29 Şubat 2020 Cumartesi

Zorbalıkla karşı karşıyayız

zorbalikla-karsi-karsiyayiz-

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, kayyım atanan Mardin’de halkla buluştu.
21 Ağustos 2019 Çarşamba 22:47

  Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk ve HDP milletvekillerinin katıldığı eylemde konuşan Temelli, şunları söyledi: 

19 Ağustos günü Türkiye’de bir darbe daha yaşandı. Bir sivil darbe yaşandı. Türkiye'nin karanlık tarihine bir karanlık sayfa daha eklendi. 3 belediyemize el konuldu, belediyelerimiz gasp edildi seçmenlerin iradesi yok sayıldı. 

Polislerin arkasına saklanan korkak bir irade 

Bir basın açıklamasından bile ürker hale gelmiş, kendisini polislerin arkasına saklamış korkak bir iradeyi görüyorsunuz. Bu fotoğraf budur işte. Bu fotoğraf halkın iradesini, halkların iradesini yok saymaktır. Bu fotoğraf bir darbe fotoğrafıdır. Bu darbeye karşı buradayız. Halkımızla birlikte demokrasiyi savunmaya, halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz. Kürt düşmanlığından beslenen, savaştan ve zulümden beslenen bu anlayışa karşı sokaklarda barışın, hakikatin sesini yükseltmeye devam edeceğiz. 

Bu tecrit aklını, bu kayyım aklını kabul etmiyoruz

HDP'li belediye eşbaşkanları, seçilmiş belediye eşbaşkanlarıdır. Mardin halkının iradesidir. Kürt halkının, Arap halkının, Süryani halkının iradesidir. Kadim halkların iradesidir. Bir arada yaşama iradesidir. Bu iradeyi yok sayanlar, bu tekçi anlayış her yeri tecritleştirdi. Bu tecrit anlayışı, Mardin’in kadim iradesini yok sayarak bir kayyımla burayı da tekçileştirmeye çalışmaktadır. Bu tecrit aklını, bu kayyım aklını kabul etmiyoruz. Bu devlet aklı değildir. Bu aklını yitirmişlerin iradesidir. Bu iradeyi, halkların iradesi kabul etmeyecektir. Devlet aklı kolektif bir akıldır. Devlet aklı halkların hakkını, iradesini var sayan bir akıldır. Bunu yok sayan anlayışa karşı halklar bir aradadır. 

Türkiye, Kürt halkının mücadelesinde buluşmuştur

Bugün Kürt halkının mücadelesinde Türkiye buluşmuştur. Bu iradeyi yok sayanlar bunun hesabını verecek. Biz sokaklarda, meydanlarda bunun hesabını sormaya devam edeceğiz. Bugün ortaya konulan bu tasarruf hukuk tanımazlıktan öte yasa tanımazlıktır. Kendi yasalarını bile yok sayan bir anlayış artık bir zorbalığın ifadesinden başka bir şey değildir. 

Zorbalıkla karşı karşıyayız 

Karşı karşıya olduğumuz şey zorbalıktır. Burada artık devleti görmemiz mümkün değildir, devletin kendi hukuku, yasaları yok sayılmaktır. Devlet anayasal bir devlet olmaktan çıkmıştır. O yüzden tüm Türkiye’ye sesleniyoruz: Şimdi itirazımızı mücadelemizi her yerde yükseltmeliyiz. 

Eşbaşkanlık suç değildir, olamaz 

Bakın suçlamalara bakın, aklını yitirmiş insanların neler ifade ettiğine bakın. Diyorlar ki eşbaşkanlık sistemi var. Evet var. Eşbaşkanlık sistemi suç değildir. Suç olamaz. Tam tersi kadını yok saymaya karşı mücadeledir. Bir kadın özgürlüğü mücadelesidir, eşit temsiliyet mücadelesidir. HDP bir kadın partisidir ve olduğu her yerde eşit temsiliyet ile hareket eder. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi verir. Eşbaşkanlık budur. Eşbaşkanlarımız belediye meclis üyeliklerinin birinci sırasında seçilen arkadaşlarımızdır. 

 

Siyaseten kadını yok sayanlara karşı, kadın emeğini sömürenlere, kadına şiddeti olağanlaştıranlara karşı bugün kadınlar vardır. Eş temsiliyet de bunun en önemli mücadele hattıdır. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Tüm Türkiye’deki kadınlara sesleniyoruz: Hangi siyasi görüşte olursanız olun, hangi inanca sahip olursanız olun bu kadın mücadelesinde omuz omuza verme zamanıdır. Kadınları yok sayan eril zihniyete, erkek egemen zihniyete karşı bu mücadelede buluşma zamanıdır. 

Belediyelerimize dair bir tek suç belgesi bulmuş değiller

Diyorlar ki belediyenin imkanlarını çarçur ediyormuşuz, oraya buraya gönderiyormuşuz. Son 4 ayda belediyelere geldik, borçlanan değil borç ödeyen belediyeler olduk. Hukukta ne yazıyorsa onu uyguladık. Daha önce de olduğu gibi, her türlü denetime açıktır. Bir tek suç belgesi bulamadılar. Bizim belediyelerimize dair bir tek suç belgesi bulmuş değiller. Ama kendi dönemlerinde, yani kayyım dönemlerinde yapmadıkları yolsuzluk kalmadı, yapmadıkları hırsızlık kalmadı. Bu halkın hakkını nasıl çarçur ettiklerini Kayyım Raporu’nda belgeledik. Sayıştay belgeleri orada duruyor, gidin bakın. Yolsuzluk, hırsızlık, talan neymiş görün. İşte talana karşı bu yolsuzluğa karşı belediyelerimiz halkın iradesiyle göreve geldikleri günden bugüne tam 4 aydır halkın bir kuruşunun heba olmaması için emek verdiler. Kendilerinin olmayan borçları bile ödediler. 

İktidar, ülkenin sorunlarını bırakın çözmeyi daha büyük sorunlara sürüklemektedir

İşte bu yalana ve talana karşı çıkmalıdır tüm halkımız. Bu yalana karşı durmalıdır Türkiye’nin her yerinde durmalıdır. Neden bu talan var, neden kayyım var? Çünkü bu ülkede tecrit var. Çünkü bu ülkede OHAL dışında yönetememe hali var. Bugünkü iktidar artık yönetemiyor. Acze düşmüş, siyasetsiz kalmıştır. Bu ülkenin sorunlarını bırakın çözmeyi, ülkeyi daha büyük sorunlara sürüklemektedir. Kürt meselesini çözmek yerine Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden beslenen bu iktidar her yeri savaş, zulüm, şiddet haline dönüştürmektedir. 

Savaştan beslenenler bu halkın bütçesine el koyuyorlar

Halklarımıza savaşı şiddeti dayatmaktadır. Suriye halklarına savaşı dayatmaktadır. Pençe harekatıyla savaşı dayatarak toplumu bölmeye çalışmaktadır. Tam da bunun karşısında savaşa karşı çıkarak bir arada yaşama irademizi, barış irademizi ortaya koyuyoruz. Savaştan beslenenler savaşa kaynak ayırmak için bugün belediyelerimizi gasp ediyorlar. Savaştan beslenenler savaşa kaynak ayırmak için bu halkın bütçesine el koyuyorlar. Bu el koyma ve hak gaspına karşı savaşa karşı da ses çıkaracağız. Ülkeyi yangın yerine çevirdiler. Ülkenin ormanlarını yaktılar, yetmedi şimdi bu halkın vicdanını yakma peşindeler. Bu yangına karşı, ülkeyi yangın yerine çevirenlere karşı, yangına benzin dökenlere karşı Türkiye’nin her yerinde yan yana gelmeliyiz. Halklarımızın iradesini güçlendirmeliyiz.

Bugün bu gaspa karşı çıkmazsanız, siyaseten artık yoksunuz

Buradan bütün siyasi partilere çağrı yapıyorum. Bütün siyasete çağrı yapıyorum. Eğer bugün bu gaspa karşı çıkmazsanız, siyaseten artık yoksunuz. Çünkü siyaset halkın iradesiyle var eder kendisini. Halkın iradesi bir yerde gasp ediliyorsa bilin ki siz de artık yok sayılıyorsunuz. Yok olmamak için yok sayılmamak için tüm siyasi partiler şimdi bu halkın iradesini yok sayan bu iktidara karşı sesini yükseltmeli, iradesini ortaya koymalıdır. Bu mücadelede bizim yanımızda yer almalı, Mardin halkının yanında yer almalıdır. Bugün belediyemizi gasp edenlere karşı dikilmeli, itirazını yükseltmeli. 

TİS ile hakkınızı gasp edenlerle, burada belediyelerimizi gasp eden anlayış aynıdır

Türkiye’deki bütün STK’lere, sendikalara, tüm demokratik kitle örgütlerine herkese sesleniyoruz, emekçilere sesleniyoruz. Bugün Toplu İş Sözleşmesi ile sizin hakkınızı gasp edenlerle burada bizim belediyelerimizi gasp eden anlayış aynıdır. Türkiye’deki tüm gençler, tüm emekçiler, tüm kadınlar, tüm STK’ler şimdi ses çıkarmalı. Şimdi sokağa çıkmalı, mahallesine, sokağına, iş yerine, ilçesine iline sahip çıkmalıdır. Bu haksız saldırıyı ancak omuz omuza vererek yan yana gelerek durdurabiliriz. 

Bu kayyımcı anlayışla hiçbir hukukumuz olmayacaktır

Ayrımcılıktan, savaştan, nefretten beslenen bu anlayışa karşı bir arada yaşama irademizi, barış irademizi demokratik cumhuriyet irademizi hep birlikte ortaya koymalıyız. Kentler bizimdir, sokaklar bizimdir. Hep birlikte dayanışarak bu anlayışa karşı mücadelemizi vereceğiz. Bu belediye ile bu kayyımcı anlayışla hiçbir hukukumuz yoktur hiçbir hukumuz olmayacaktır. 

Ne selam veririz ne selamlarını alırız

Ne selamlarını alırız ne selam veririz, ne onlardan hizmet alırız ne onlara karşı yükümlülük yerine getiririz. "Kentimizi de, kendimizi de biz yöneteceğiz" dedik, tam da bunu gerçekleştirme zamanı. Bu kayyımcı anlayışı yok sayma zamanıdır, dayanışma zamanıdır. Bu dayanışmayı sadece Mardin’de, Van’da, Amed’de değil Türkiye’nin her yerinde göstereceğiz. Belediyelerimize sahip çıkmak, irademize sahip çıkmaktır. İstanbul’da, İzmir’de, Antalya’da, Adana’da, Mersin’de her neredeysek orada irademize ve geleceğimize sahip çıkacağız. 

Sesimizi daha çok yükselteceğiz, korkanlar daha çok korkacak 

Bu sadece bir basın açıklaması ile bitmeyecek, her gün, her yerde sokaklarda, alanlarda olacağız. Sesimizi, itirazımızı yükselteceğiz. Korkanlar daha da çok korkacak, o korku duvarlarının altında, o çürümüş siyasetleri ile çürümeye devam edecekler. 



Haber okunma sayısı: 123

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

bu-kambur-artik-atilmali

‘Bu kambur artık atılmalı’

29 Şubat 2020 Cumartesi 09:18
idlibde-ne-isimiz-var

‘İdlib’de ne işimiz var?’

29 Şubat 2020 Cumartesi 09:09
4-partiden-ortak-idlib-bildirisi

4 partiden ortak İdlib bildirisi

28 Şubat 2020 Cuma 22:59
canli-yayinda-carpici-aciklama

Canlı yayında çarpıcı açıklama!

28 Şubat 2020 Cuma 17:57

ÜLKE GÜNDEMİ

Türkün Türk'ten başka dostu yok

Star Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik, İdlib'de şehit düşen 33 askerimiz için yaptığı konuşmayla

Damat beyin tweeti ortalığı karıştırdı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İdlib'de yaşanan ölümlerin konuşulduğu günde 'büyüme' tweeti attı,

NTV, sınırdan yayınladığı mülteci videosunu kaldırdı

Canlı yayında sınırdan geçişlerine izin verilmediğini ve askerler tarafından denize yönlendirildiklerini

CHP meclisin olağanüstü toplanmasını istedi

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Meclis'in yarın olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin partisinin

Rusya'nın çirkin yüzünü biliyorduk.

Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında sözlerine dün

Söz bir anlam taşımıyor

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, İdlib'deki hain

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL