduğunu sergilemeye çalışan ya da çalıştırılan gençlik, yakıp yıkmayı marifet ve kuvvet gösterisi şeklinde izlettirdi..!
Vukuata dışarıdan bakmamak, nasıl bir gençlik ve özgürlük ya da idare istediklerini yerinde görmek için Gezi’ye çıktım. Saatlerce her noktasını gezdim. Kim kime dumduma şeklinde net bir fotoğraf çektim..! Gezi’nin etrafındaki otel ve işyerlerinin katlarının tek kiracıları vardı. Onlar da dünyanın çeşitli yerlerinden, nasıl olmuş ta gelmişlerse, medyacıkları idi. Parayı şer odaklarından bol aldıkları çok belli idi. Sadece yakan yıkan uyuşmuş gençlerin yaptıkları çirkinlikleri, değerli, haber olarak sunmak için özen gösteriyorlardı…
Ara sokak ve caddelere baktığımda daha vahim manzaralar ile karşılaştım. O kadar net belli idi ki bu aymazlıkların siyasi sonuçlar elde etmek isteyen iç ve dış mihrakların kepazeliği olduğu..! İnsanlık adına ve hak hukuk adına her türlü değer ayaklar altındaydı Gezi’de..!
Tek hedef vardı. Ülke nezdinde korku salarak ürküntü oluşturmak ve çok ileri giden TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’ne fren yaptırmak.! İdarecilerimizin ve istihbaratımızın ilk günden beridir dile getirdikleri tüm cümleleri ve işaret ettikleri müstevli kimlikleri o ortamda aynen gördüm ve yüce divanda şahitim.!
Ülkemizin muhalefeti de bir kısmı ile alenen destek vererek ve açık açık yalan ve yakıştırmalarla tahrik ederek, bir kısmı da ellerini ovuşturarak süreç sonunda hükümetin kendilerine birileri tarafından tevdi edilmesi umuyordu. Çok yazııık..!
Yedi düvel içerdeki umutçularla bir oldular, sadece ve sadece, ülkemize coğrafyasında ayrıcalıklar kazandıracak devasa projelerin iptalini ve hükümetin de istifasını sağlamaya çalıştılar. Meclisimizdeki muhalif kadrolar da bu hadsizliklere seyirci kaldı hatta daha ağır ve asılsız tahkirlerle idareye yüklendiler..!
Acaba ne umdulaaaar ne buldular ve ilkeleri adına hanelerine ne kazandırdılar, merak içindeyim..?
Ha şu tespiti yapmam lazım. Gezi’deki gençlik, varlıklı ve kendilerini ayrıcalıklı gören kesimlerden oluşuyordu ve egolarını tatmin etmek, yaz akşamlarına renk katmak çabasındaydı… Şu, günümüze dair yeni bir gençlik, farklı taleplerini yaşayacak bir ortam isteyen, böylesi bir istek için ortaya irade koyan, ülkenin lehine proje sunan, o çirkin eylemleri ayık kafa ile yapan tiplemesi göremedim..! Alınlarından öpülecek bir iş te yapmıyorlardı. En büyük meziyetleri yabancı ve yerli kameralara malzeme çıkarmak için ara ara iş makineleri yakıyor, polise saldırıyor, hayasızca küfürler ediyor ve etrafı yıkıyorlardı…
İşte bu meziyetlerin sahibi gençler, bir takım çıkar çevreleri için, yeni dünyayı temsil ediyor ve alınlarından öpülesi oluyorlardı… Müslümanların kutsal mabetleri rahatlıkla kullanılabiliyor, harabeye çevrilebiliyor ama aynı çevredeki hristiyan ve İbrani mabetlere asla dokunulmuyor, girilmiyordu… İnsanlığa yakışmayan perişanlıklar sergileyen, harçlık almış, gençler en nihayetinde hükümet istifa diye bağırtılıyordu… İşte bu yeni gençliğin alınlarından öpülüyordu, gelecek için böyle rahatlıkla kumanda edilecek ve güdülecek olduklarından tabii ki.!
Bir kaç üniversitenin mezuniyet törenlerinde, mezun olan gençlerin taşıdığı ya da taşıttırıldığı pankartlara batkım da… Gezi’den özel siparişle veya çantalarına alarak kah getirttikleri kah getirdikleri çok belli idi… İlim yapmış bu gençlikte mi şimdiden neye hizmet edeceği yönünde bağlanmıştı diye yeise kapılmadan edemedim..! Demek oluyor ki insanlığın ötelendiği, hak hukukun göz ardı edileceği bir gelecek istiyordu gençlik, öyle mi..?
Manzara fotoğrafını tamamladım diye fırçamı bırakıp şööööyle karşısına geçip baktığımda hiç beğenmedim! Geçmişini yok sayıp geleceğini maddi çıkarlara göre ayar etmeye aday bir nesil türemişti tuvalimde..! Kişiliksiz, soğuk, çirkin, edep ve haya dışı, bencil ve güdülmeyi kabul etmiş, hazırcı, aldıkları hizmetlere şükür ve teşekkür etmeyen bir gençlikti oluşan manzara…
Peki ülke idaresine, bir yerlerin himmetini bekleyerek, talip muhalefetin neyi ve nereyi yöneteceğine akıl erdiremedim, kusura bakmasınlar… Tuvalimdeki resmi bozmaya kalkışıyorum ama ııh, onca renge ve malzemeye rağmen başka bir resim oluşturamıyorum… Vee insanlığın iman ekseninden kaydığına hükmediyor resmimin sağ altını imzalıyorum…
Fakaaaaat bir de gençlik var ki ortalıkta haylazlık yapmayan, insanlığa hizmet için hazırlanan, maddi imkanları kısıtlı ama gönülleri mesuliyet duygusu ile yoğrulmuş, işine gücüne yönelmiş, çalışkan bir o kadar da büyüklerini sayan küçüklerini seven türden...! Hatta başkalarının haklarını kendi haklarından önde tutan, kendi hakkının bittiği sınırı başkalarının haklarının başladığı yerle belirleyebilen, ortaya iyilik dolu irade ve projeler koyan gençlik..!
İnsanlığa ilanihaye iktidar olacak yeni nesil işte bu nesil. Mesuliyet sahibi, hak hukuk tanıyan, şükür ve teşekkür etme erdemine ulaşmış, iftira ve isnatlarla günaha girmek istemeyen, fani olan hayatın içini manevi kazanımlar ve hazlarla doldurmak isteyen gençlik…
Bakın bu tabloyu çizerken içim hiç daralmadı. Ne kadar mutlu bir resim oluştu. Seyir zevkine ulaştığımı hissettim. Ve o asil davranış ve tutarlılık sahibi gençliğin insanlığa katacakları ahengi yaşamak istiyorum…
Ateşi çay ve kahve pişirmek için yakan, taşı sopayı insanlığa kasteden şerler için son raddede kullanan, etrafına iltizam ve sevgi yayan, kamu malına kendi malıymış gibi sahip çıkan, kutsal değerlere sövmeyecek kadar asil, annelere ayaklarının altındaki cenneti kazanmak için hürmet eden, her genç bayanı da aynı vasıf ve kutsallıkta görebilen, satılmayacak kadar onurlu ve basite alınmayacak kadar kudret sahibi bir gençlik işte bu ahengin ressamıdır.
İçine düşürülmeye çalışıldığımız bu süreçte insanlığı sömürenlerin değil, yüzyıllardır sömürülen insanların haklarını savunabilecek asalette bir gençlik ve iktidar istiyorum vesselam..!
acobanoglu@erzincangazetesi.com.tr
aydincobanoglu@hotmail.com


08 Temmuz 2013 Pazartesi 12:34
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

Tek başına İETT damat turizm

AKP iktidarında oğulların ve damatların ‘ayrıcalıklı’ ticari faaliyetleri gündemden düşmüyor.

Akşener erken seçim ihtimalini düşünüyor

Henüz il ve ilçe teşkilatlanmaları devam eden İYİ Parti’nin olağan kurultay kararı almasının ardında

Hedefi sağ-sol kutuplaşması

AKP lideri Erdoğan’ın bir süredir klasik İslami muhafazakâr söyleminin yanına milliyetçiliği de eklemesi ve

Torbadan yine yandaş vakıflar çıktı

Yasada vakıfların yurtdışındaki tüzel kişilere bağış yapmasına, genellikle iktidara yakın vakıf ve

O küfürü midemiz bulanarak hepimiz izledik

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Boşnaklara yönelik açıklamalarından dolayı Rasim Ozan

28 Şubatçıların hesap verecekleri günü bekliyoruz

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, Ankara Adliyesi önünde, bazı AK Partili milletvekilleri, sivil

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar