24 Ekim 2020 Cumartesi

Meclis'in, 'iktidarın noter makamı'

meclisin-iktidarin-noter-makami

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, yeni yasama yılının bugün başladığına işaret ederek, "Bu Meclis, Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş, ateş hattında görev almış bir Meclis'tir. Korona sürecinin tehlikelerinden ve bulaşının büyüklüğünden dolayı görevine ara veremez. Nasıl sağlıkçılarımız, cansiperane, hayatları pahasına, ülkelerine karşı görevlerini yapıyorlarsa, milletvekilleri de görev yapmalı, Meclis'i açık tutmalı, insanlarımızın, ülkemizin sorunlarına çare aramalıdır." diye konuştu.
01 Ekim 2020 Perşembe 18:05

 Türkiye'nin güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Özkoç, Türkiye'nin Meclisi'nin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Bugün halkın sorununun idam cezası, seçim kanunu, İstanbul Sözleşmesi, Anayasa Mahkemesinin yapısının değişikliği olmadığını savunan Özkoç, şunları söyledi:

"Hiç gündemde yokken idam tartışmasını getiriyorlar. Meclis İçtüzüğü değişikliğinden bahsediyorlar. Milletvekillerinin fezlekelerini getiriyorlar. Gazeteciler cezaevlerinde. Milletvekillerinin dokunulmazlıkları kalkıyor, cezaevlerinde. Enis Berberoğlu için Anayasa Mahkemesi hak ihlali tespit ediyor ama Meclis'in görevi doğrunun arkasında durmak değil, iki ay beklemeden milletvekilliğini düşürüyor. Bunların hiçbir tanesi aslında gerçek gündemimiz değil."

Engin Özkoç, Meclis'in, "iktidarın noter makamı" olarak görev yaptığını ileri sürerek, "Cumhurbaşkanlığı sistemindeki iki siyasi parti bir şekilde uzlaşıyorlar. Onlar kendi gündemlerini Türkiye'ye giydirmek istiyorlar. Kararları alıyorlar, sonra da Meclis'e getirip onaylatmaya çalışıyorlar. Oyları yetiyor mu? Yetiyor. Peki aldıkları kararlar milletin derdine çare midir? Hayır, değildir." ifadelerini kullandı.

CHP'nin gündeminde açlık, yoksulluk, işsizlik, eğitim olduğunun altını çizen Özkoç, halkın dertlerini konuşup derman aramak istediklerini dile getirdi.

"Direteceğiz, direneceğiz." diyen Özkoç, TBMM Genel Kurulu'nda insanların kaderleriyle ilgili her konuda mücadele vereceklerini belirtti.

Engin Özkoç, sağlık çalışanlarının yasal düzenleme istediğini ve bu kapsamda sendikalarla görüştüklerini anlatarak, yeni tip koronavirüs ile mücadelede en çok Türkiye'de sağlık çalışanı öldüğünü iddia etti.

Sağlık çalışanlarının "güvenceli çalışma" ve "sağlık personeli sayısının artırılmasını" istediğini aktaran Özkoç, bunların önünde engel olanın Cumhur İttifakı, çözüm arayanın ise Millet İttifakı olduğunu savundu.

Özkoç, "Sağlık Bakanı güvenini yitirdi. Milli Eğitim Bakanı, bizde ve milletimiz nezdinde güvenini yitirdi. İçişleri Bakanı tam bir felaket. Mili Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, bunlar güvenimizi yitirdiler. Onlar milleti temsil etmiyorlar. Meclis, onlarla ilgili herhangi bir yaptırım uygulayamıyor çünkü onlar milletin atadığı bakanlar değil, bir tek kişinin atadığı bakanlar. Kaderleri Cumhurbaşkanı'nın iki dudağının arasında. Onun için rahatlar. Dertleri millete hesap vermek değil, dertleri kendilerini Cumhurbaşkanı'na kanıtlayabilmek. Biz, bu güvenini yitiren bakanlara karşı TBMM'de kendi gündemimizi ortaya koyacağız ve bunun arkasında dimdik duracağız." yorumunu yaptı.

Bu sistemin Türkiye'ye yoksulluk getirdiğini öne süren Özkoç, "Bir bakan düşünün, o bakan, 'Dolar beni ilgilendirmiyor' diyor. Ama kamu bankaları dolardan dolayı milyarlarca dolar zarara giriyor." dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın "Birçok yerde yarı yarıya düşüş sağladık, aşı için önümüzde 2-3 aylık zaman kaldığı da düşünülürse tünelin ucu ve ışık göründü." dediğini anımsatan Özkoç, "Sağlık Bakanı'na buradan sesleniyorum; şu grip aşısını sağlıklı bir şekilde, bütün insanlarımızın hizmetine sunmayı becer, senden de başka bir şey beklemiyoruz." ifadelerini kullandı.

Özkoç, Sağlık Bakanı Koca'nın vaka, test, hasta sayısını doğru açıklamadığını öne sürerek, "İnsanlar merak ediyorlar. Türkiye'de pozitif olan kaç kişi var?" sorusunu yöneltti.

İhracat düşerken, ithalatın yükseldiğini dile getiren Özkoç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi iktidarının buna karşı hiçbir çözümü olmadığını savundu.

Çarenin güçlü, laik, demokratik parlamenter sistem olduğunu ifade eden Özkoç, "Türk milletinin tek adresi saray değildir, TBMM'dir. Türk milleti yüzünü saraya değil, cumhuriyetin kuruluşundaki ilkelere dönmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır." açıklamasına ilişkin soruya CHP Grup Başkanvekili Özkoç, "Ne zaman gündemi değiştirmek isterlerse Cumhurbaşkanı'nın özel temsilcisi ve bir partinin genel başkanı olan kişi bir açıklama yapıyor. Ya 'idam' diyor ya 'Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değişmeli' diyor ya 'erken seçim' diyor ya da başka bir şey söylüyor. Bunları konuşmayacağız, bunlarla ilgili fikir yürütmeyeceğiz. Yürüteceğimiz tek bir fikir var, arkasında duracağımız tek bir şey var; milletimizin dertleridir." yanıtını verdi.



Haber okunma sayısı: 1343

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Mansur Yavaş kahraman gazilerin yanında

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, şehit yakınları ve gazilerin yanında olmaya devam ediyor.

Bizi süt ve et krizi bekliyor

CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal, artan girdi maliyetlerine rağmen

Türkiye Yapay Zeka Haftası sona erdi

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI) düzenlediği, 19 Ekim’de başlayan ve beş gün süren Türkiye Yapay

Covid-19 ya da kış enfeksiyonları

Enfeksiyon hastalıklarından korunmada en etkili ve ayrıca en ucuz yöntem el temizliğidir. Ellerimizde 200’den

Maske alerjisi belirtileri nelerdir?

Koronavirüs nedeniyle hepimiz maske takıyoruz. Maske takmamızdan dolayı da bazılarımız maskeden dolayı sorunlar

Özgürlük zehirlenmesi aileye zarar veriyor

İstanbul Valiliği ile iş birliği protokolü imzalanan ‘Aileler Üniversitede’ projesi hakkında

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL