10 Aralık 2019 Salı

Sırça köşklerinizden bakmayı bırakın

sirca-kosklerinizden-bakmayi-birakin

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2020 yılı bütçesinin görüşmelerinin devam ettiğini belirterek, bütçe görüşmelerinin canlı yayınlanması ve sivil toplum örgütlerinin görüşmelere katılmasına ilişkin taleplerinin ise reddedildiğini belirtti.
11 Kasım 2019 Pazartesi 18:23

 Fatma Kurtulan, Meclis’te düzenlediği haftalık basın toplantısında Meclis ve Türkiye gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Kurtulan, şöyle konuştu:

 

Biliyorsunuz bütçe görüşmeleri komisyonda 6 Kasım’da başladı. Bu yıl da yine halka, özgürlüklere, refaha bir bütçe ayrılmadı. Daha ziyade daha çok güvenlikçi politikalara, savaşa ve örtülü ödeneklere bütçe ayrıldığını gördük. 

 

AKP Hükümeti bütçede halk denetimini reddediyor



 

Halka ait bu bütçenin halk tarafından denetiminin yapılması için bütçe görüşmelerinin basına açık yapılmasını, sivil toplum kuruluşlarının da bizatihi katılıp gözlemlemesi gerektiğini beyan ettik ancak bu beyanımız oy çokluğu ile reddedildi. AKP hükümeti basına açık görüşülmesini istemedi, halkın denetlemesini istemedi. Çünkü kadınlardan, çocuklardan, emekçilerden, EYT’lilerden, çiftçilerden, öğrencilerden uzak; daha çok yandaşların ihtiyaçları doğrultusunda bir bütçelemeye gittiklerini biliyoruz. Dolayısıyla bu teklifin reddedilmesi

 beklenen bir durumdu. 

 

İlk 9 ayda bile bütçe açığı tahminleri şaştı 

 

Türkiye halklarının büyük çoğunluğunun yoksulluk içerisinde, açlık içinde yaşadığını biliyoruz. İşsiz sayısının 8 milyon, halkın yüzde 70’inin yani yaklaşık 58 milyon kişinin borçlu olarak yaşamına devam ettiğini biliyoruz. 

 

2019 bütçe açığı 81 milyar olarak hedeflenmişti. İlk 9 ayda bu rakam 85 milyara ulaştı. Yani ilk 9 ayda bile bu hedef şaştı ve ne yazık ki tüm kamuoyu bunun etkilerini gördü ve yaşadı. Şimdi ise 2020 bütçe açığının 139 milyar olacağı söyleniyor. Şimdiden mevcut yıla baktığımızda rakamların şaşacağını tahmin etmek zor olmayacaktır. 

 

Bütçenin halk için kullanılması mücadelemizi sürdüreceğiz

 

2020 bütçesinde kamu özel işbirliği adı altında yürütülen ve çok tartışılan müşteri garantili projelere ayrılan miktarın 3 kat artarak 19 milyara ulaştığını gördük. Bu miktarın 10.5 milyarı da şehir hastanelerine ayrılmış. Şehir hastaneleri, oluştuğu günden itibaren tartışmalara neden oldu. Şehrin dışında olması sağlığa erişimi zorlaştırdı. Şehrin dışında olması yetmiyor, oraya yetişen vatandaş, iç mimarisindeki karışıklıktan kaynaklı tedavi göreceği birimi neredeyse navigasyon yardımı ile bulabiliyor. Aynı zamanda müşteri garantili projelerden biri olan köprü ve otoyollara da önemli bir miktar ayrılmış. HDP olarak halkın bütçesinin halka hizmet doğrultusunda kullanılması için aktif mücadeleyi hem komisyonda hem genel kurul aşamasında sürdüreceğiz. 

 

Yumurta kıyaslaması yaparak halkın alım gücüyle dalga geçiyorlar

 

Geçim sıkıntısının her geçen gün artıyor olması hepimizin malumu. AKP'nin gelecekten beklentisi olmayan, yaşama umudunu yitirmiş bir topluluk yarattığını hepimiz biliyoruz. Bütçe görüşmelerinde halkın alım gücünü ciddiyetten uzak, kahkahalar eşliğinde yapılan bir yumurta kıyaslamasının yapıldığını hepimiz gördük. Bu hesabın yoksula daha çok yoksulluk, halka daha çok açlık, yandaşa ise daha çok zenginlik olarak döneceği açıktır. Bunun devleti yönetme anlayışı olduğunu görüyoruz.

 

AKP kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alıyor

 

Bir yılda doğal gaza yüzde 50, elektriğe yüzde 56, benzine yüzde 32 zam geldi. Emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi de yüzde 22.53 zamlanıyor. Yurt ücretlerine de zam yapıldı. Yurt ücretlerine yüzde 13,91 zam yapılırken 4 gün sonra öğrenim kredisine yani bursa yüzde 10 zam yapıyorlar. Görüyoruz ki öğrencilerden bile, toplumun en hassas ve katkı bekleyen kesiminden bile kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alıyor. 

 

Sırça köşklerinizden bakmayı bırakın, halkın sizi finanse edecek gücü kalmadı

 

Tüm bunlarla birlikte, ülkenin geldiği bir tablo var maalesef, hepimiz çok üzülerek izledik. Fatih’te 4 kardeşin toplu intiharı, Antalya'da da 4 kişilik bir ailenin yok olması utanç vericidir. ISİG, ülkemizde 2013-2018 arasında 351 kişinin iş bulamadığı, geçinemediği için, geleceğe dair umudunu yitirdiği için, bu krizi aşamadığı için yaşamına son verdiğini açıkladı. Artık şunu söylemek gerekiyor: Sırça köşklerinizden halka bakmayı bırakın. Artık işçisi, emekçisiyle, öğrencisiyle, kadınlarıyla, işsiziyle halkın sizi finansa edecek gücü

 kalmadı. Bunu görmenizin vakti geldi de geçiyor bile. 

 

Gizli zamlar peş peşe geliyor 

 

Bu hafta Meclis'te dijital hizmet vergisinde değişiklik de içeren kanun teklifi görüşülecek. Bu teklifte işletmelere yeni vergiler getiriliyor gibi görünse de aslında yurttaşların yükü artıyor. Yine bir torba yasa, artık torba yasa mantığını eleştirmekten yorulduk. Her alana

 dair düzenlemeleri koymuş hükümet. Otellerde konaklayan her müşteri için 18 TL'lik konaklama vergisi getiriliyor. İşletme sahiplerinin yoğun tepkilerine neden olduğunu görüyoruz. İşletme sahipleri de bunun doğru ve adaletli olmadığını, bunun pratikte kendilerini zorlayacağını bangır bangır söylüyorlar. Dijital hizmet vergisini tüketiciler ödemeyecek gibi görünse de hizmet sağlayıcılar vergi yükünü ister istemez fiyatlarına yansıtacak. Yani gizli zam geliyor. Futbolcuların ödediği vergi artıyor. 

 

Tabii ki tüm yasalarda mutlaka Saray’a bir pay düşer. Böylesi bir teklifin içinde ne işi varsa, plan bütçe görüşmeleri sürerken, orada bunun tartışılması gerekirken, Cumhurbaşkanına 70 milyar ek borçlanma yetkisi veriliyor. Cumhurbaşkanlığı hesaplarına da baktığımızda bu bütçenin daha çok şatafatlı bir yaşama ve toplumu daha çok baskılamaya dönük harcanacağını söylemek mümkün. Olması gereken şey, adaletli bir vergi sisteminin bir an önce halklarımızın önüne konulmasıdır.

 

Önce kayyım atayıp sonra hayali iddianamelerle gerekçelendiriyorlar 

 

Partimiz uzunca bir süredir AKP'nin kayyımlar politikasıyla da mücadele ediyor. Seçimde istediği sonucu çıkaramayınca Kayyım dDarbesi mantığıyla belediyeleri yönetme yolunu deniyor. Hali hazırda 3 büyükşehir, bir il, 12 ilçe olmak üzere toplam 16 belediyemize kayyım atanmış durumda. En son Kızıltepe’ye kayyım atama süreci de basına yansıdı, tüm kamuoyu utançla takip etmiştir. Belediye eşbaşkanımız, sabah belediyeye gittiğinde bir tebligat yapılmadan belediyenin karakola çevrildiğini görüyor. ‘Ben buranın seçilmişiyim, benim buraya girme ve çalışma hakkımı engelleyemezsiniz’ diyor ancak cevaben emir yukarıdan geldi, yapacak bir şey yok deniliyor. AKP, Cumhur İttifakı neden bunu deniyor? Ta seçim döneminde bunu bangır bangır söylediler; 'Oy verirseniz de biz kayyım atayacağız, sandığa gitmeyin' dediler. Ama bunu gerçekleştiremediler. Seçimin daha ilk günü valilerin 3 büyükşehire kayyım atayın talimatı verdiği de ortaya çıktı. Kamuoyunun şunu bilmesinde çok büyük fayda var: Bunlar önce kayyım atamayı planlıyor. Daha sonra hayali iddianame hazırlanıyor. Kayyımları gerekçeklendirmeye, kamuoyunda bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Ama hepimiz biliyoruz ki özellikle bölgede sayısı 4 milyonu aşan seçmenin iradesinin gasp edilmesi o topraklarda başta Kürtler olmak üzere yaşayan herkesin seçme seçilme hakkının elinden alınmasıdır. Kadınların yıllardan beri verdikleri mücadelenin ürünü olan ve onun üzerinden toplumu demokratikleştirmeye, eşit ilişki, eşit yaşam, eşit yönetimi oluşturmaya çalıştıkları eşbaşkanlık sisteminin hedeflendiğini görüyoruz. AKP’nin talana dayalı belediyeciliğine alternatif olan; demokratik, katılımcı, halktan geleni halka hizmet olarak döndüren belediyelerimizi tasfiye etmeye dönük bir girişim olduğunu da tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

 

Kayyım atadıkları belediyelerde kendilerine örtülü ödenek mi yaratıyorlar? 

 

Daha önce de ifade etmiştik, Sayıştay raporlarına da yansımıştı; kayyımın bir talan, hırsızlık uygulaması olduğunu hepimiz biliyoruz. Belediye başkanlarımız, kayyımlardan devraldıktan sonra, yapılan yolsuzlukları paylaştıklarında aslında fındık, fıstık çerez ve kadayıf esas mesele değil. Orada, kayyım atadıkları belediyelerde, tüm şirketlere fatura yükleyerek kendilerine bir örtülü ödenek mi yaratılmaya çalışıyorlar diye sormak lazım? Bu paranın nereye aktarıldığını, talanın, bu kadar büyük meblağların hangi örtülü ödenek kaleminde bulunduğunu, nereye harcandığını kamuoyunun sorması lazım. 

 

Sayıştay Başkanı'nın kayyım yolsuzluklarıyla ilgili açık beyanı var

 

Arkadaşlarımızın bütçe görüşmelerinde Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş’a sorduğu bir soru var. "Kayyım belediyelerine yaptığını bir suç duyusu var mıdır" sorusuna verilen yanıt şu; "2017 yılında yapılan 31 suç duyurusu dosyasının tamamı kayyım belediyelerine aittir." Bu artık tespitli, onanmış, ispatlanmış bir beyandır. Hala AKP utanmazca belediyelerimizin farklı yerlere para aktardıklarını iddia etmektedir. 

 

Sizi sandığa gömmekten vazgeçmeyeceğiz

 

Biz sadece bununla mücadele etmiyoruz. Artık bir mücadele alanı da belediyelerimizi yeniden alma tekrar halkın hizmetini koyma mücadelemiz bitmeyecek. Her daim, her daim sizi sandığa gömmekten vazgeçmeyeceğiz. Cumhur İttifakına söylemek isterim; biz sadece bununla mücadele etmiyoruz. Kayyım uygulaması ayrı bir mücadele alanı. Artık bir mücadele alanı da belediyelerimizi yeniden alma, tekrar halkın hizmetine koyma mücadelemiz ve çalışmalarımız dinmeyecek, bitmeyecek. Her daim daim her daim, her daim sizi sandığa gömmekten vazgeçmeyeceğiz.

 Bunu, altını çizerek Cumhur İttifakı’na söylemek isterim.

 

HDP'ye saldırarak kirli politikalarının üstünü örtmeye çalışıyorlar

 

Baskı sarmalı bununla sınırlı değil, bunu yaparken aynı zamanda partimize dönük; çalışmalarımızın, faaliyetlerimizin durması için her türlü yöntem deneniyor. Kadın hareketine, Kadın Meclisimize yoğun bir baskı var. Onları kriminalize eden bir uygulama var. Geçen hafta Van ve Ankara’da toplu gözaltılar yaşandı. Birçoğu da serbest bırakıldı. Kamuoyunda yaratılan algı “PKK’nin kadın yapılanması”. Gençliği alıyor, “PKK’nin gençlik yapılanması”, belediyeleri alıyor “PKK’nin belediyeleri” gibi algılarla, safsatalarla aslında kendi kirliliklerinin, kirli politikalarının üstünü örtmek istiyorlar. Türkiye’nin tıkanan bütün damarlarını bu baskılarla açmaya çalışıyorlar.  

 

Kadınlara göz dağı vermek mümkün değildir, en iyi bu hükümet bilir

 

Kadınlara yönelik uygulamaları, eşbaşkanlık sistemine bakışlarında, İstanbul Sözleşmesi’ne bakışlarında, nafaka hakkımızın gasp edilme girişiminde de görüyoruz. Onlar da çok iyi biliyor ki, kadınlar binbir emekle, yılların birikimi ile harmanladığı bu kazanımları korumak, bunlara sahip çıkmak için elinden geleni yapacaktır. Bunlarla kadınlara gözdağı vermenin mümkün olmadığını en çok bu hükümet bilir. 

 

Gençlik Meclisi üyelerimize işkence yapılıyor

 

Gençlik Meclisimize dönük çok yoğun gözaltılar var. Gençlik Meclisimizin şu an 35 üyesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor. Çıplak arama işkencesi ile karşı karşıyalar ve şu an açlık grevindeler. Açlık grevi sürecinde şekerli su ve limon gibi ihtiyaçlarının verilmesi bir hakken bundan bile mahrum bırakılıyorlar. Gençlik Meclisimizden elinizi çekin. Gençlik yılmayacak, sinmeyecek, mücadeleye devam edecek. Gençlik kendi yaşamları üzerindeki her türlü oyununuzu bozacak. Bir an önce bu hukuksuzluğun son bulması, Gençlik Meclisi

 üyelerimizin tekrar faaliyetlerine devam etmesi gerekmektedir.  

 

Kimin niçin tutuklandığı sorusunun artık anlamını yitirdi

 

Yine Kayseri İl Örgütü’nden 4 yöneticimiz, Kayseri Cezaevi’ne çocuklarını görmeye giderken 'ailelere yardım ediyorlar' gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklandı. Sorgularındaki iddia bu. Artık sizler kimin ne için tutuklandığı hesaplayın. Kimin niçin tutuklandığı sorusu artık anlamını yitirdi. Keyfi olarak Saray’dan talimat çıkıyor. İçişleri Bakanı talimatı veriyor, valiler, savcılar, herkes bir bütünen buna ön ayak olarak HDP üzerinde, tüm muhalifler üzerindeki bu baskılamayı hayata geçiriyorlar. 

 

Soru: Cumhurbaşkanının Amerika ziyaretinden bir şey bekliyor musunuz? 

 

Türkiye’yi uluslararası arenada pazarlık konusu haline getirdiler

 

Cumhurbaşkanının Rusya ve ABD ilişkilerine dair şunu söylemek lazım; yaptırımların başlığı nedir? Kendileri aile servetleri ve hukuksuz uygulamalarıyla ABD’nin oyuncağı olmuş durumdalar. Emperyalistlerin onlardan Türkiye adına taviz koparma çabalarını hepimiz biliyoruz. Tüm partiler ABD’ye karşı Cumhurbaşkanına destek amacıyla bildirilere imza atsalar da şunu biliyoruz; adaletli bir şekilde yönetilmeyen bir Türkiye gerçeğinde, IŞİD ilişkileri, haksız yere edinilmiş servetleri, şatafata boğulmuş zaafları, Türkiye’yi uluslararası arenada pazarlık konusu haline getirdi.

 



Haber okunma sayısı: 65

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

akp-suriyelilere-vatandaslik-verecek

AKP Suriyelilere vatandaşlık verecek

10 Aralık 2019 Salı 18:37
yeni-bir-referanduma-cesaret-edemezsiniz

Yeni bir referanduma cesaret edemezsiniz

10 Aralık 2019 Salı 15:50
osonun-maaslarini-kim-oduyor

ÖSO’nun maaşlarını kim ödüyor?

10 Aralık 2019 Salı 15:16
erdogandan-nobel-tepkisi

Erdoğan'dan, 'Nobel' tepkisi

10 Aralık 2019 Salı 14:35
bir-kisim-insanlar-obeziteden-oluyor

Bir kısım insanlar obeziteden ölüyor

10 Aralık 2019 Salı 14:25

ÜLKE GÜNDEMİ

Asgari ücrete zam sokağın rakamlarıyla yapılmalı

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Mecliste düzenlediği basın toplantısında asgari ücret

O dizideki bilgi yanlış çıktı!

İstanbul Arkeoloji Müzesi Ertuğrul Gazi'nin babasının Süleyman Şah değil Gündüz Alp olduğunu tespit etti

Türkiye'nin ilk kadın mitingi 100 yaşında

10 Aralık 1919 tarihinde Kastamonu’da 3 bin kadının katılımı ile Anadolu işgalini protesto etmek üzere

Ülkeyi açık cezaevine çevirdiler

TBMM Genel Kurulunda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap

MHP'ye göre her şey güllük gülistanlık

TBMM Genel Kurulunda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap

AKP iktidarının 17 yıllık emek ve çalışması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Mecliste düzenlediği basın toplantısı ile “AKP İktidarının 17

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL