01 Ekim 2020 Perşembe

Erdoğan'dan Beylikdüzü'nde açıklamalar

erdogandan-beylikduzunde-aciklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Beylikdüzü'nde vatandaşlara hitap etti. Erdoğan konuşmasında HDP'liler havaya girdi de ne oldu diye sordu? Erdoğan, "17-25 Aralık'ta bu süreç vardır. 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından yaşananlar ortada. 56 Kürt kardeşimiz Diyarbakır'da öldürüldü. Ölen Kürt öldüren Kürt. HDP havaya girdi. Zannetti ki tamam artık biz işi bitirdik, öyle ise vuralım dediler. Şimdi ne oldu? Girdikleri inlere kadar bunları kovalıyoruz." dedi.
27 Mart 2017 Pazartesi 21:30

 İstanbul Beylikdüzü’nde toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişte ülke yönetiminde sorumluluk almış, milletin geleceği için endişe duymuş ne kadar siyasetçi varsa hepsi de dönüp dolaşıp başkanlık sisteminde karar kılmıştır. Özal, Demirel, Erbakan, Türkeş, Yazıcıoğlu öyle demiştir, çünkü hepsi de bu yolun oradan geçtiğini biliyorlardı” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Beylikdüzü’nde yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe halkının da yoğun bir katılımla iştirak ettiğin törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

 

Açılışı yapılan hizmet ve tesislerin ilçe halkına hayırlı olması olmasını temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1999 depreminden sonra yıldızı parlayan Beylikdüzü’nün, çarpık yapılaşma sıkıntısı yaşamadığı için, İstanbul’un şanslı ilçelerinden biri olduğunu, ulaşım ve konut projeleri, ticaret merkezleri ile İstanbul’un ve Türkiye’nin kalkınıp gelişmesinin ve refahının en yakın şahidi olduğunu söyledi.



 

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİYLE İSTİKRARLI DÖNEMLERİ KALICI HÂLE GETİRMEK İSTİYORUZ”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişe bakmadan geleceğin görülemeyeceğini, bu yüzden Türkiye’nin 16 Nisan için sandığa gittiğinde dün ile bugünün mukayesesini yapıp kararını vermesi gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayınız, söylenen her şey yalan olabilir, ama yaşadıklarınız gerçektir” ifadelerini kullanarak, milletin geçmişte darbeler yaşadığını, bu darbelerle demokrasinin kesintiye uğrayıp hak ve özgürlüklerin gerilediğini, bu yüzden pek çok acının çekildiğini kaydetti ve ekledi: “Düşünün, bu ülke Başbakanını idam ettiği zaman, 2 bakanını idam ettiği zaman şu andaki ana muhalefet alkışlıyordu. Demek ki, ülkemizin mevcut yönetim sistemi milletimizin demokratik alanlarda sıkıntılara maruz kalmasına engel olamadı.”

 

Türkiye’nin yaşanan ekonomik krizler yüzünden sık sık fakirleştiğini, yüksek enflasyon ile faiz sarmalı yüzünden gecede yüzde 7 bin 500 faizler uygulanarak millete harcanması gereken kaynakların başkalarının cebine akıtıldığını, batan bankaların, zarar eden KİT’lerin, kötü yönetilen devletin tüm yükünün milletin sırtına bindirildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Şimdi diyeceksiniz ki, ‘madem sistem böyle kötüydü, Türkiye bugünlere nasıl geldi?’ Zaman zaman tıpkı 1950-60 arasında, tıpkı 1965-70 arasında, tıpkı 1983-91 arasında, tıpkı 2002’den bugüne kadar olduğu gibi tek parti hükûmetleri çıkmış ve ülkemizi geliştirmiş, kalkındırmıştır. Bu hükûmetlerde demokratik ve ekonomik reformlarında sürekli engellemelerle, sürekli tacizlerle karşılaşmışlardır. Biz 16 Nisan’da milletimizin takdirine sunduğumuz Anayasa değişikliğiyle işte bu istikrarlı dönemleri istisnai olmaktan çıkarıp kalıcı hâle getirmek istiyoruz.”

 

“BU ÜLKEDE OTEL ODALARINDA HÜKÛMETLERİN KURULDUĞUNU BİLİYORUZ”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, geçmişte Cumhurbaşkanlarıyla Başbakanların kavgalarına da değinerek, 1980 darbesine giden yolun taşlarının dönemin Cumhurbaşkanıyla Başbakanı arasındaki anlaşmazlıklar yüzünden döşendiğini, 1990’larda Cumhurbaşkanlarıyla Başbakanları arasındaki karşılıklı hakaret ve tehditlerin hâlâ hafızalarda olduğunu, aynı ekolden olmalarına rağmen Sezer ile Ecevit arasında yaşanan Anayasa kitapçığı krizi ile Türkiye ekonomisinin sarsıldığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir daha istikrarsızlıkların bedelini ödememesi, bir daha bir gecede fakirleşmemesi ve bir daha o kâbus gibi günleri yaşamaması için 16 Nisan halk oylamasında milleti ‘evet’ demeye çağırdı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Geçmişte ülke yönetiminde sorumluluk almış, milletin geleceği için endişe duymuş ne kadar siyasetçi varsa hepsi de dönüp dolaşıp başkanlık sisteminde karar kılmıştır. Özal, Demirel, Erbakan, Türkeş, Yazıcıoğlu öyle demiştir, çünkü hepsi de bu yolun oradan geçtiğini biliyorlardı. Biraz önce anlattığım sıkıntıları bu ülkede iliklerine kadar yaşayanlar bunu biliyordu. Muhalefetin meseleyi başka tarafa çekmek için uydurduğu yalanları bir kenara bırakın. İnşallah ben size burada çok basit bir denklem kuracağım. Seçimler yapılıyor, milletimiz sandıkta gönlünden hangi parti geçerse ona oyunu veriyor. Gayet güzel, demokrasinin gereği de budur. Şayet sandıktan bir parti tek başına hükûmeti kuracak çoğunluğu çıkartırsa mesele yok. Demokrasi dışı güçlerin engelleme çabalarına rağmen yarım yamalak da olsa işler bir şekilde yürüyor. Ama sandıktan çıkan sonuç bir partinin iktidarına imkân sağlamıyorsa, işte o zaman yandık. Hemen pazarlıklar başlıyor; 3 bakanlık eksik-5 bakanlık fazla olacak, şu konuda benim dediğim-öteki konuda senin dediğin olacak, bu kavgalarla zar-zor bir hükûmet kuruluyor. Bu ülkede biz otel odalarında, Güneş Motel’lerde hükûmetlerin kurulduğunu biliyoruz değil mi? Böyle bir ülkeden hayır olur mu? Olmaz.”

 

“BİR DÖNEM İÇİNDE BEŞ DEFA PARTİ DEĞİŞTİREN MİLLETVEKİLLERİNE ŞAHİT OLDUK”

 

Geçmişte kurulan koalisyon hükûmetlerinde, Mecliste kurulan hükûmetlere vesayet güçleri tarafından dışarıdan da müdahaleler yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu ülke, o pazarlıkların dışında farklı partiden transferler yapmak suretiyle hükûmetler kurdu. Bakın bir şey söyleyeceğim sizlere; toplam ömrü 24 gün, 38 gün, 2 ay olan hükûmetlerle yönetildik mi? Böyle bir ülkede istikrar olur mu? Bir dönem içinde beş defa parti değiştiren milletvekillerine şahit olduk mu? Böyle bir sistemin elbette istikrar ve güven ortamına katkısı olmaz” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan törene katılan vatandaşlardan, ‘hükûmetlerin otel lobilerinde değil sandıkta kurulması, sandıkta kurulan hükûmetlerin sadece sandıkta yıkılabilmesi için’ referandumda ‘evet’ demelerini istedi.

 

“367 GARABETİYLE DEMOKRATİK HAKLARIMIZ GASP EDİLMEK İSTENDİ”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “2007 yılında Cumhuriyet yürüyüşleriyle, rektörleri yürüttüler; bunları kim yürüttü, bunların arkasında hangi zihniyet vardı? 29 Ekim Cumhuriyet kutlamalarında alternatif kutlamaları kimler yaptı? Ana Muhalefet Partisi. Niye? Çünkü bunlar her yerde ikilikten yanaydı, bölmekten yanaydı. 367 garabetiyle demokratik haklarımızın nasıl gasp edilmekten istendiğini, partimizin kapatılması için nasıl hukuk dışı yolların devreye sokulduğunu unutmadık. 2013 yılından itibaren ülkemizin yaşadıklarını biz nasıl görmezden gelebiliriz? Eğer milletimizin bize verdiği güçlü destek olmasıydı, sorunların çözümünde ne bu sistem bir işe yarardı, ne de bugün munis kedi numarası yapan muhalefet bize hayat hakkı tanırdı. 17-25 Aralık yargı-emniyet darbe girişiminin gerisinde işte tüm bu süreç vardır. Hatta hiç uzağa gitmeye gerek yok, 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından yaşananlar ortada, 56 Kürt kardeşimiz Diyarbakır’da öldürüldü, ölen Kürt, öldüren Kürt. Havaya girdi HDP, havaya girdi, zannetti ki, tamam artık, biz işi bitirdik, öyleyse vuralım dediler, 56 tane Kürt kardeşimi maalesef öldürdüler. Şimdi ne oldu? Şimdi girdikleri inlere kadar bunları kovalıyoruz, kovalayacağız.”

 

“ESKİYE METHİYE DÜZENLERİN TEK DERDİ KENDİ ÇIKARLARI” 

 

7 Haziran 2015 genel seçimlerinin, hiçbir partinin tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu elde edememesiyle sonuçlanmasına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefetin yanında terör örgütlerinden ülkemize diş bileyen dış güçlere kadar herkesin nasıl el ovuşturarak sahaya inmeye kalktığını görmedik mi?” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletten aldığı güç ve Anayasadan aldığı yetki ile bu dönemi kontrollü bir şekilde yönetmeyi başardığını söyledi.

 

“Bu kadar hadiseyi yaşayıp da hiçbir önlem anlamadan, hiçbir tedbir geliştirmeden, hiçbir ders çıkarmadan devam edip gitmek mümkün müdür?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, eskiye methiye düzenlerin tek derdinin, kendi konumlarının ve kendi çıkarlarının zarar göreceği endişesi olduğunu, hiçbirinin de Türkiye’nin ve milletin geleceğiyle ilgili endişesi ve vizyonunun olmadığını kaydetti.



Haber okunma sayısı: 301

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

cumhurbaskani-dunyaya-seslendi

Cumhurbaşkanı dünyaya seslendi

30 Eylül 2020 Çarşamba 23:59
yukari-karabag-azerbaycanin-kendi-topragi

Yukarı Karabağ Azerbaycan'ın kendi toprağı

30 Eylül 2020 Çarşamba 20:14
berat-albayraki-yerden-yere-vurdu

Berat Albayrak'ı yerden yere vurdu!

30 Eylül 2020 Çarşamba 20:07
bahceli-anayasa-mahkemesine-takti

Bahçeli Anayasa Mahkemesine taktı

30 Eylül 2020 Çarşamba 18:58
kanal-projesi-istanbulu-bitirir

Kanal projesi İstanbul'u bitirir

30 Eylül 2020 Çarşamba 18:27
kulucka-merkezlerine-destek

Kuluçka merkezlerine destek

30 Eylül 2020 Çarşamba 18:20

ÜLKE GÜNDEMİ

Yukarı Karabağ Azerbaycan'ın kendi toprağı

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, "Azerbaycan'ın, Yukarı Karabağ'daki operasyonda Türkiye dahil başka bir

Böceksavar mantarlar görev başında

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ağaçlara ve doğal ekosisteme zarar veren canlılar ile biyolojik mücadelesine

İnterneti olmayan öğrencilere İBB'den destek

İBB, öğrencilerin derslerini online olarak takip ettiği uzaktan eğitim sistemine herkesin erişebilmesi için

Kuluçka merkezlerine destek

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol

Sayın Bahçeli ‘Hidroksiklorokin’ nedir?

Siyasi hafızanın konu edildiği “Kırmızı Sorular” programında konuşan Siyasi Hafıza Platformu Başkanı

Dağlık Karabağ Türkiye-Rusya çatışmasına döner mi?

Dağlık Karabağ'da Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki gerilim devam ederken krizin Rusya ve Türkiye'yi karşı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL